Friday, July 23, 2010
Wednesday, July 21, 2010
Cittaslow
Cittaslow İtalya kaynaklı bir hareket. Yavaş Şehir Hareketi olarak geçiyor. Fast-food kültürünün, teknolojinin, çılgın koşturmaca ve haliyle stresin şehirleri yaşanmaz hale getirişine karşı tam aksi bir hayat biçimini destekleyen bir hareket. İlhamını yine İtalya çıkışlı, herkesin temiz, adil ve iyi yemeğe erişim hakkı olduğunu söyleyen Slow Food'dan alıyor. Özetle yaşam kalitesi yüksek, doğaya, çevreye ve kültüre saygılı, sağlıklı ve kaostan uzak bir yaşam alanı olan şehirlerin belirlenmesini amaçlamış ama bunlar yeterli değil; Cittaslow listesine girebilmek için belli kıstasların yerine getirilmesi gerekiyor. Mesela nüfusu 50,000'in üzerinde olan yerler başvuru bile yapamıyor.İlk "yavaş şehir" İtalya'nın Toskana bölgesindeki Chianti olmuş, daha sonra birçok şehir bu listeye eklenmiş. 2010 itibariyle dünyada 135 tane yavaş şehir var. Türkiye'den de bir yer var: Seferihisar. Bu ünvanı koruyabilmek için de yapılması gereken şeyler var. Seferihisar belgeyi alınca tamam dememiş, şimdi birçok iyileştirme çalışması devam ediyor. Lafı nereye getireceğimi sanırım az çok tahmin ediyorsunuzdur. Bence Çandarlı da bir yavaş şehir. Bu listeye girmeyi kesinlikle hak ediyor. Belediye binasına gidip bu fikrimi açsam bana deli derler mi?
Sabahları gidip daha o günün sabahı tarladan toplanmış sebze meyveyi alıp eve getirmek, bahçelerin siteye ait kuyudan gelen suyla sulanması, berrak denizde yüzmek, kapıların kilitlenmemesi, yollarda başıboş gezen devasa kara kaplumbağaları, hatta erken saatte yapılan yürüyüşlerde yunuslarla karşılaşmak bence Cittaslow'cuları bir hayli etkileyecektir. Çevreye saygı ise sahil yürüyüş yolu boynca çekirdek yiyip sokağa atmanın yasaklanmış olması ile bir nebze de olsa yerine getirilmiş sayılır. Malum İzmirdeyiz. "Çiğdem" temel besin kaynaklarından biri!
dedi
Ayse
saat
12:17
7
kişi konuştu
Etiketler: Gezdim gördüm
Monday, July 19, 2010
çandarlı günlüğü
Bu oyuncakların adını bilmiyorum. Çocukken bunlarla oynamaya bayılmama rağmen bilmiyorum. Tek ayak bileğine geçirilen plastik borunun ucundaki topu hoplaya zıplaya döndürmek çok komik. Elbette bunlar benim değil ama bu da onları test etmeme engel değil! Annemler sitenin çocuklarına alıyorlar, şu dandik şeyler çocukları o kadar mutlu ediyor ki. Nohutlu börek buraya has bir yemek. İlk defa yerken nohutu ayırt etmek çok zor, ben patatesli sandım. Oldukça değişik ve lezzetli. Burada nohutlu ekmek de yapıyorlar. Pazardaki nohut pilav ise malum. Nohut burada çok seviliyor!
Var olduğunu bile unuttuğum elmalı terliklerim burada ortaya çıktı. Annem sahip çıkmış onlara ama ben tekrar el koydum!
Bunun dışında, bunca zamandır üst üste biriken kitap ve filmlerimin hakkını teslim etmeye çalışıyorum ve bahçeden geçen kara kaplumbağalarının fotoğrafını çekip Nevra'ya gönderiyorum.
dedi
Ayse
saat
13:16
9
kişi konuştu
Etiketler: Gezdim gördüm
Friday, July 16, 2010
pazara gidelim, bir tavuk alalım.
Sahil kasabalarındaki en önemli aktivitelerden biri pazara gitmek. Ya da belki bu durum sadece bizim buraya özgüdür, emin değilim. Ben oldum olası pazar gezmeye bayılırım. Çoğu kez hiçbir şey almasam da bir sürü taze meyveyi sebzeyi rengarenk halleriyle bir arada seyretmeyi nedense çok eğlenceli buluyorum. Bu Ankara'da böyle değil. Burada her şeyin rengi bir başka. Cuma günleri Çandarlı'nın, Salı günleri ise 20 km mesafede bulunan Çandarlı'dan az biraz daha büyük bir sahil kasabası olan Dikili'nin pazarı var. Dikili'nin tam karşısında bulunan Midilli Adası'ndan sırf pazar gezmek için birçok Yunan geliyor. Onlar ta oradan kalkıp geliyor, e biz de gitmesek olmazdı!
dedi
Ayse
saat
12:00
4
kişi konuştu
Etiketler: Gezdim gördüm
Tuesday, July 13, 2010
Kamuoyu yoklaması
Haydi bakalım anket açılmıştır:
Selimiye ve Bozburun civarında 2 günümüz var. Oteller tamam. Ne görelim, ne yapalım, nerede ne yiyelim?
-Her nasıl "Madem ki Behlül'ü dizide oynatıyoruz, her bölüm kendisini duşa sokmak ya da birileriyle öpüştürmek hakkımız" diye düşünülebiliyorsa, ben de her tatil öncesi şunu yapmışım çok mu? :) -
Teşekkürler.
dedi
Ayse
saat
22:05
12
kişi konuştu
Monday, July 12, 2010
yaşıyorum!
denizden yeni çıkmış jumbo karidesler,
kapının önünde uyuklayan bekçi köpekleri,
annemin rengarenk kahvaltıları:
var.
*
Haliyle hayat güzel. Baya güzel.
dedi
Ayse
saat
13:05
12
kişi konuştu
Etiketler: Gezdim gördüm
Friday, July 02, 2010
wuuu
İşten ayrılıyor olmamın tek kötü tarafı müdürümün dünyanın en şahane insanı olması.
Bunun iş hayatında yakalaması ne zor bir şey olduğunu biliyorum.
Öğlen beni Kalbur'a davet edip bana mükemmel bir veda hazırlaması da bunun en ufak kanıtlarından biriydi.
Ama gerçekten bahsedildiği gibi bir kavram varmış.
"Bastım istifayı" denebiliyormuş ve bu insanın üzerinden ayı anda yüzlerce fili havalandırabiliyormuş.
Önümüzdeki maçlara bakıyoruz.
Ama elbette önce hemmenn Çandarlı'ya gidiyoruz!
dedi
Ayse
saat
14:20
10
kişi konuştu
Etiketler: özel günler
