24 Haziran 2006

Sea-less-ness

Eee artik aradan bir hafta gecti.. Tembellik etme biseyler yap su Kalkan fotograflarina dedim kendi kendime.. 150 fotografin icinden cok zor oldu bunlari ayirmak ama baktikca icim acildi. Dunyanin bir yerlerinde insanlar devamli denizle icice olabilme luksune sahipler, farkindalar mi bunun ne kadar buyuk luks oldugunun? Sabah kalktiginda deniz havasi solumak, birkac adimda deniz kiyisinda olup denizi seyredebilmek.. Trieste'de gecen zamanimin cogu denizin karsisinda gecti. Belki de hayatimin bir bolumunde bile o lukse sahip insanlardan biri olabildigim icin sansliyim..

Kalkan'da bol bol tadini cikardim 1 haftalik birlikteligin. Sanirim saatlerce bakabilirim denize. Arindiriyor beni, hipnotize oluyorum sanki.. Bir de bu aralar cok sik gelip gidiyor Istanbul'a tasinma fikri aklima.. Denizin buyuk payi var. Denizli bir sehirde buyumemis olmama ragmen nasil oluyor da bu kadar ozluyorum denizi..


Benim makinamdan gorunen Kalkan bu.. Arkadan Pink Martini-La Soledad dinleyince sanki bir aksumustu, denize karsi, beyaz bir terasta, ucusan elbiselerle kirmizi sarap iciyomus gibi oluyor.yani bana oyle oluyor. ah ah..
Posted by Picasa

2 yorum:

duygu dedi ki...

Biz de Kalkan'a gidip,Patara Princess Otel'de kalmıştık.O kadar da güzeldi ki...Fotoğraflardan anladığım kadarıyla senin kaldığın yer bir başka güzel otel...
Neyse Kalkan ve Kaş bakir kalmayı başarabilmiş nadir yerlerden olmaya devam ediyor kanımca.
Fotoları görünce,içimde oralara kaçma isteği uyandı birdenbire.
En kısa zamanda yine ORALARA gidebilmek dileğiyle...Hoşçakal.

Ayse dedi ki...

Merhaba Duygu,
Ben her gittigimde yenileniyorum, taptaze bir Ayse oluyorum. Umarim sen de yakin zamanda tekrar gidebilirsin..