5 Eylül 2006

Il Arcobaleno

Bu senenin Mayis ortasi. Munih'ten donus yolu. Cok yorgunum. Uzerimde biktigim siyah takim elbise ve beyaz gomlek . Degistircek vakit bile yoktu. Takim elbisenin altina yanima almayi akil ettigim spor ayakkabilari giyip biraz olsun rahat ettim. Sabah 7de kalkmisim. Butun gun takim elbise ve topuklularla calismisim. Ustune ustluk Italya'ya otobusle donuyorum. 6 saatlik yolculugun baslangici.. Sadece eve gidip uyumak istiyorum..

Gozlerimi kapattim.. Herkes DVD'deki Audrey Hepburn'lu Roma Tatili'ne kitlenmis. Bayilirim aslinda bu filme ama gozumu acip seyretmeye bile halim yok. Yorgunluktan dolayi kimseden ses cikmiyor. Bu cok garip bir durum. Ne de olsa cogunlugumuz Italyan = Gurultu kacinilmaz!

Bir an gozlerimi actim ve gorduklerime inanamadim. Hayatimda gordugum en buyuk Gokkusagi! O kadar huzurlu bir an ki bu, yanimdakilere soylemeye bile cekiniyorum anin buyusu bozulacak diye.. Seyrettim belki 1 dakika kadar.. Kisa surdu tabiki. Birinin daha kesfetmesiyle otobus birbirine girdi. Fotograflar cekildi. Filmin en guzel yerleri gecti gitti.. Gokkusagi kayboldu.. Herkes tekrar sustu.

3 yorum:

Aslicin dedi ki...

Ayşe, ne güzel anlatmışsın.Nasıl dersiniz, Tuttu bella.

Şaka değil, İtalya'da yaşadığını bilmiyordum. Ufak bir seyahat sanıyordum.

Evet bu aralar biraz dalgınım, bunalımlıyım, affola.

Gökkuşağı mı demiştin. Ne keyiflidir seyri.

Arrivederci

Ayse dedi ki...

Asli, Italya'da yasadim ama artik dondum.. Eylul sonu kesin donus artik Turkiye'ye.. Yani sende diil problem merak etme ben bir devamli gelip gitme halindeyim :)

Aslicin dedi ki...

İyi o zaman pek karışmamışım yani. Bu arada tutto yazacaktım klavye azizliği.

Hm İtalyanca da takılınca sorabileceğim bir arkadaşım oldu ne güzel :)