7 Kasım 2006

Göz bantlı Kültür Mantarı

Benim odamın 3 tarafı pencerelerle kaplı. Hem de kocaman pencereler. Dışarıyı seyretmek için güzel, sabah uyanmak için berbat. 5'te ışıl ışıl odanın içi. Perdelerimi çok seviyorum. Koyu perdeden hoşlanmıyorum. Konuşup durduk bu problemi nasıl çözeceğiz diye. Ya perdeler gidecek, yerine koyu ve kasvetli perdeler gelecek ya da ben 5te gözüme giren ışığa alışacağım.. Hayır ikisi de değil. Çözüm üstteki göz bandı! Kesinlikle çok rahat. En başta kirpiklerimi kırpıştıramamaktan dolayı rahatsız oldum ama şimdi birlikte çok mutluyuz. Sabah kalkıp gözümü açtığımda 5 saniye kadar "Aman Allahım kör oldum!" sendromu yaşamaya da yakın zamanda alışırım sanırım. Göz bantlı halimi çok sevdim :)


Abre Los Ojos şahane bir Alejandro Amenabar filmi. Ben 4-5 yıl önce seyretmiştim. Daha sonra "Vanilla Sky" yaptılar bu filmden. O da şahane oldu. İspanyol sineması özellikle favorim. Amenabar ve Almodovar bir araya geldi mi tam "Önümüze gelen bin tekme" gibi bir durum oluyor.

Amenabar hakkında referanslar :
Abre Los Ojos - Open Your Eyes
Tesis - Thesis
The Others
Mar Adentro - The Sea Inside

Hepsi de senaryo yönünden çok sağlam filmler. Soundtrackları da filmlerle kapışacak güzellikte. Bir de
Almodovar var.


O işte benim daimi 1 numaram. Elinden çıkan kötü bir işe rastlamadım. Genel olarak çok kadınlı, çok renkli, komik ama içinde aslında çok büyük trajediler olan hikayeler veriyor. "Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar" filmiyle tanıştım ben onla. Hatırlıyorum da hemen bir post-ite not etmiştim adını. "Pedro Almodovar". Ardından 'Yüksek Topuklar', 'Kika' , 'Annem Hakkında Herşey', 'Konuş Onunla' ve 'Kötü Eğitim' daha çıkmadan beklediğim filmler oldu.


Dün akşam 'Volver'e gittik. Yine aynı tadı aldım. Penelope Cruz ispanyolca oynadığı zaman kesinlikle çok daha başarılı. Müzikler de muhteşemdi. Kaçırmayın derim.

p.s: 1. 'Eve Dönüş' çok güzel ama kesinlikle kendinizi hazırlayıp gitmeniz gerek. İşkence sahneleri filmin çoğunluğu. Ben şahsen bunları görmemiz gerektiğini düşünüyorum. Anca 25 yıl sonra olsa bile.
2. 'Bahçemdeki Ayı' çok eğlenceli bir müzikal tiyatro. Ankara'da Şinasi Sahnesi'nde. Doruk benden önce anlatmış. Beni aldı götürdü, ben de tiyatroya gitmiş oldum :)
3. "Bir yemek, bir sanat" şeklinde alakasızca devam eden postlar serisine annemin haftasonu sofrasıyla devam etmeyi düşünüyorum, yarınnn :)

Posted by Picasa

7 yorum:

Adsız dedi ki...

Ayşecim utanmasam ikizimsin dicem valla. Ne çok ortak yanımız var. Bende nefret ederim ışıkla uyanmaktan. Çözümü panjurlarda buldum bende. Ama şu gece gözlüğünüde denemeyi düşünüyorum. Bakalım alışabilecekmiyim bende. Film konusunda da aynı fikirdeyim seninle. Volver'ı izlemeyi istiyorum en kısa zamanda. Çok entellektüel gördüm canım seni.

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

Almodvar de canimi al Ayse'cigim ya, adamin yaptigi tum filmleri inanilmaz seviyorum ve sinemanin keyfini neredeyse sadece onun filmleri ile aliyorum. Adam tam bir Cruz asigi, tamam gay'im ama , bu muhtesem kadinin guzelligini de yadsiyacak degilim diye roportajlar yapiyor ve bu birliktelikten muhtesem filmler doguyor.

Muzikler ise gorsel doyumdan sonra, kulaklara bir ziyafet. Ben "Habla Con Ella" nin muziklerini bir ara gece gunduz dinlerdim (hatta onunla ilgili bir post hazirlamayi dusunuyorum) simdi senin postunda gorunce.. iste bu ya dedim :-))

dur gece okuldan donunce, bir muzik ziyafeti cekeyim, senin de kulaklarini cinlatayim..

jelatin dedi ki...

Pardon ben bu bloga ilk kez geliyorum. Yanda İtalya yazıyor, sen İtalya'da mısın? Süper! E peki Şinasi Sahnesi ne alaka? Ama Ankara'daysan o daha da süper. Annem Hakkında Her Şey'i çok çok sevmiştim. Dönüş'e de gideceğim, Eve Dönüş'e de... Şinasi Sahnesi'ni çok severim. Bahçemdeki Ayı'yı bu ay kaçırdık ne yazık ki. Annem gitmişti çok sevmişti. Biraz dağınık bir koment oldu, kusura bakmazsın umarım. Neyse ben yine geleceğim. Hoşçakal.

Ayse dedi ki...

Nuray,
Sen de gece gözlüğü demişsin. Ben de göz bandı diyorum ama ben uydurdum :)Seninki daha dogru olabilir. Ben bi öğreniyim şunun gerçek adını! :)

NYM,
Yaptın mı müzik ziyafetini?? :)

jelatin,
Şimdi durum şöyle. Ben master için İtalya'daydım. Eylül'de döndüm. Canım değiştirmek istemiyor ordaki İtalya yazısını:( Yoksa şizofrenik bir durumum yok! Bir ara değiştirmem lazım biliyorum. Şimdi değil ama! Dağınık yazıya dağınık comment; bence hiç sakıncası yok. Her zaman beklerim!

Adsız dedi ki...

Goz bandi muhtesem de ben de kullanamiyorum, dedigin gibi alismakla mi alakali acaba? :) Ayicik daha da muhtesem, sarilasim geldi :)

Bu arada bu Yuksek Topuklar, hangisi? Murtahna Mungan'in kitabi mi yoksa?

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

yok yaaaa yapamadim, bu derslerin gece cok gece bitmesi, uzerine bir de yagmur yagmasi.. evdeki hesap carsiya uymadi misali, dirket uyumusum ;-((

Ayse dedi ki...

Bani,
Şu anda alışm devresindeyim, başarmak zorundayım! İyi şanslar bana! Yüksek Topuklar da Almodovar'ın bir filmi. Çok güzel, tavsiye ederim. Dediğin Murathan Mungan'ın Yüksek Topuklar kitabının da erkeklere 'Kadın Rehberi' olarak vrilmesi gerektiğini düşünüyorum! :)

NYM,
Sen derslerden arta kaln zamanlarda New York yağmurunun tadını çıkar. Müzik ziyafeti her zaman mümkün! :)