27 Şubat 2007

Küçük altın adamcıklar

79.uncu akademi ödül töreni bu sene tahmin ettiğim gibi fazla gürültü patırtı çıkarmadan sona erdi. Ellen DeGeneres'in sunuculuğunda yapılması olayı biraz kurtarıyor olsa da, sanki geçen yıllardaki görkem yoktu, belki de filmler nedeniyle bu böyleydi.


Helen Mirren'ın neredeyse tüm otoritelerin hem fikir olduğu üzre en iyi kadın oyuncu oskarını alması beni hiç mi hiç şaşırtmamış olsa da, Volver'e duyduğum aşk yüzünden Penelope Cruz'un ya da adaylıktan bezmiş olan Kate Winslet'ın almasını isterdi kalbim. Little Children ve Volver bu sene en çok beğendiğim filmler arasında zira. (Zira demek çok zevkli)


Little Miss Sunshine'ı henüz izmemiş olmanın ezikliğiyle bu konuyu hiç açmıyorum. En iyi orjinal senaryo ödülünü havadan vermezler adama, hemen seyredilecek. En iyi yardımcı kadın oyuncu oskarını alan Jennifer Hudson kişisini ise tanımıyorum, DreamGirls'e gitmeyi oskara rağmen düşünmüyorum. İçinde Eddie Murphy var, Beyonce var, bu ne biçim film diyesim geliyor ki daha önce belirtmiştim, müzikal delisi bir insanım, yine de çekici gelmiyor. Beyonce şarkı söylesin sadece. Austin Powers gibi filmlere de renk katabilir arada, nasıl olsa onları da seyretmiyorum.

Yıllardır bir türlü adam yerine koymadığım Leonardo DiCaprio bu sene 2 tane harika filmde(Blood Diamond, The Departed) döktürünce artık kafamda başka bir yere gelmeyi nihayet başardı (Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış). 1974 doğumlu olması da zaten yavaş yavaş ciddiye alınan aktörler arasına girmek konusunda hafiften acele etmesi gerektiğinin altını çiziyor sanki. Gisele bu adamın önünü mu tıkıyormuş nedir? Sarı kafa yaydan fırladı resmen.. Biraz daha bekle Leo, güzel günler gelecek. Martin abinin elini bırakma.
Babil'in tam anlamıyla avcunu yalayıp da resmen amorti olarak tamamen Gustavo Santaolalla sayesinde (ki muhteşem bir insandır kendisi, Motorsiklet Günlüğü, 21 Gram, Paramparça Aşklar Köpekler, Brokeback Mountain soundtracklerine sahip değilseniz, mutlaka edinin) en iyi orjinal müzik ödülünü alması ise bence büyük sürpriz değildir. Nerede Paramparça Aşklar Köpekler nerede Babil diye sorarım İnarritu beye buradan.. Film pek tabii ki genel ortalamanın üzerinde olsa da "nabza göre şerbet" deyişimize cuk diye oturuyor gibi gelmişti bana.

Ve gelelim bu seneye damgasını vuran olaya. Martin Scorsese sizi seviyorum.. Bir çok kişinin aksine de artık ayıp oldu, alsın şu adam oskarı diye oskar verildiğine inanmıyorum. Gidin açın bakın filmografisini, ne yapsın adam artık, amuda mı kalkıp film çeksin? Ki ödülü Spielberg, Copolla ve Lucas üçlüsünden -ki Hollywood ne demek ki aslında bundan başka- alması ise akademinin uzun süredir kendisine ayıp ettiğinin apaçık itirafıydı.

The Departed eleştirilen son sahnelerine rağmen bu sene benim en sevdiğim ve en yüksek doyumla seyrettiğim filmlerden oldu. En azından en iyi film dalındaki adaylar arasında pırıl pırıl parlıyordu. 4 tane baba gibi ödülü kaptı film. Bu sene Scorsese'nin yılı oldu, çok iyi oldu, Jack Nicholson'la kucaklaşırlarken vallahi duygulandım ben. Söylemiş miydim, Martin amca sizi seviyorum..


Ahkam kesmemizin stil kısmına gelirsek ise; bence açık ara Nicole Kidman stil oskarını kapıyor. Bir insan bu kadar mı güzel, bu kadar mı zarif olur, bir de üstüne yetenekli olur, sesi güzel olur, Keith Urban kişisini pek tanımam ama yıllarca Tom Cruise'la evli olur, Moulin Rouge'da Satin olur, Kubrick'le film çeker.. Kırmızı bir Balenciaga bir kadının üzerinde bu kadar mı güzel durur? Bravo Nicole, sen bu işi biliyorsun.. Kıyafete işin bitince bana yollasana, ne güzel olur.


Oskar gecesinin en güzel görüntülerinden oluşan bir video hazırlanmış . Buyrun.


Ya işte böyle sevgili okuyucu; bir oskar törenini daha arkamızda bırakıyoruz, 79uncu ödül törenini seslendirme yapmadan vermeyi en nihayetinde akıl etmiş cnbc-e'ye buradan teşekkür ediyoruz, bir sonraki sene tekrar buradan seslenmek üzere hoşçakalın diyoruz.


Ya ne güzel olmuş şu Nicole Kidman, hayret bişey..

13 yorum:

Adsız dedi ki...

Ohhh beee özlemişiz :)

uwh player

Ayse dedi ki...

tam publish ettiğim anda sayfaya baktın, hiç bu kadar hızlı comment almamıştım, bu bi rekor:)

Aslı dedi ki...

Ayşeciğim, zira demek çok zevkli yazmana güldüm. Ben çok kullanırım yazılarımda, başka kullanması zevkli gelen kelimeler de var, şöyle Osmanlısından :)

Melmoth dedi ki...

ah ah kate winsletcigimin fotosu eksik bu sayfada. oyle de guzel olmus ki yesil elbisesiyle :)

Salincakta Iki Kisi dedi ki...

Nicole Kidman surekli vucut kivrimlarinin olmamasindan sikayet eden bir hatun--yahu birak--olmasin kivrim filan--sen boyle guzelsin demek istiyorum ona buradan :)

osslem dedi ki...

biz de izşemiş hatta törende bulunmuş kadar olduk :))
sağolunuz ve ellerinize sağlık efenim :)

Ayse dedi ki...

aslı,
Evet mütemadiyen, muhakkak gibi sözcükleri kullanmayı da gitgide daha çok seviyorum. Yaşla mı ilgili dersin???:)

melmoth,
Kendisini gördüm ama sayfada Kate Winslet'i yerleştirebileceğim 2 kategori için de başkaları kaptı ilk sırayı. Pastel yeşil elbiseyi beğendim ama parlaklıktan yanayım, Penelope Cruz'u da Hürriyet'le çelişerek 1. yapmamam bu yüzdendir:):)

banu,
Demek ki neymiş: Kadın milleti allem edip kallem edip şikayet edecek bir şey buluyormuş! Nicole Kidman da şikayet ediyorsa yuh artık. İstediği kadar kıvrım yollarım ben ona burdan:)

osslem,
Ne demek ne demek. Böyle hissettirebildiysem ne güzel!:)

budalaprenses dedi ki...

ellen degeners gercekten cok iyiydi o gece, onu görünce sevindim dogrusu. Leo'nun hakkını yediler kesinlikle o filmlerle bir yerlere geldigine inanıyorum, ayrıca reese wintherspoon'un elbisesine ve saclarına bayıldım ben!

budalaprenses dedi ki...

aa unuttum ayrıca ben izledim little miss sunshine 'ı ve begendim :)

$afak dedi ki...

Heryerde "kıro, sen git maskeli beşler ırak'ta filmini seyret!" gibi yorumlar alsam da fikrim sabit babil gerçekten dandik bi filmdi. Hakkını almasına çok sevindim.

The departed ise muhteşem gelmesine rağmen paldır küldür bitti. Yönetmen de heralde oyunculara kapıldı. Ulan be adamlara bak nasıl oynuolar falan derken bir baktı 155dk film olmuş daha filmin ortasında! :) Ondan son 15 dk koşa koşa filmi bitirmiş. Keşke daha dengeli olsaydı film.

Yazını çok beğendim ve sinemadan ne kadar uzak kaldığımı hissettim :/

Ayse dedi ki...

budalaprenses,
Ben de Leonardo DiCaprio'nun yakında çok daha iyi bir yerlere geleceğine inanıyorum. Little Miss Sunshine'ı seyretmek için de sabırsızlanıyorum :):)

şafak,
Sen maskeli beşler'e gitmezsin ya koskocaman Şafak!:) İstanbulluuu!Bu sene !f Ankara'da da var, duy da inanma, bir ay rötarlı ama yine de olleyy! Sen dön askerden, hemen kapat arayı, yazın bıdır bıdır konuşalım tamam mı:)Kurt bey askerde Lost üzerine master yaptı neredeyse,sana film yollasak olmuyo mu acaba? Ciddiyim ben:) Yönetmen abisi olucan; biraz çeki düzen ver kendine:):) Çok öpüyorum

B5 dedi ki...

Êkledigin video linki de cok guzel, bir ara sadece latinleri gösterecekler sandim!!Uffffaa! Diger kitalardan yüzler görmek hosuma gitti.
Türkiye´den bir sey var miydi? Ya da kim temsil etti bilen var mi?
a dopo! :)

bething* dedi ki...

Super ozetlemissin aysecim agzina saglik..ben oscardaki will ferrel ve jack black in yaptigi showu cok begendim :)
bir de tabii oscardan sonraki gun elbiselerin kritik edilmesi bolumunu cok seviyorum :) Nicole bencede cok cok zarifti..beeniyorum kendisini!