20 Mart 2007

Jelatin Hanım'a mektup yazdım :)

Jelatin beni sobelemiş hatta "hadi hadi" yazmış, kristal avizeli Jelatin Blog'u anlatıyoruz bugün Aysesworld gözünden.

Sonradan dönüp okuyunca biraz sanki blogdan çok Jelatin Çiçek hanımefendiyi ne sanıyorum, ne olduğunu düşünüyorum, bende uyandırdığı duygular nedir konulu kompozisyon olmuş ama böyle geldi içimden..

Okuduğum çoğu bloga nasıl ulaştığımı bilmiyorum, hatırlamıyorum ama Jelatin'e nasıl ulaştığımı çok iyi hatırlıyorum. İtalya'da Türk yemeği özlemi çekerken keşfettiğim yemek blogları içinden evcini, oradan Simiole, oradan da Jelatin.. Blog kavramıyla tanıştığım zamandan beridir okuyorum neredeyse kendisini. 2006 Şubat ya da Martına denk gelmesi lazım onu ilk okuduğum zamanın, okur okumaz hemen 'Sık Kullanılanlar'a eklemiştim.. Uzun süre sessiz okuyucu olarak devam ettirdiğim takibi, ancak bir kaç ay sonra ses çıkartarak interaktif hale getirdim.
Aslında fazlasıyla vahşi gelmişti bana en başta, hatta çomak sokan, vurucu, iğneleyici postlarını hayretle okuduğum oldu. Zeka pırıltılarını görmemek için kör olmak gerek herhalde.. Sanırım Jelatin Hanım pat diye sevilen biri değil, yavaş yavaş sevilen biri.. Bu her zaman tercih ettiğim bir şey olmuştur benim. Bir şarkı çıkar hani, ilk başta sevmezsin sonra dinledikçe vay be ne güzel şarkıymış dersin, işte öyle bir şey :)

Dünyanın bir yerindeki sevgi kelebeği kadınlar çocuk sahibi olmak istiyor diye regl sancısı çekmek istemiyor mesela! Deli biraz bu Jelatin sanırsam :)

Oturup konuşasım geliyor onla, abla-arkadaş arası bir şey olarak. Merak ediyorum, hatırlamak istiyorum insan nasıl böyle düşünüyordu, çünkü tanıdık bana aslında. Ben sende 4 sene önceki halimi görüyorum yer yer sen saldırganlaştığında Jelatin! Galiba ister istemez ehlileşiyor insan. Ah söylemedim mi yoksa, o benden 4 yaş küçük! Abla de bana Jelatin! :)

Bi de ben küçükken bulduğum herşeyi ağzıma atarmışım (şimdiden pek farklı olmayarak), bunlardan da en ilginci bir sigara jelatinini ağzıma atmamı takiben onun boğazıma yapışması imiş. Babam dirseğine kadar sokmuş kolunu boğazıma, çıkarmış jelatini, boğulmaktan kurtulmuşum. Yollarımız çok önceden kesişmiş yani Jelatincim, hayatımın dönüm noktalarından birinde :)
Gitgide o vahşi hali çok sever oldum ben, 1 yılı buldu her gün sektirmeden girip bakıyorum, Superman'i hiç yakalayamadan! Elif Şafak okur gibi okuyorum ben onu. Bitirince aklıma takılıp kalan şeyler oluyor, bu ne güzel bir şeydir! Sen kesinlikle yazmalısın Jelatin. Şimdi bile etrafımdakilere "Ya bi kız var, 86lı, adı Jelatin, geçen gün şöyle bişey yazmış" diye anlatıyorum. Çok çok samimi, yapmacıksız ve derin görüyorum ben onu. Güçlü bir de, sağlam -evet bu iki kelimeden yapılmış yeni bir kelimeye ihtiyacım var-ama bu burnu havada bir salınım durumu değil, "Üzülürüm de, kızarım da sevinirim de; hepsi benim sorumluluğumdadır" gibi bir şey. Nevi şahsına münhasır diyorum daha yüzünü gözünü görmeden işte kalbimde öylesine güzel bir yeri var.

Kahve falı gibi güzel bir sebeple oldu ilk konuşmamız, gel gör ki Talihsiz Serüvenler Dizisi'ne dönüşmüş bir buluşma hikayemiz var, hala gerçekleştiremediğimiz. Ara ara çet yaptığım tek blogger da kendisidir an itibariyle!:) Buluşma yerimiz belli şimdiden, ben ona güzel bir yemek ısmarlayacağım, yüksek olasılıkla da şaraplarımızı yudumlayacağız yanında. Fazla gülmeyen ama çok eğlenceli, birlikte vır vır konuşacağımız bir Jelatin canlanıyor gözümde. Beni biraz hanım hanımcık bulacak diye de korkuyorum azıcık içten içe :) Bir de asıl adını bilmeme rağmen sanki devamlı Jelatin diyecekmişim gibi geliyor! :)

Şimdi bilemedim ben kime atsam topu; yazmak isteyen biri varsa Aysesworld hakkında, çok memnun olurum ben.. Jelatin yahu ben aslında senden duymayı da çok isterdim ama sen zaten yazdın.. Anyway I want feedback şekerim.

İyi gecelerrrr herkese!

Sen yanlış anladın herhalde, hanım kızımız jelibon değil, jelatin diyecek varsa, benim aklıma jelatin diyince gelen şey jelibon, google'da jelibon resimlerine bakarken de canım topik istedi, tavana yapıştırmak için.. İşte böyle.

7 yorum:

bembi dedi ki...

ya dün canım nası jelibon istedi anlatamam! şimdi fotoğraflarını görüp renkli yazılarını okuyunca iice bi içim kıyıldı :) jelibonun bloguna gidiym ben biraz.. yani jelatinin.. amaan! :o)

jelatin dedi ki...

Aman Tanrım! Hem vahşi, hem saldırgan? Dışarıdan böyle gözüktüğümü inan hiç tahmin etmezdim ben. Ciddiyim. Şaşırdım böyle.

Bir de gülerim ben. Muhabbete girince çok gülerim. Bazen diyorum, Jelatin kadar karizmatik olamadık şu hayatta diye... Jelatin daha bir duruş sahibi filan sanki. Bense normalde her şeye gülen, eğlenen, sarsak bir kızım. Etliye sütlüye karışmam. Hahaha böyle söyleyince inandırıcı gelmiyor biliyorum. Sadece aşırı salaklığa tahammülüm yok. Bir de cahil cesaretine. Bu ikisiyle internet ortamında çok sık karşılaşıyoruz, ben de çok sık tepkilenebiliyorum. O yüzden.

Çok teşekkür ederim efendim. Vallahi çok yararlı oldu bu sobelemeler. Belki de en yararlısı.

TugCe dedi ki...

Aysecim, SOBE!

Aslı dedi ki...

Dünyanın bir yerindeki sevgi kelebeği kadınlar çocuk sahibi olmak istiyor diye regl sancısı çekmek istemiyor mesela! Deli biraz bu Jelatin sanırsam :)


Jelatin'in bu lafına bayılmıştım ve hatta bir de yorum yazmıştım ama yanlış anlamıştı sanırım.

Çok iyi anlatmışsın Jelatini.Vakit bulabildikçe okuyorum onu da.

Bu arada aşağıdaki başlık da beni güldürdü. Daha dün gece babama telefonda diyordum ki geleyim de oğluşsuz bir çiçek pasajı yapalım baba. :)

bembi dedi ki...

ee ben de sobelemiştim :)

aqua dedi ki...

ne kadar guzel yazmıssın

Ayse dedi ki...

bembi,
Benim de istiyor, jelatin hanımı okumakla yetiniyorum:)

jelatin,
Sanal dünyadan bir yere kadar oluyor tabi, yanıldığım çok nokta da vardır.. Her ne kadar bir süre sonra blog aslında ayrı bir karakter kazanıyor olsa da ben seni çok samimi bulmaya devam edeceğim.. Hepsi gerçek hisler, öpüyorumm!

tuğçe,
Bir ara düşünüp yazacağım!:)

aslı,
Sanırım bu blog işi en çok da normal hayatta yollarının kesişmesi çok çok zor olan insanların birbirini tanımasını, birbirinin iç dünyasını tanıması bakımından inanılmaz faydalı. Evli çocuklu arkadaşım hiç yok benim mesela, şimdi o kadar çok şey öğrendim ki!!:)

bembi,
Önüm arkam sağım solum sobe oldu birden :) Yazacağım bir ara!:)

aqua,
O Jelatin hanımın güzelliği :))