13 Nisan 2007

Yeşil Hayat mı acaba?

Ben vejetaryen değilim. Kırmızı et sevmem. Tavuk da sevmem. Ama balık çok severim. Bu da vejetaryen olmamı engelliyor. Aslında sonsuza dek hamurişi ve sebze yiyerek yaşayabilirim, arada bir balık yesem de olur. Rakı içerken. Deniz ürünlerini ise sanırım balıktan daha çok seviyorum. Söylemek istediğim şeyden on arşın daha uzaklaşmadan konuya döneyim. Sebze yemek aslında çok güzel olabilir. Çocuklukta oluşan pırasa yemem- bamya yemem- enginar yemem- karnabahar yemem gibi fikirleri bir tarafa atarsak, yeterince büyümenin de etkisiyle olacak, aslında bu sebze kardeşlerin çok lezzetli şeyler olduğunu keşfedebiliriz. Tatilde aldığım 2 kilo hala yerinde duruyor. Bir insanın 52 ile 54 kilo olması arasında bu kadar fark olabilir mi diye hayretlerim şaşıyor! Kendimize güzel sebze tabakları yapıyoruz, yeşil yeşil yiyoruz efendim. Pek de lezzetli oluyor. Fotoğraftaki fasulyeleri tavsiye ediyorum. Normal yeşil fasulyeden daha ince ve geniş. Buharda pişirince cips gibi çıtır çıtır oluyor. Bin tane yenebilir. Fasulye, kuşkonmaz, minyatür kabak ve e artık o kadar da olsun 5 adet yaprak sarma ( o da sebze sayılır, dışardan bişey görünmüyor!) ile gayet güzel bir tabak hazırlayıp yiyorsunuz, isterseniz üzerine sarımsaklı zeytinyağı ya da yoğurt ekleyebilirsiniz. Yine de tavsiyem benim gibi bu sağlıklı tabağın üzerine çikolatalı dondurmaları yememenizdir. Sonradan kafanızda ""Salak! Bari bir tabak makarna yeseydin!" gibi gereksiz sesler oluşmasına sebep olabilir. Boşverin. Yeşil tabak lezzetli. Bikiniler ufacık. Kışa daha çok var. Daha 2 gün oldu, ne kadar dayanırım bilinmez. İddia ediyorum, dünya üzerinde yememeye en dayanızsız bünye benimki.

Bu fotoğraf geçen yazdan kalma. Bizim ön balkon. Bu fotoğrafa bakmak bile beni kötü yapıyor. Yaz gelsin, balkon şarap geceleri olsun. Yanında peynirle cips olsun. Migros'un ortası delikli garip cipsi tüm cipsleri döver. Yine de benim favorim hep Ruffles. Bir de hani eskiden marketlerde satılan çok yağlı incecik cipsler olurdu ya , şeffaf plastik poşetlerde. Ben onlara bayılırım. Lays gibi hani ama hiç bir pazarlama tekniği uygulanmadan kendini rafta buluvermiş. Pringles ekşi kremalının da yeri ayrıdır tabii. Çok uzun zamandır yemedim ben cips. Ayşegül hanım ders çalışırken önümüzde yığardı da dağ gibi turuncu Rufflesları, yağlı parmaklarla sayfa çeviremezdik :)

Bir de kayıp ilanı vermek istiyorum. Çikolatayla fazla arası olmayan bir insanım ama küçüklüğümde yediğim Cadbury'nin Flake isimli çikolatası aklımdan bir türlü çıkmıyor. Öyle yurtdışı filan da değil, bizim alttaki süpermarketten alıyordum. Sonra bir gün gelmemeye başladı. Bir daha da görmedim. Yurtdışına çıktığımda da aradım, bulamadım. Milka Luflee'nin içi az biraz andırıyor olsa da Flake gibisini bir daha görmedim. İnternette hala gayet güzel süzülüyor olduğuna göre, piyasada olduğuna eminim. Neden yollarımız kesişmiyor sevgili flake?


2 kilo vermem gerek diyip, yeşil tabağı anlatmak isterken cips ve çikolatadan çıktığımı sinir içinde farkettim. This is Ayse's World. Hoşgeldiniz!


*Flake resimlerini şuradan buldum. Akıllara zarar.
*Bir arabadan daha bangır bangır Ferhat Göçer'in yeni ağlak şarkısının geldiğini duyarsam çıldırıcam.
*Aslında bahsetmekten emin olmadığım bir konu da şu: Dinci bloglarda kendi linkimi görünce inanılmaz şaşırıyorum. Ben burda rakı şarap filan anlatıyorum. Hakikaten ilginç. Ben mi tuhaf düşünüyorum yoksa onlar mı çözemedim.

*Hem 13 hem cuma. Nolucaksa.

24 yorum:

Adsız dedi ki...

inanmiyorum benim gibi flake seven biri daha :) hayatimin cikolatasi diyebilirim.flake sanirim ingiliz cikolatasi ve hic bir yerde bulunmama ozelligine sahip ama kanada'da var.

Adsız dedi ki...

bir seyi merak ettim dinci blog'dan kasit nedir? :)

Ayse dedi ki...

anonim 1,
Hımm demek hedef Kanada! Bu öyle bişey de değil ki ısmarlayalım internetten! :) Neyse bekleyeceğiz artık gelsin diye..

anonim 2,
Sayfa açıldığında kendiliğinden başlayan ilahimsi müzikler, mesajı açık olan allı güllü kenar süsleri, yobaz medyaya ait linkler ve en önemlisi de postların içeriği..

Selin dedi ki...

Ayse o Chocablog ne şahane şeymiş öyle!
Ayrıca hem 13 , hem Cuma olması senin blog'unu okumaya başlamamla ilk etkiyi gösterdi sanırım: İlk şu chocablog'a bakmak, sonra saatler blog'larda dolaşmak istiyorum, hiç çalışmak istemiyorum
Oysa ki ne kadar çok işim var:)

Adsız dedi ki...

Ayşee,
Ben 1 aydır sürekli haşlama sebze yiyorum ama bir yerden sonra hep aynı şeyler oluyor, canım istemiyor hiçbirini ki normalde sebzeye bayılırım. Buradaki fasülyeler süpermiş ama hemen alayım da yapayım. Bu arada hem 13ü hem cuma hem benim kaza yapışımın 1.yılı hem de bizim 2.yılımız efeyle. Bakalım gün nasıl bitecek:)
Didem

jelatin dedi ki...

Enginar ve kerevize bayılırım, patlıcana ruhumu satarım!

Ben tatil olduğum ve hasta olduğum için evdeyim ve annem bir Ferhat Göçer hayranı! Evde sabahtan akşama kadar 3+1'den o bahsettiğin şarkı çalıyor. Ben alıştım. Güzel bile gelmeye başladı ne yalan söyleyeyim...

Ayse dedi ki...

selin,
Sen inceciksin! İstediğin kadar yiyebilirsin!!:) Bu çalışmama isteği salı da gelebilirdi, cuma olması çok daha avantajlı hem sen akşam gezip şarj olursun!!:)

didem,
Kazayı söylemek istemiyorum ama Efe'yle 2. yılınız kutlu olsun. Ben aslında şaşırdım 2 yıl olduğuna biliyo musun. Sanki çok daha uzun zamandır birliktesiniz gibi geliyor bana, biz kurufasulye gününe filan gitmiştik yahu daha 2 sene mi oldu, hımm güzel. Bugünü kazasız belasız oldukça romantik geçireceğine eminim :))

jelatin,
Patlıcan benim de kalbimin prensi ama kerevizle hala ısınma turlarındayım.
Konsere de gittin zaten, belliydi sende bir ısınma olacağı:)) Evde herkes özgür, arabalarında bangır bangır çalmasınlar yahu.

aqua dedi ki...

CIKOLATALAR SUPER

25t dedi ki...

Kenarları allı pullu güllü, tasavvufi müzikli ve bir türlü ordunun akredite listesine giremeyen gazetelerin linkleri (ki ülkenin en çok satan gazetesi zaman bile girememiştir düşünün artık) olan blogların dinci blog olduklarını söylüyorsunuz ya, hani hiç ilgim ve haddim olmayarak, sırf merak'dan soruyorum; siz dinsiz blogmusunuz?

Ayse dedi ki...

aqua,
bencede:)

25t,
Hiç ilginiz ve merakınız olmadan yine de ısrarla sormanıza şaşırarak dinci ile dinsizin birbirinin zıttı şeyler olmadığının çok açık şekilde farkında olduğunuza inanıyorum. Ben kimseyi eleştirmiyorum, sadece insanların tutarlı davranışlarda bulunmaları gerektiğini söylüyorum.

Aslı dedi ki...

Ayşeciğim, sana gelince hep off çekerek gidiyorum, walla rejimde olanlar giremez diye yaz kapıya, gurme bloglarından farkın kalmıyor bu fotolarla. Kıskandım akşama bir kırmızı daha açacağım, peynir, cipsss oh !!!

Ayse dedi ki...

aslı,
Öyle deme Aslı bak bende rejimdeyim!! Şarap süper olur valla! Cuma akşamına çok yakışır!! :)

yeliz dedi ki...

selam, ilk defa blogunu görüyorum, pek güzelmiş:) bu arada haklısın insan 52-54 arasında fark olmaması gerek diyor ama asıl bu kilolardayken insanın alıp verdiği 1-2 kilo çok fark ediliyor. umarım verirsin hiçbişey kalmaz.

melontheroad dedi ki...

flake kıbrısta bulunuyor sanırım ayşe.yarın getirtiyim sana.
bu aralar istanbul var mı?en kötü postayla yollarım oraya.
çikolata deyince akan sular durur:)

Ayse dedi ki...

yeliz,
:) teşekkür ederim! Umarım :))

melontheroad,
Ciddi misin?? Bu ara bir İstanbul olabilir gibi görünüyor, çok harika olur:) Ben ufak bir araştırma yapıp İstanbul'da da bulmaya çalışacağım, son çare Kıbrıs o zaman:))

zeya dedi ki...

O iki kilo sınırdaki iki kiloysa beden değişiyorsa fark çoktur :):)
Benimde sebze kardeşler birliğine katılmam şart. Hazır yarın pazartesi ben de başlayayım...
5 kilocuk versem yeter fazla da gözüm yok.
Sevgiler

Ayse dedi ki...

zeya,
:) haydi bakalım kolay geldin o zaman:)

Ayse dedi ki...

Hande hanım,
Buraya bıraktığınız yorumu kasti olarak yayınlamıyorum. Eğer mail adresinizi yollarsanız size cevap vermek isterim. Blogda böyle bir tartışmanın yer alması çok alakasız olur ama e-maille istediğiniz kadar tartışabiliriz.

melontheroad dedi ki...

ayşe,havaalanında senin flakelerden kalan son 12 adet alınmış,ancak son anda son kullanma tarihlerinin 4/2007 olduğu farkedilince geri bırakılmıştır:(
şansımızı istanbulda deneyelim bir de...

Ayse dedi ki...

melontheroad,
:))) Ciddi olamazsın! Düşünmen,hatırlaman yeter, çok teşekkürler!:)

bething* dedi ki...

yesil tabagi sevdim..o 54-52 kilo araliginda ne demek istedigini de cok iyi anliyorum!! gercekten farkediyor.
sarkuteri cipsi benim de favorim ama uzun zamandir yemedim aynenn..flake benim en yakin arkadasimin favorisiydi kucukken hakketten kayip bir cikolata gozume ilisirse istanbulda ill let u know!

Adsız dedi ki...

kanadaya gitmeye gerek yok yaa, kıbrıs'ta var onlardan dolu, mâlum eski ingiliz sömürgesi ya, orada adım atsan cadbury'ye ve yan ürünlerine çarpıyorsun.

Okan dedi ki...

İstanbul semalarında Flake bulan,gören,duyan olursa ben de haberdar olmak istiyorum =) Yıllardır arıyorum en son metro dan almıştım ama orda da yok artık.

zhra sadq dedi ki...

Bizim evde dolu isterseniz veririm �� arabistandada var ordan geliyor bize