11 Mayıs 2007

Şimdi okullu olduuuk!

Okulumuzun şenliği başladı. İlk gün Çarşambaydı. Okula gidince Emre'yi gördüm, çoook eski bir arkadaşım. Emre bizim için meşhur, onun için sıradan üzerinde DIT yazılı t-shirtünü giymişti bunun bizim için öneminden habersiz :) Armağan'la yıllar sonra açıkladık henüz onu tanımazken bu t-shirtten dolayı DIT adını taktığımızı.. ODTÜ'de vakit geçirince zaten mutluluktan kafam iyi oluyor her zaman. Bu sefer bir de gündüzden itibaren içtiğimiz votkalar yüzünden kafam iyi olmayı biraz geçti. Ben zaten votka içmeyi beceremiyorum. Bir kere daha böyle 2 kadeh votkayla hemencecik sarhoş olmuştum, bu sefer hem gündüz, hem keyif maksimumda olunca, arabayı ODTÜ'de bırakıp kendimi Ayşegül'ün sevecen kollarına bıraktım :) Benim sarhoşluğum pek sarhoşluk gibi olmuyor. Özetle sadece gülüyorum. Devamlı gülüyorum.. Ertesi gün 2 ayrı kişiden "Sen ne şirindin öyle dün!" lafını duyunca biraz rahatladım.. Aslında gece Gripin konserine gidecektik Gölge'de ama tabii bu şartlar altında pek mümkün olmadı. Gripin deyince hep Aşır geliyor aklıma; o resmen adamlar ünlü olmadan keşfetmişti Gripin'i. Aşır, Tiran'a gitmiş çalışmaya.. 'Vay be hayata bak' dedik Emreyle. İnsana çok iyi geliyor eski arkadaşları görmek, onlardan haber almak..

Ertesi gün toparlanmam akşamüstünü buldu. Penceremde bir güvercin ailesi yaşıyor, sabahın köründe güneşin doğmasıyla birlikte dayanılmaz sesler çıkarıyorlar, atsan atılmaz. Zaten odam sabahtan itibaren süper aydınlık ve ekstra sıcak olduğu için 6dan sonra uyumak mucize. Babamın işe gitmesiyle birlikte kendimi annemlerin yatağına atıyorum. Anca o zaman biraz uyuyorum. Alkol vücuttan tamamen kaç saatte atılıyor? Çok saatte galiba.
Perşembe akşam Levent Yüksel konseri vardı şenlikte. Biraz erkenden çıkıp gittik. Hep stadyumdan izlemiştim konserleri, bu sefer çimlerdeydik, stadyumun görüntüsü süperdi, Levent Yüksel harikaydı. Konserden önce eski 45likler yayını yaptılar, belki de en eğlencelisi oydu. Arabayı alıp eve götürecektim, anahtarımı kaybettim, hem de bu sefer hiç bişey içmemiştim! Hep anahtar, kredi kartı, telefon gibi şeyleri insanlar nasıl oluyor da kaybediyor diye merak etmişimdir, hiç de zor değilmiş. Büyük ihtimalle konser sırasında çantadan fotoğraf makinası ve telefonu bin kere koyup çıkartma sırasında oldu. Bulma umudum yok. Eve gelip yedek anahtarı al, git arabayı al getir. Gidip anahtar yaptırıcaz bi de şimdi.. Napalım, bu günlerde keyfimi bozamaz hiç bişey kolay kolay..


Bir Zalim videosu koyayım konserden, siz de gitmiş kadar olun.

Kendimi ait hissedebildiğim tek grup bu, senelerdir hep burada kendimi evimde hissediyorum, şu an orada öğrenci olanları çok kıskanıyorum.. Bugün cuma. Bugün erken gidip, bütün gün tadını çıkaracağız şenliğin. Bütün sene bunu beklemiş gibi mercimek köfteleri yiyeceğiz. Bir de tabii yarın İstanbul'a gidiyoruz. Evden çıkmadan bavul yapsam ne güzel olur!

Hoşçakalın. Haftasonu çok eğlenin. Ben elimden geleni yapıcam :)

6 yorum:

dilayra dedi ki...

ben kaç yıl oldu bakiyim şenlik görmeyeli? mezun olalı tam 10 yıl oldu, bu da demektir 11 yıldır falan ne konser ne şenlik ortamındayım..
ah ahh.. çalışanlar için acı oldu tabi bu söylediklerin..

enne dedi ki...

İstanbul'da iyi eğlenceler. Ben de bakalım neler yapabileceğim eğlenmek adına?

gezicini dedi ki...

ben de uzuun zamandır şenlik görmedim amma belki cumartesi ODTU ye giderim.. iyi gelir, açılırım biraz, ferahlarız..
iyi haftasonları :-)
gorki

$afak dedi ki...

"Kendimi ait hissedebildiğim tek grup bu"

Vayvay.. Çok ağrıma gitti biz neciyiz?

Ayse dedi ki...

dilayra,
Aaa ama Ankara'dasın hem de! Akşamları uğrayabilirsin, bak ben mezun oldum, hiç umrumda değil, gidiyorum, gideceğim:)

gezicini,
Bu cevabı da cuma şenlik dönüşü yazıyorum; yarın ben orada olamayacağım ama yine de kaçırma derim.

şafak,
Hımm ben bunu hiç düşünmemiştim; ama şimdi o farklı:) Bizim kaderlerimiz bizi Çandarlı'da buluşturdu :)Okula girmek için gayret gösterdik o kadar yahu. Olmadı di mi?:) Neyse; senin Bebek'te evin var. Sus o yüzden.

$afak dedi ki...

Hiç olmadı. Not ettim bunu bi yere...