6 Mayıs 2007

Peluş yaratıklar ve boys will be boys

Haftasonu İstanbul'dan Erdem bizi görmeye Ankara'ya geldi :) Biz de tüm cumartesiyi beraber geçirdik. Grubun diğer dişi üyelerinin çeşitli sebepler dolayısıyla İstanbul'da olmaları, beni tek kız yaptı. Bizim çocuklar çok şekerdir, bütün gün güldük, konuştuk, eğlendik. Tabi bu erkek güruhunun içinde, gitgide erkekleşen bir cumartesi kaçınılmaz oldu !

Sabah saatlerinde onların çoook sevdikleri nargilecide buluştuk. Erdem artık fabrikatör oldu, bır bır havadan sudan konuştuk, bir baktık neredeyse akşam olacak. Hali hazırda Bilkentteyken bari bir de şenliğe bakalım dedik, ne de olsa Baran bey artık Bilkent çocuğu oldu MBA nedeniye :) Girdik, yarım saat sabrettik, çıktık. Benim şenlikten anladığım şeyle Bilkent'in yaptığı şey biririne hiç benzemiyor. Haftaya ODTÜ'nünki başlıyor, konser vermeye gelenler çok tatmin etmedi, gönül isterdi ki bir MFÖ olsun, Yeni Türkü olsun ama olsun eğleniriz Levent Yüksel'e gidip. TOBB üniversitesi Mor ve Ötesi'ni getiriyor, ODTÜ geçen sene Letonya'dan Eurovizyon'a katılan bilmemkimi getiriyor, bir bildikleri var mıdır gerçekten? Galiba yoktur. Neyse efendim Bilkent'ten "buralara buralara buralara buralara" diye Serdar Ortaç çalarken ayrıldık.

Tabu XL diye bişey çıkmış. Ben hayatımda bu kadar gülmedim. Karnıma ağrılar girdi. Kesinlikle tavsiye ederim. Kurabiye canavarına benzeyen bir yaratıkla kelime anlatmak, anlamaya çalışmak nasıl bu kadar komik olabilir? İlk fırstta tekrar.

Malum cumartesi akşam maç vardı. Ben yavaştan onları rahat rahat bağırıp çağırmaları için kendi hallerine bırakmaya hazırlanırken, zaten pek oralı olmadıklarını, sadece göz ucuyla seyredeceklerini filan söyleyip, beni ikna ettiler. Ben de hayatımda hiç denemediğim bir kombinasyonu denemiş oldum, Kebap-rakı-futbol. Kepapla rakı içilebileceğini bilmiyordum, güzel gideceğini tahmin etmezdim, yine de balıkla daha iyi gidiyor, ya da ne biliyim sadece peynir ya da mezeyle. Oturduk yedik adanaları akşam akşam rakıyla. Efe Rakı'yı çok seviyorum. Özellikle de Yaş Üzüm Rakısını denedikten sonra, tercihim hep o oldu. Cumartesi ilk defa Efe 3 Distile'yi denedim, "Kara Efe" de diyorlar.. 3 kere damıtılan, rafine bir rakı imiş. Beyefendiler buna bayılıyorlar, denememek olmaz. %47 alkol oranı, hay maşallah, içtik ama ben yine de yaş üzüm alayım bir dahaki sefere. Grappa ayarında bir rakı resmen, hakkını verenlere bırakıyorum ben :)

5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece Hıdırellez'di.. En sevdiğim şeylerden biridir Hıdırellez. Biz her sene yaparız. Bazıları şekil çiziyor bazıları dilekleri sadece yazıyor. Biz yazan kısımdanız. Ben geçen sene Hıdırellez'de, İspanya'da exchange öğrencisiydim. Nasıl olacak derken, evinde kaldığım Shirley'e de anlattım, birlikte kağıtlara dileklerimizi yazıp sokaklarda gül ağacı aradık, bulamadık, balkon camının önündeki küçük bitkilere bağladık dileklerimizi :) Tarihi bir yere not etmişti Shirley, acaba bu sene de yapmış mıdır? Şu ana kadar ne dilediysem oldu yıllardır Hıdırellez'de.. Belki de hiçbir zaman uçuk bir şey dileyemememdendir.. Sağlık, mutluluk, huzur, şans, aşk, başarı, para diledim sırasıyla. Sonra tatil ve seyahat. Sonra da mutlu olacağım, iyi bir iş :) Gerisi de sevdiklerim için dilekler. Annem de "İyi bir iş, iyi bir eş" yaz dedi, yazmayınca da kızdı! Dilekleri söyleyince gerçekleşmez derler ya ben hiç inanmıyorum, ne kadar söylersen o kadar gerçekleşir. Ne istediğini söylemekten korkmamak lazım. Ne dilediğinin de farkında olmak lazım, çünkü gerçekten istersen her şey oluyor..

Her ne de olsa hepimiz şunu diyebilmek için yaşamıyor muyuz?

I've lived a life that's full
I've traveled each and every highway
And more, much more than this
I did it my way..
Gibi.belki.Hıdırellez.6.

15 yorum:

Ecem dedi ki...

Mukemmel bir post...Son cumlene sahiden katiliorum... Bir an kendi hayatim, arkadas cevrem vs aklima geldi:))
Kendine iyi bak...
opuldun
Ecem

dilayra dedi ki...

hıdrellez gecesi 2 apranaxla nakavt olmuş halde yattığımdan sebep kaçırdım dilek dileme işini..

yaş üzüm, efe süperdir. dün ben de Çağlar'da götürdüm karışık ızgaralarla:)

ayrıca ocakbaşı muhabbeti ile rakı süper olur ayşecim. yanına da şalgam suyu:) 01 Adana'mın gözünü seveyim:)

güzel bir hafta..

gezicini dedi ki...

Hıdrellezden daha önce istediklerim oldu. bir isteğim daha var, yazdım, çizdim. sonra bahçede gül ağacı buldum, oraya koydum. inşallah olur !

Melmoth dedi ki...

aa ayse, sakin oyle letonyadan bilmem kimi getiriyor deme, grubun adi brainstorm ve ben kac gundur heyecanla bekliyorum onlari, burada sabanci festivaline de gelecekler ve ben onlarla beraber its like thunder without rain diye sarki soyleyecegim :)

ve bir de yillar oncesinden aklima kazinan bir cumle: be careful what you wish for, it may come true.

Ayse dedi ki...

ecem,
:)beni mutlu ettin, teşekkürler, sevgiler:)

dilayra,
Oooh afiyet olsun:)Bir kebap kalmıştı düşkün olmadığım, onu da eksik bırakmıyoruz. Sana da güzel bir hafta diliyorum Dilaracım.

gezicini,
Yapması bile zevkli :)Umarım olur dileklerimiz!

melmoth,
Ciddi misin sen?:)Demek ki konu benim cehaletimle ilgili, bu grubu seven, dinleyenler var! Zaten cumartesi ODTÜ'delermiş, ben İstanbul'da olacağım. oley!:)

Sebla dedi ki...

Ayşe merhaba,

Aslında seni çok uzun zamandır okuyorum. Ama bir türlü yorum yazamamıştım. Blogun gerçekten çok güzel. Sen de şu en ii blog yarışmasına katılabilirsin:) 10 senelik Ankara macerasından sonra 5 senedir İstanbul'dayım. Doğrusu bazen özlüyorum Ankara'yı. Sayende neler olup, bitiyor takip edebiliyorum:)Ben de Hıdırellez'de dilek tutum. Balkonumuz olmadığı için camımızın önüne olmasını istediğim şeyleri resmettim. İnşallah hepimizin dilekleri, bizim için iyi olacaksa gerçek olsun!

Selamlar.

bembi dedi ki...

ne güzel zaman geçirmişsiniz :) kıskandım vallahi! nazar değmesin! :)) hıdırellezi unuttum ben, benim de dileklerim hep gerçekleşiyordu bühühü :( neyse gelecek seneye kaldı artık :)) tabu xl i merak ettim çok eğlenceli görünüyoor! bir cafe de mi oynadınız?

jelatin dedi ki...

Ayşö,
Sen böyle yemekli post yazınca yemin ederim kan şekerim düşüyor! Zaten et şiş et şiş diye gezindim durdum iki gündür. Izgara istiyorum! Et istiyorum! Ve sen bu zor zamanlarımda hiç de yardımcı olmuyorsun bana. Ama eğer bir dergi filan kurarsam kendime gelecekte, seni Yeme-İçme editörü yapacağım! Söz! Tamam, çok ısrar edersen Gezi editörüne de asistanlık yapabilirsin.

Esterhazy dedi ki...

ben o tabu yaratigini firlatip atacaktim nerdeyse sinirimden bi sey anlatamayinca. omur torpusu yahu! insan bi si anlatirken, elindeki o sapsal yaratigi nasi kullansa bilemiyor resmen!

Ayse dedi ki...

sebla,
en ii blog yarışması mı var?:)) haha süpermiş:)ben de düşünüp duruyorum istanbul'a mı gitmek gerek, burda mı durmak gerek, düşün düşün bir yere varamıyorum..Söylediğin güzel şeyler için çok teşekkürler. Umarım dileklerin gerçekleşir:)

bembi,
:)eski arkadaşlar kadar güzel şey yok! Unutmak fena bişey hakkaten, benim de annem hatırlatmasa o yemeğin üzerine hatırlamam imkansız gibi bişeydi:)Oyunu bi cafede oynadık, tavsiye ediyorum mutlaka:)

jelatin,
Senin o dediğin var ya, benim hayatımın işi! Ah ah hayallere daldım birden. Ben iş bulana kadar sen belki mezun olursun!:)
Bak gölbaşında Beykoz diye bi yer var, tam aradığın yer orası, kendin pişir kendin ye. Söylemesi benden.

esterhazy,
hahaha evet hakikaten fırlatılıp atılabilir, çok mümkün, ama inanılmaz komik o yaratığa "çiçek toplamak, kıvranmak" gibi kelimeleri anlattırmak:)

b. dedi ki...

my way... Cok severim bu sarkiyi, umarim herkes bu kadar icten "i did it my way" diyebilir bir gun.

Aslı dedi ki...

Ayşe ben bu sene kaçırdım Hıdralez'i. Hiç İzmir'de geçirdin mi bu zamanları? Orada harika kutlanır- dı, hala öyle mi bilmem :O

Mr.TGM dedi ki...

Brainstorm'un A day after tomorrow'u güzeldir..

dodo dedi ki...

çok cool bi yorum olmuş sayın TGM

Ayse dedi ki...

b.,
Ben de öyle, hatta bu sıra sık sık Robbie Williams'ın canlı olarak söylediği bir versiyonu var, onu dinliyorum. Frank Sinatra ile kıyaslanamaz bile ama canlı kayıtlar dinlemeye bayılıyorum. Umarım biz de diyebiliriz yaşlandığımızda:)

aslı,
Hayır aslı!! Geçirmedim ama biliyorum nasıl coşkulu kutladıklarını, İstanbul'Da da kutlanıyormuş, sanırım en kendi halinde kutlayan Ankara.. Seneye kalsın artık senin dilekler, bu sene ne çok unutan olmuş!:)

mr.tgm,
Bu insanları nereden tanıyorsunuz, eurovizyon'dan mı gerçekten? :) Merak ettim ya, indirip dinleyeceğim. Ama şimdi mantıklı mı allah aşkına o kadar adam varken şenliğe brainstorm gelmesi??

dodo,
Okuyucularıma sataşmayınız doruk bey:)