5 Ekim 2007

yağdır mevlam suuuu :)

Şu dakika itibariyle Ankara'ya yağmur yağmaya başladı. 3 damla yağmur yağıyor sevindirik oluyoruz. Gök gürültüsü sesi hiçbir zaman bu kadar güzel gelmemişti kulağıma herhalde. Sanıyorum ki Ankara'da yaşayanların tümü benim gibi düşünüyordur. Şu kadarcık yağmurla barajlar dolup taşacak değil ama bu da bir şey elbette.

Tüm gün boyunca aklıma komik anılarım geldi durdu. Günümün bir kısmını dişçide kafamı başka şeylerle meşgul etmeye çalışarak geçirmiş olmamın da payı vardır bunda. Neyse işte. Ben küçükken Emel Sayın olmak isterdim. Bildiğimiz Emel Sayın. Oldukça kara kuru bir kız çocuğu olduğum göz önünde bulundurulursa Emel Sayın olmam mümkün değildi ama sevgili ailem bunu bana söylemezdi; ben de huzurla Emel Sayın olacağım günlerin hayaline dalardım.. Çok da geniş olmayan bir video kaset arşivimiz vardı. Bu arşivde Arabesk (hala en çok güldüğüm filmlerden biridir), PamukPrenses ve 7 Cüceler (Zeynep Değirmencioğlu), Bizim Kız (Gülşen Bubikoğlu-Tarık Akan), Şirinler, Aşkolsun (Metin Akpınar-Zeki Alasya-Başaaaak Nalan'ı gördün mü Nalan'ı :) ???-) ve Acı Hatıralar vardı hatırladığım kadarıyla. Ben bu filmlerin hepsini bin kere seyretmişimdir. Replik replik de hatırlıyorum.. Acı Hatıralar, benim Emel Sayın sevgimi yaratan film olmuştur. Filmin bir kısmı İran'da geçiyordu, Sadri Alışık ve Emel Sayın başrolleri paylaşıyorlardı. Ben bu filmi psikopatça defalarca kere seyreden bir kız çocuğu olarak resmen Emel Sayın'a aşık olmuştum. Emel Sayın'ın "Yağdır Mevlam Su" isimli şarkısı yeni çıkmıştı ve ortalığı kasıp kavuruyordu :)) 7 yaşından küçük olduğumu, olayların eski evimizdeki salonumuzda geçmesinden anlıyorum.. Bir gazetenin verdiği kartondan yapılmış kızılderili şapkamı kafama takıp, teybe Emel Sayın'ın Yağdır Mevlam Su'sunu koyup, salon kapısına babamın benim için yaptığı, sicim ve battaniyeden oluşma salıncakta hayaller kurarak sallandığımı hatırlıyorum. Küçücük bir çocuk bu şarkıdan ne anlar bilmiyorum. Kızılderili şapkasının olayla bağlantısı nedir bilemiyorum.. Bunu o kadar sık yapardım ki eminim şimdi içeri gidip albümleri döksem o halde çkilmiş birçok fotoğraf bulabilirim.. Emel Sayın'ı eskisi gibi çılgınca olmasa da hala çok severim. Ben Emel Sayın olamadım ama Emel Sayın gibi bir en yakın arkadaşım var :) Nevra sen ne kadar benziyorsun Emel Sayın'a, bilinçaltımda seninle bu yüzden arkadaş olmuş olabilir miyim? :)


Olsa da dinlesek diyen varsa tıklayabilir! :) Bu da pek şeker, nostaljik :)


Yağmur yağmaya devam ediyor, baya bi yağdı ya, bi işe yaramış mıdır acaba? Bugün Cuma. Artık hazırlanmaya başlamalıyım!! Annemler bayram tatilini abartıp 10 günlüğüne tatile gittiler. Mert evden gideyim de tüm arkadaşlarını eve doldursun diye gözümün içine bakıyor. Ben de asli ablalık görevlerimden birini yerine getirip evi terkedeceğim tabii ki.


Maxi'yi soracak olursanız, kendileri bugün iyi görünüyorlar. Bir saattir dallı güllü koltuklarımızı gerçek sandığından mıdır nedir, eşeleyip kemik arıyor. Kırt kırt kırt ses çıkarıyor. Salak Maxi, arasın dursun :)


İyi haftasonları :))




p.s: Ayol buldum resmimi o kızılderili şapkasıyla, meğer önceden bloga koymuşum :))

10 yorum:

jelatin dedi ki...

Aman Tanrım. Bütün kızlar o dönemden geçiyor galiba. Bizde Sezen Aksu'nun şu Gülümse albümü vardı, hani kendisinin kaset kapağı için küt kızıl, dümdüz saçları ve uzuuun sallantılı küpelerle poz verdiği albüm. İnanamazsın, kendimi kaybederdim o fotoğrafa bakarken. Saçlarım Sezen Aksu'nunkiler kadar kısa; fakat bir koyun kadar da kıvırcıktı! Fakat ben kendimi illaki (annemin uzuuun sallantılı küpelerini de takıp) Sezen Aksu zannediyordum. Şarkılarına playback yaparken aynı Sezen Aksu'ya benzediğimden emindim. Annem evde yokken, öğle uykusuna yattığında müzik setine kaseti koyup, salondaki koltuklarda oturan "dinleyicilerime" konser veriyordum. Bir de salonun bir köşesindeki yemek masasında oturan "seyircilerim" vardı tabii. Onlar özel müşteriler olduğu için bazen yanlarına kadar gidip, MİKROFONU ONLARA UZATIP bana eşlik etmelerini bekliyordum! Mikrofonum küçük televizyonumuza ait olan uzaktan kumandaydı.

Bu durum ben orta sona gelinceye kadar devam etti. Evet tam 14 yıl! Bazen, annemler evden gitsin diye bekler, dualar eder; onlar gider gitmez içeriden mikrofonumu kaptığım gibi salona koşardım. Britney Spears oldum, Spice Girls'ün hemen hepsi, Celine Dion, Madonna. Çocukluğum hayal kurmakla geçti. Hâlâ da öyle.

Beni adeta geçmişime gönderdin şimdi.

gezicini dedi ki...

ben de balkona çıktım, oooh miss gibi yagmur dedim, sevindirik oldum..
yine bekliyoruz..
gorki

k.i.s.d. dedi ki...

Yağdır Mevlam Su... hey gidi... ben o şarkıyı dinlerken ağlardım ya çok hüzünlü gelirdi bana.

Şimdi oturmuş gülüyorum.

hande dedi ki...

yağmurun nhayet yğmsına sevindim.tadın çıkar.keşke burada da yağsa...Kızılderili şapkanı çok beğendim. Çok tatlı çıkmışsın.Emel sayını sevmem ama çocukluk zamanlarının yılbaşı akşamlarının programlarını hatırlatır hep bana. Bir de E. Sayın deyince aklıma hep onun o kırmızı ojeleri gelir aklıma :) Sevgiyle kal...
www.lezzetask.com

aqua / ~~denizbahcesi~~ dedi ki...

PERSEMBE DE BURDA YAGDI.COK SEVINDIK.

Hayat Kaçkını dedi ki...

zavallı annem umutla yıllarca bende var olmayan müzik kabiliyetinin ortaya çıkacağı günü bekledi. çeşit çeşit özel dersler aldırdı. ben tüm bu çabaların sonucunda "yağdır mevlam su" nun sözlerini tam olarak ezberleyebildim, annem benimle gurur duydu:) önemli şarkı...

canan dedi ki...

Çok komik ya. O sene de acaba su sıkıntısı vardıda ondan mı böyle bi şarkı yazmışlar??? Ne patlamıştı ama. Aynı yaştaymışız seninle, bende aynı Emel Sayın gibi konsantre olup o şarkıyı söylerdim. Ne anlıyoduysam???

Ayse dedi ki...

jela,
o uzun küpeler, koltuklardaki hayali dinleyiciler bana o kadar tanıdık ki. mikrofonu seyircilerine uzatmana ise kahkaha attım resmen, gözümde canlandırıyorum :)Ben de saçlarımı bir tarafı kısa bir tarafı uzun kestirmiştim, ah yapılacak iş mi hiç ya? Spice girls'te artık büyümüştüm :) Ama hala arasıra müzikal şarkıcısı olmayı hayal ediyorum :))

gezicini,
evet evet. O zaman hep beraber: yağdır mevlam suuu! :)

k.i.s.d,
bana da çok hüzünlü gelirdi nedense, ne anlıyosam :)

hande,
yılbaşı akşamları evet. bir de zekai tunca vardı, ne oldu ona??:) kırmızı sivri ojeler, emel sayın ellerini göstere göstere şarkı söylerdi hep, seviyor herhalde ellerini:))

aqua,
bir daha yağmadı, hala bekliyoruz..

hayat kaçkını,
çok güldürdün beni, gerçekten de önemli şarkıymış. Ben de her türlü spor aktivitesine gönderilip hiçbirini beceremedim mesela, üzülme :P

canan,
tamam canan ben vazgeçtim, sen emel sayın olabilirsin; ben audrey hepburn olmak istiyorum artık: ))

Adsız dedi ki...

Evet sanırım o yıllarda da su sıkıntısı vardı.
Ama bu şarkıyı Emel Sayın'ın TRT2 açılışında ik kez söylediği zamanı hatırlıyorum ben ya Turgut bey ve Semra hanım en önde oturuyorlardı ağlaya ağlaya söylediydi Emel Sayın.. Hey gidi yıllar hey hey
ben de imren aykut olcam büyüyünce diyodum salak mışmıyım efet
şimal

zeya dedi ki...

Mavi boncuk filmini d ebilirsin sen kesin :) Ben o filmi defalarca seyretmi�tim. B�r d eEmel Say�n'�n Ya�d�r mevlam su �ark�s�nda a�lamas� vard� b�t�n aile a�layacak m� diye beklemi�tik. Toptan m� kektik ne :):)