28 Kasım 2007

butik balıkçı "deli yengeç"

Sonunda geçtiğimiz haftasonu Deli Yengeç'e gitmeyi başardık. Neredeyse 1 aydır bunun uğraşını veriyoruz, devamlı engeller çıktı..
* *
Öncelikle en önemli konu yani iletişim ile ilgili bir bilgi vermek istiyorum. Bir yere gitmek istediğimizde ne yapıyoruz, en yakın arkadaşımız google'dan adresini telefonunu öğreniyoruz. Deli Yengeç için bunu yapamıyoruz. Google arkadaşımıza Deli Yengeç'in telefonunu sorunca bir Akşam gazetesi haberi, bir adet Ayse's World ve bir adet Balsamik Sirke (Ayşe hanım ne kadar çok kişi tanıyor!) elde ediyoruz. Üstelik Akşam'da yayınlanan telefon da yanlış. Bizim gibi debelenmeyin diye peşin peşin veriyorum telefon numarasını. Bu kıyağımı da unutmayın, cidden değerli bilgi. Telefon: 427 16 16. Yeri de eski Lagos balıkçısı. Çevre Sokak'ta Manhattan hizasından birkaç yüz metre daha yukarısı.
*
Gider gitmez sevdiğiniz bir yer olmuyor burası. Dekorasyon çok ilginç, Ankara için biraz fazla alışılmadık. Özellikle de bir "balıkçı" için. Çok sade. Duvarlar bomboş, havalandırma boruları saklanmamış. Masa ve sandalyeler ahşap, ne loş ne aydınlık.. Bana biraz üniversite kantinini çağrıştırdı. Masalarda camdan su şişeleri var, hani süt şişesi gibi olanlardan ve sade düz paşabahçe su bardakları. Duvarda koskocaman bir kara tahta üzerine günün spesiyalleri. Katiyen meyhane havasında bir balıkçı beklememelisiniz yani..
*
Her tür insan var. Ben oldukça şık gitmiştim, hiç gerek yokmuş.. Aile masaları da var, bizim gibi genç masalar da vardı, iki kişi kafa çekmeye gelmiş amcalar da. Bu çeşitlilik Ankara mekanlarında zor yakalanan bir şey. Nedense her yerin belli bir profili var, bu bence oldukça sıkıcı.


**
Deli Yengeç'te diğer her konuda olduğu gibi menü konusunda da şaşırdım. Mezeler diye bir bölüm olmayan bir balıkçı menüsü! Ama doğrusunu söylemek gerekirse öyle bir bölüme gerek yok. Değişik bir şeyler denemek istiyorsanız, klasik balıkçı konseptinin dışında bir balık keyfi yapmak istiyorsanız hem gözünüzü hem de karnınızı doyuracak kadar dolu menü.. Şunu da söylemek gerek, bir açık büfe var. Orada yaklaşık 10 çeşit meze var. Orayı tek sefere mahsus salata bar gibi kullanıp masanıza bir meze tabağı hazırlayabilirsiniz. Ama bu büfedekiler daha çok yoğurtlu patlıcan, ezme, enginar gibi mezeler, deniz ürünlü bir şey yok..
*
Yediklerimize gelirsek. Oradan çıktıktan sonra fark ettiğim üzere, Deli Yengeç isimli bir yere gidip de hiç yengeç yememişiz.. Bir tane açık büfeden karışık meze tabağı, salata, deniz ürünü mücver, deniz ürünü bohçası, kalamar tava ve ahtapot ızgara. Sonra da balık. E tabi bi de rakı.
*

Deniz ürünü mücver ve bohçaları 4er adet geldi, biz 4 kişiydik.. Sanki biraz daha bol olabilir miydi? Bir de kalamar tava için de aynı şey söz konusu. Her şey çok çok lezzetliydi ama miktar olarak biraz daha arttırılabilir diye düşündüm. Ahtapot ızgara için söylenebilecek tek bir şey bile yok. Mükemmeldi. Ankara'da Çeşme'deki gibi ahtapot yememizi sağladıkları için onlara teşekkür ediyorum :))
*
Saat ilerledikçe ortamın havası değişiyor. Ben hiçbir yerde bu kadar güzel müzikli bir restoranda bulunmadım! Eski Sezen Aksu, Ajda, Nilüfer, Alpay hatta Orhan Gencebay şarkıları çalıyor. Ara ara türk sanat müziği de giriyor. Müzik gerçekten çok özenliydi. Buranın bu butik havasıyla, bu tip müziği çok güzel bütünleştirmişler. Biz çok eğlendik, ben çok şarkı söyledim. Tanrımm! tek başınaa koyma kullarını, yalnızlığa ancaaaak sen dayanırsınn :)))
*
Balıklara geçmeden önce şef Ayşe Hanım masaları dolaşıyor, fikrinizi soruyor. Bu çok hoş bir şey! :) Beni okuyan Yasemin, buraya gittiğim zaman İstanbul'dan onun çok yakın arkadaşı olan Ayşe Hanım'a mutlaka çok selamlarını iletmemi istemişti. Ayşe Hanım bizim masaya gelince bunu birazcık da Yasemin'i nereden tanıyorsun sorusundan çekinerek ilettim. Şef Ayşe Hanım, aa evet biliyorum, sizin bir blogunuz varmış, önceden geleceğinizi söylemişti diyince de küçük çaplı bir şok yaşadım :)) Kendisine nasıl bir şef olmaya karar verdiğini, nasıl buralara geldiğini sorduk, o da anlattı. Hikayesi çok eğlenceli ve benim gibi işi gücü bırakıp da cafe açma hayalleri içinde olan biri için oldukça ilham vericiydi.. Yediğimiz şeylere bakarak da kendisinn bu konuda ne kadar başarılı olduğunu belirtmeye gerek yok. Çok doğru bir karar verdiği aşikar..

*
Ben Ayşe Hanım'ın tavsiyesine uyarak Akya yedim. Çok memnun kaldım. Sunumu da lezzeti de çok güzeldi. Akya çok sık yediğim bir balık olmadığı için ayrıca memnun oldum..

*
Yemeğin sonunda tatlı da istediler bizimkiler! Seçtikleri tatlının adı "Nebula"ydı. Dondurmalı irmik helvası oluyormuş. Gelen irmik helvasının şekline bakarak garsona hemen "biz dondurmalı istemiştik" diye şikayette bulunan Doruk, Ozan, Ayşegül üçlüsü, dondurmanın irmik helvasının içinde saklı olduğunu duyunca Kinder Sürpriz'i keşfeden çocuklar gibi sevindi! :) Tabi yaptıklarından dolayı da utandılar biraz! :)
*

Efendim biz Deli Yengeç'te çok güzel bir gece geçirdik. Burası bildiğimiz tüm balıkçılardan farklı bir yer. Biliyorum ki artık sık sık gideceğiz buraya ve menüdeki aklımızda kalan onlarca şeyi seferlere bölüp deneyeceğiz.

Bizden bir gece sonra mekena oldukça kalabalık bir şekilde giden sevgili ailem, içip içip pek çok eğlenmişler. Artık bu eğlencenin ne boyutlarda olduğunu bilemeyeceğim ama bir dahaki sefere Ayşe Hanım'ın tavrından bunu kestirmeyi düşünüyorum! Denedikleri Mavi Yengeç'ten özellikle çok memnun kalmışlar, mutlaka denemek gerek :))
*
Gitmeyi düşünüyorsanız üstteki telefon numarasını not edin bak, ciddi söylüyorum. http://www.deliyengec.com/ aslında restoranın adresi olacak ama hala yapım aşamasında. Arada kontrol etmenin faydası var. Ankaranın butik balıkçısı var (bu lafı da ben icat ettim!), duyan duymayana söylesin.
*
*
p.s: Fotoğraflar için ışık ayarını yapmayı bir türlü beceremedim, o yüzden fotoğraflar kötü oldu. Bir dahaki sefere daha güzellerini istiyorum..

10 yorum:

BluePixie dedi ki...

Bizde dun gittik ve begendik cok. Hafta ici olmasina ragmen doluydu. Tabaklar cok tatli di mi?

gezicini dedi ki...

fiyatları nasıl Ayşe?
sevgiler
gorki

Ayse dedi ki...

bluepixie,
Merhaba! Blogunu gördüğüme çok sevindim, Deli Yengeç'te yengeçli bir şeyler yemediğime hala inanamıyorum, yediğiniz yengeç bacağından ben de istiyorum! :)

gorki,
mezesiyle-balığıyla, içkisiyle, tatlısıyla kişi başı 35-40 YTL diyebilirim.

Beril'in Annesi dedi ki...

Ayşeeeee,

Çok mutlu oldum çocuklar gibi... Her gün yaptığım gibi bir bakayım Ayşe bugün neler yazmış dedim. Başlığı görünce bir nefeste okudum yazını.Sanki oradaydım, çok güzel resimler, yemekler.Ve çok kıskandım... Kocama söyledim hemen Ankara'ya gidiyoruz bende tatmak istiyorum sevgili dostumun yemeklerini diye(tabii Ayşe'de kalacağız). Ayşe benim İtalyan Dili'nden en yakın arkadaşımdır. Topu topu 2, 3 dostum var. O da bir tanesi. tam 18 senelik dostum.Geceleri onda kalır, ders çalışır(güya) ve o tadına doyulmaz yemeklerinden yerdik. Çok maharetlidir benim arkadaşım. Nasıl mutluyum selamamım ilettiğin için. Sana çook teşekkür ederim. Bakarsın gelirsek oralara sana haber veririm belki sende oraya gelirsin ve güzel bir akşam geçiririz hep beraber. ne dersin???
Yasemin

mz dedi ki...

Istanbul'da olsaydiniz Cibalikapi Balikcisi'ni ya da yeni acilan kardesi Inciralti'ni onerirdim, insan mezeden basini kaldirip ana yemege gecemiyor.

Ayse dedi ki...

yasemin,
umarım o da mutlu olmuştur, benim de havam oldu senin sayende :PP Gelirsen haberşm olsun mutlaka! :)

mz,
Cibalikapı balıkçısına son İstanbul seyahatimizde gittik, çok memnun kaldık :) Ama inciraltı'nı yeni duyuyorum, not defterime yazıyorum:))

Melmoth dedi ki...

bu dondurmali irmik helvasini bizim buralarda tike'de bir harika yapiyorlar. sirf onu yiyebilmek icin rakiyi kararinda icmeye özen gösterdigim oluyor zira bir defasinda bol raki uzerine yemeye calisirken mide fesadina ugruyordum.

bir de dondurmali irmik helvasina nebula demek ne gereksiz bir sey diye dusundum.

Ayse dedi ki...

melmoth,
ben tike'ye hiç gitmedim biliyor musun? bir de o kadar gurme edasıyla geziyorum di mi:)))
nebula ile ilgili haklısın. Mesela tatlıya anlam verememiş bir yakın arkadaş ona öyle demiş olabilir mi? bu ne lan gibi nebula.. tamam tamam susuyorum :)

cekirdeksizuzum dedi ki...

bu yazıyı görünce çok sevindim. ankara'da böyle yerler pek yok çünkü. sevgili gezicini de lafı ağzımdan alıp sormuş:) en kısa zamanda denemek lazım. sevgiler...

dilayra dedi ki...

ayse'cim,
biz de dun aksam bir arkadasimla gittik deli yengec'e:)
*fiyatlar bence makul..
*Sef Ayse Dinler hakkaten de cok seker bir kadin.. yanilmiyorsam daha 30'unda bile degil degil mi?
*mavi yengec muhtesemdi. bayildim:)
*ortam cok sade, soyledigin gibi bir balikcidan bekledigin ortam yok. ama ben sevdim:)
*muzikler:)) dj olarak orada bulunan orta yaslarinda beyefendinin gece sonuna dogru caldigi sezen parcalari beni mahvetti:)
..
tavsiyen icin tesekkurler, operim:)
ps: sirada hok's var simdi de..