9 Aralık 2007

Biz Bembi ile buluştuuuuk!! Konu konuyu açtı, bir kahve diye buluşmuşken 3 saat oturduk. Kendisi çok tatlı ve bir o kadar da güzel bir blogger! Bir de sanıyorum ki, tanıdığım en çevreye duyarlı insan :) Onu tanıdığıma çok memnun oldum, çok güzel bir 3 saat geçirdim. Uzun zamandır tanışıyormuşuz gibi oldu. Bu blog gerçekten ilginç bir şey! Artık onu zorla kahve içmeye götüreceğim!
*
Ne zamandır anlatmak istediğim bir film var . Down by Law. Filmi o kadar sevdim ki, gerçekten hakkını vererek anlatmak istedim. O yüzden uzadı da uzadı süre bu filmi yazdım yazacağım diye. Yine bu haliyle de istediğim gibi anlatamadım. Bir yandan yazmak istiyorum, bir yandan yazdığımı beğenmiyorum. Artık filmi unutucaksın Ayşe dedim, buyrun efendim.
*
Aslında Jim Jarmusch ile çok önceden tanışmışız biz. Sanıyorum Broken Flowers pek de beğendiğim bir film olmadığından, Jim Jarmusch adı yer etmemiş aklımda. Broken Flowers'ta Bill Murray, aldığı imzasız bir mektup vasıtasıyla 19 yaşında bir çocuğu olduğunu öğrenir ve eski sevgililerini bir bir gezmeye başlar. Birçok ünlü barındıran tüm filmlerden korkarım. Beni haklı çıkaran bir örnek daha olma dışında fazla da bir iz bırakmadı bende Broken Flowers. 2 sene önceye isabet eder sanıyorum izlemem. Şimdi tekrar izlesem farklı düşünür müyüm demeden de edemedim.
*
Babam asıl mesleğini bir tarafa bıraktı; gece gündüz demeden oluşturmaya çalıştığı film arşiviyle uğraşıyor. Sayısını bilmiyorum artık filmlerin. Sadece biliyorum ki, babam bütün akşamlarını bu filmleri, (yeni çocuklarını diyebiliriz) imbd karşısında yönetmenleri, ratingleri, oyuncuları, ödülleri ve tüm zımbırtılarıyla kategorize ederek excele kaydediyor. Benim bu tip hastalıklarımı nereden aldığım da böylece annem tarafından defalarca ve defalarca beyan ediliyor.

Neyse efendim geçenlerde bir gün, film seçmeye çalışırken Down by Law'a rastladık. Babam dedi ki "Ooo Jim Jarmusch bu, seyredelim". Böyle durumlarda normal aileler ne yapar? Koyar filmi seyrederler değil mi? Bizde değil. Önce imdb açılır. Her bi satırına kadar incelenir neredeyse filmin uzunluğuna eş değer bir süre boyunca :) "Babacım sen bu filmleri zaten seçerek almıyor musun?" "Olsun." Size de babamla polemiğe girmemenizi tavsiye ederim.

1986 yapımı Down by Law böylece seyredilmeye hak kazandı. Roberto Benigni'yi oyuncular listesinde görmek, filmi merak etmek için yeterliydi. Ama sonra o da ne? Tom Waits mi? Oynuyor hem de? Ben bilmiyordum Tom Waits'in filmlerde oynadığını. Benim Tom Waits'e giriş konusunda kendi kendimi eğitmeye başlamam da bu filmle oldu. I hope that I don't fall in love with you'yu dinlerdim ben hep.(Emilana Torrini coverı da iyidir dersem, dayak yer miyim?) Artık farklı gözle bakar oldum kendisine. Bukowski ile kafayı bozduğum vakitlerde yolumuzun kesişmemesi çok acı. Ah internet ah, hayatımıza çok geç girdin. Tom Waits şarkıları indirip, zevkle dinliyorum. Yeni bir arkadaş edinmiş gibi hissediyorum efendim. Mutluyum.

Film Tom Waits'in "Jockey full of Bourbon"ıyla başlıyor. Bir nehir boyu akan siyah beyaz görüntüler. Film siyah beyaz çekilmiş ama rengarenk. Açılıştaki pencereden eşya fırlatmalı kavga sahnesi (nedense çok severim!) ile film sizi esir alıyor, bir daha da bırakmıyor. Fazla detay vermeyeyim istiyorum. Lousiana hapisanesi. 3 mahkum. John Lurie, Tom Waits ve İtalyan aksanlı İngilizcesiyle Roberto Benigni. Harika diyaloglar. Belki de tüm zamanların en komik (çok mu abarttım?) sahnelerinden biri "We scream for ice-cream". Çok komik bir hapisten kaçış hikayesi.

Komedi filmleri konusunda hep sıkıntı yaşadım. Somurtuk bir insan da değilim aslında ama gülemiyorum. Komik bulmuyorum. Levent Kırca'nın sarhoş parodileri, Nejat Uygur'un anlaşılamaz konuşması ve Hamdi Alkan skeçleri ile büyümüş bir neslin çocuğuyum en nihayetinde. Nadir olarak gerçekten komik bir şeylere rastlıyoruz, değerini bilelim.

Roberto Benigni'nin olduğu her yerde Nicoletta Braschi'nin olmasına şaşırıyordum ama 1986 yapımı filmde de ikisini beraber görünce iyice afalladım. Nicoletta Braschi'yi de seviyoruz tamam ama bu kadar da olmaz ki! Gerçek hayatta karı koca olan bu çift, oynadıkları tüm filmlerde de çift olmayı sürdürüyorlar. Roberto Bengini'yi başka biriyle görmek kısmet olmadı şu fani dünyada. Belki de ben bilmiyorumdur. Varsa söyleyin. Gözüm açık gitmeyeyim. Roberto Benigni'nin ne muhteşem bir yetenek olduğunu bir kez daha gördüm. Kendisini seviyorum. O oscar gecesini unutamıyorum. Sevincinden koltukların üzerine çıkan ve aldığı ikinci ödülde "Ama bu haksızlık, bir önceki ödülde bildiğim tüm ingilizceyi harcamıştım!" diyen o samimi adamı.
*
Farkettim ki Jarmusch hakkında pek bir şey söylemedim. Kendisinin henüz iki filmini izlediğim ve birini çok sevip diğerini fazla sevmediğim için bir yorum yapmaya çekiniyorum. Down by Law benim en sevdiğim filmler arasında hızlı bir giriş yaptığı için, kendisinin diğer filmlerini de bulup seyredeceğim. Coffee and Cigarettes'i beğeneceğimi hissediyorum.
*
Ben artık dağıta dağıta bir hal olduğum bu konu üzerine bir toparlama girişiminde bulunup diyorum ki: Bu filmi bir yere not edin, fırsatınız olursa seyredin. Oyunculukları ve diyalogları benim gibi bayılarak seyretmenizi dilerim. Soundtrack'i de yeme yanında yat. Filmin girişinden bahsetmiştim. İşte videosu:


5 yorum:

TugCe dedi ki...

Daha dün gece Coffee and Cigarettes'i izledim :) İlginç bir film ve konuşmalar gerçekten komik. Ve oyuncuların hepsi kendi isimleriyle oynuyorlar. Bill Murray,Tom Waits,Roberto Benigni,Cate Blanchett ve daha bir dolusu. Filmin 15 senede çekildiğini duyunca, yuh demiştim.
Ama görüntüler gerçekten çok hoş, sanki filmin her karesi aynı zamanda fotoğraf karesi olarak da kullanılabilirmiş gibi.
IMDB takıntısı bende de var. Sanki eskiden IMDB vardı. Ama insanın baban gibi bir yardımcısı olması harika.

bembi dedi ki...

"Ooo Jim Jarmusch bu, seyredelim." diyen bir baba olduğu için ne kadar şanslısın Ayşe'cim! ;D
Çok güzel bir gün geçirdim sayende! İstediğin zaman kolumdan çekip kahve içmeye götürebilirsin, iç zorlama olmaz, çok sevinirim! işkoliğim ama bi yere kadar! :D Ayrıca, o senin kendi güzelliğin! ;))

titrekkelebek dedi ki...

yaaa ufff...
uzaklarda olmak ne kötüüüü!!!
ben de seninle ve bembiyle kahve içmeye gitmek istiyorummmm:(((

Ayse dedi ki...

tugce,
hımmm daha da bir heyecanlandım sen böyle diyince! hemen seyretmek istiyorum!!

bembi,
süper bir iş hayatım vardı, ta ki ayşe hayatıma girene kadar!:)) demezsin di mi? :)

titrekkelebek,
burda da çok sık olmuyor böyle şeyler üzülmeee! :)

B5 dedi ki...

Jim? Baba? Babani sevdim :)

Roberto'nun, Nicoletta'siz ilk aklima gelen filmi rahmetli Massimo Troisi ile olan eski bir komedisi. "Non ci resta che piangere" .. Sana nerede bulacagini da soyleyebilirim sanirim internette :)
Evet ikisi beraber olmazsa olmuyor :D...

Bembi ve ikinizi gormeyi isterdim. Bana cok uzak hayal :)