2 Mayıs 2008

Ey Özgürlük!

Küçükken ailece yaptığımız araba yolculuklarından inanılmaz keyif alırdım. Yeni Türkü, Zülfü Livaneli, Cem Karaca dinlerdi bizimkiler en çok. Ben daha çok küçüktüm. Tüm şarkıları bilirdim ezbere. Bir tek Yeşilmişik'i sevmezdim. Neden bilmiyorum. Şimdi onu da severim.

Şimdi dönüp bakınca çok değerli o anlar benim için. Zülfü Livaneli'nin İstanbul Konseri albümünün kapağını çok net hatırlıyorum. Sanırım en çok onu dinlerdik. Özgürlük'ü ailece hep beraber söylerdik. Genelde babam en ateşli koro üyesi olurdu. "Okulda defterime, sırama ağaçlara yazarım adını.." diye başlardık ve bas bas bağırırdık Ey Özgürlük!! diye. Ben anlamadığım şeyleri sorardım mesela odanın kireç tutmaması ne demek olabilirdi ki? Dağlardan güneş toplamak ne demekti? Annemle babamın önce bir kahkaha patlatıp, sonra da anlayabileceğim şekillerde bana bunları anlattıklarını hatırlıyorum.

Şimdi Zülfü Livaneli'nin hayatını okurken her şey daha bir anlam kazanıyor ve belki de bir yanılsama olsa bile ben küçük halimle dahi o hüznü hissetmiş olduğumu sanıyorum. Hem o dönemlerde büyük ideallerle yaşamış insanlara büyük bir hayranlık duyuyorum, hem de şimdi sığ dünyamızdaki rahatlığa nelerin yol açtığını, anne babaların ne gibi korkularla çocuk büyüttüğünü daha iyi anlıyorum.

Çocukluğumun Soundtrackine büyük katkısı var Zülfü Livaneli'nin. Kardeşimin bebekken sadece Cem Karaca'nın "Ben bir ceviz ağacıyım"ıyla yemek yerdi, bu da hep canlı canlı aklımda kalan bir görüntü. Yeni Türkü'nün birçok şarkısıyla beraber bunlar bana sıcacık ve sanki eski fotoğraf sarısı renginde hisler getiriyor. En çok "Ey Özgürlük!" ama..

Özgürlük ile ilgili fikir, anlayış belki o zamankinden farklı olabilir. Özgürlüğe hep önem verdim, hep vereceğim. Deşifre oldum. Kaldığım yerden devam edeceğim.

10 yorum:

Bekriya dedi ki...

Benimde çocukluğumun kulak tınları Zülfü Livaneli şarkıları :))

Sevdalım hayat kitabını okurken çok yakından tanıdığım biri kitabı yazmış gibi geldi,hatta anlattığı pek çok kişi sanki bizim eve sürekli gelip giden kişilermiş gibi :)

Garip bi his ama anlaşılan yıllar yılı içime öyle işlemiş ki aileden gibi olmuş :)

Bekriya dedi ki...

bi de unuttum yazmayı şu deşifre meselesi :(( Bu hafta ben dahil ne çok kişinin başına geldi ya ,çok can sıkıcı.Geçmiş olsun sanada :)

Adsız dedi ki...

maalesef burası internet ve herkese açık, anonimite bi yere kadar :)

Adsız dedi ki...

Benim de çocukluğum Livaneli'yle, Cem Karaca'yla ve Yeni Türkü'yle geçti... (Tabii ki Barış Manço hepsinden evvel geliyordu.)
İlginçtir ben de çocukken Yeşilmişik'i pek sevmezdim.
İnsan büyüdükçe o şarkıyı anlayabilecek olgunluğa sahip oluyor sanırım.
Yazdıklarınızı okuyunca, bir an benim de çocukluğum gözlerimin önünden geçti.
-anonim 1

Adsız dedi ki...

slm Ayşe,
Ben bu desifre olayına cok uzuldum, Seni desifre eden kimdir nedir bilemem ama simdi senin yazı yazarken tüm özgürlüğün elinden alınmış gibi hissettim. dilerim Senin icin herseyin en iyisi olur... Sevgiler Defne

Topsy Kretts dedi ki...

saydığın tüm isimleri babamda çok severdi ve bizde arabada çok dinlerdik. hatta zülfü livanelinin ankara hipodrumdaki konserlerini unutamam, geçen hafta babama sordum hatta ne güzel konserlerdi onlar neden şimdi olmuyor diye. Çok kalabalık olurdu ve ben babamın omzundan izlerdim, hey gidi günler:D

Adsız dedi ki...

Merhaba ayşe,
Demek ki bizim dönemin çocukları hep aynı şarkılarla büyümüşler..Ben eve her gelene "Ben bir ceviz ağacıyım" ı dinletirdim zorla..ilk dinlediğim şarkı ya da ilk hatırladığım o..bi de hava bedava su bedava vardı..anlamazdım.. neden bedava olmasındı ki zaten:) Ben de Zülfü Livalaneli'nin anılarını okuyorum bu arada:)birden görünce ben de ben de demek istedim yazdıklarına:)
Didem

Adsız dedi ki...

İlahi Ayşe çocukluğuma götürdün.Bizim koro başımız ve en kuvvetli ses(haliyle) babamdı şimdi hatırlıyorumda ne heyecanla başlardı şarkıya aynı senin dediğin gibi. Bizimkilerin ekstradan Zeki-Metin teypkasetleri vardı onları hatırladım bide.
şimal

Ayse dedi ki...

bekriya,
aynen öyle. çoğu şeyi babam anlatıyormuş gibi okudum.. ve zor ama aslında kaçınılmaz bir şekilde, ne yapalım..

anonim,
aynen öyle, benim salaklığım.

anonim1,
tabi barış manço da ayrı. yediden yetmişyediye'ye katılıp televizyonda şarkı söylemek bir zamanlar benim hayatımın idealiydi, olmadı naparsın :)))

defne,
benim için belli kısıtlamalar getireceği kesin ama yine de olabildiğince özgür azmaya çalışacağım. göreceğiz, ben de bilmiyorum..

topsy kretts,
o konsere 500.000 kişinin katıldığı söyleniyor, haydi diyelim ki abartıyorlar, yarısı bile olsa inanılmaz!

didem,
ahahahah hava bedava, hatırlıyorum. sinemaların kapısı :)) aynı dönemde yaşadklarımız aslında ne kadar benziyor birbirine..

şimal,
zeki-metin kasetlerini hatırlamıyorum ben ama onların VHS kasetleri vardı bizde. Aşkolsun. Hala da hayatımda beni en çok güldüren yapımdır :)

Hande dedi ki...

Sevgili Ayşe,

Sana teşekkür etmeliyim :))) Yıllardır elimin gitmediği, çok sevdiğim Zülfü Livaneli ve Yeni Türkü'yü bu gece doya doya dinledim. (Hala dinliyorum ... )

Bunlar benim ilk gençliğimin şarkıları. Annemle yazlıkta geceleri balkonda oturup dinler, bağıra bağıra da söylerdik. Anneciğim çok severdi. Bir kaç sene önce çok sevgili bir yazlık çocukluk arkadaşımız kardeşimi 1 trilyon (şimdi oldu 2 trilyon) dolandırınca hayatımız tükendi ve bütün o güzel yazlık ve gençlik anılarımız uçtu gitti. Geçen sene de annemizi gencecik kaybettik. Ben bu CDlere bakamaz olmuştum.

Bu akşam senin güzel yazını okuyunca dayanamadım, hiç üşenmeyeip CDleri kolilerden çıkarıp dinlemeye başladım. (Bu arada 9 sene yaşadığım evden taşınıyorum, İstanbul'da bizim taraftan karşıya taşınmak (Avrupa yakasına) -biraz mecburiyetten, biraz mantıkla- şehir değiştirmek gibi geliyor.) Saatlerdir böğüre böğüre eşya toplayıp, şarkı söylüyorum, ama iyi geldi... (Sabah oldu, hala toplanıyorum, bitmedi. )
Kafamda top 5'lerimi bile yaptım :

1-Aşk Yeniden !!!!!!!!!!!!
2-Deliler
3-Bana Bir Masal Anlat Baba
4-Günebakan
5-Başka Türlü Bir Şey


1-Gözlerin
2-Ada
3-Gün Olur
4-Karlı Kayın Ormanı
5-Özgürlük


Bazen kişisel bir duygu ya da düşünce bile çok iyi ve pozitif ifade edildiğinde okuyana o kadar iyi geliyor ki ... Tekrar teşekkürler ...

Hande