10 Mayıs 2009

ich bin ingenieurin

Evet ben de istemiyorum buraya haftada bir yazı yazmayı ama özellikle adaptasyon süreçleri benim için sancılı geçiyor. Tek bir şeye odaklanıyorum; diğer şeyler için hiç vakit olmuyor. Aslında anlatacak öyle çok şey var ki..


Ankara hala gri. Mayıs ortası oldu; hala sürekli yağmurlar yağıyor, bulutlar kafamızdan eksik olmuyor. Genel görünüm mütamadiyen yandaki gibi. Ben bu sene havalar ısınsın istemiyorum. Nitekim yazın gelişi bende heyecan uyandırmıyor herhangi bir tatil beklentim olmadığı için. Ama yine de ışık, güneş ve biraz renk gerekli. Şarj olamıyorum yine. Sürekli tek bar kalmış gibiyim.



Yeni Türkü konseri çok güzeldi. Bağıra bağıra şarkı söyledik, şarap içtik, Ayşegül'le bol bol mızırdandık eski günleri anarak.. Her yere yerleştirilmiş prefabrik tuvaletlerde klozete sermek için koruyucu kağıt, tuvalet kağıdı, sabun ve akan bir musluk bulunmasına çok şaşırdım. Evet buna rağmen öyle çok hijyenik değil ama yine de böyle cehennem kalabalığının yaşandığı durumlar için bence dahiyane bir uygulama. Hala başka türlü bir şey benim istediğim ama ne olduğunu bulabilmiş değilim. Mezun kimliği çıkartmaya ölesiye üşenen ve 4 senedir (oha!) kapıda ehliyet bırakıp okuluna giren biri olarak, ya şenliğe beni almazlarsa diye korkup yanımda gerçek diplomamı götürdüm. Eğer kapıdan sokmasalardı kocaman diplomamı açıp gösterecektim! Olayı duyan herkes için günün fıkrası haline geldiysem de bu riski göze alamazdım. Elbette ki buna gerek kalmadı. Şarap şişelerini de bagajda stepnenin altına sakladık. Öndeki arabaları baya aradılar, benimkine bakmadılar bile. Galiba çok masum görünüşlü bir insanım!



Kursta çok merak ettiğim Gazpacho'yu yaptık. Bence süper bir şey oldu! Yaz günleri bol bol yapacağım ben bu soğuk çorbadan. Artık kursun sonlarına geliyoruz. Ben sanırım 2 derse daha gidebileceğim ve böylece bu dönem sona ermiş olacak. Ekim'den beri her cumartesi keyifli geçti. İyi ki attım bu adımı ben.. Haha, bu hafta kursa ING Bank reklamlarından aşina olduğumuz şef Maximillian geldi. Çok neşeli biriymiş..

Kurumayan saçlarımı kestirmeye karar verdim. 10 santim kadar kestirmeyi düşünüyorum. Böylece hala uzun saçlı olabilirim ama saçımı kurutmaya çalışırken kollarım kopmaz.

Anneler Günü'nde annem yanımda yoktu. Çandarlı'ya gitti. Annelerimizi sadece anneler gününde değil, senenin her günü hatırlamalıyız. Hahaha.

Haydi iyi haftalar. Thomas Bernard. Evet biliyorum olacak bir gün. Sadece zaman veremiyorum.

3 yorum:

gorkem dedi ki...

kurumayan saclar icin ben sadece koku kurutuyorum, cok da gur degiller cok sukur, ama bunlar kurumamis diyen evdeki insanlara da onlar kendi basina takiliyor zaten diyorum... ama ne yalan diyim ben de burada guvenecegim bi kuafor bulsam hemen kosacam..
bi de gazpacho'nun tarifini paylasman mumkun mudur ;)

Adsız dedi ki...

Ayşe konser alanındaki tuvaletlerin değişimine ve yeni haline şaşırmakla birlikte, oranın hala kabusum olmaktan çıkamayacağını düşünüyorum :)) ben yine çarşıdaki tuvalet sırasında dikilmeye devam etcem sanırım :))) sevgiler..

Adsız dedi ki...

Ayşe merhaba,
cook and fun yemek kursuna devam ediyorsun değil mi? iyi ki böyle bir adım attım demişsin ya ...aslında ben de bir arkadaşımla birlikte bu adımı atmayı epeydir düşünüyoruz ama istediğimiz verimi kısıtlı ssatler arasında alabilir miyiz diye endişe etmekten bi türlü o adımı atamadık henüz :// ne dersin cesaretlendirir misin bizi...? :) öğretici oldu mu saatler yetti mi? sevgiler...