3 Ağustos 2009

Hellim!

Hellim değeri pek bilinmeyen bir peynir. Oysa ki onunla yapılabilecek o kadar çok şey var ki. Tabi aldığımız haliyle kullanamamak, mutlaka bir işleme tabi tutma gereği onu diğer peynirlere göre daha az pratik yapıyor ama her güzel şeyin bir bedeli var, öyle değil mi?
*
Hellim Kıbrıs kökenli ve en yaygın şekilde kızartılarak kullanılıyor. Gözde büyütülecek bir şey yok aslında. En minik tavanızın altını açıp bir dakika kadar bekledikten sonra dilimlediğiniz (ya da hazır dilimli olarak aldığınız) hellimleri tavada 2-3 dakika kadar bekletirseniz voila!, hellim tam kıvamında olacaktır. Tost makinası da bir seçenek ama tava daha pratik. Izgaraya üşenmiyorsanız en güzeli o aslında..
*
Benim beslenme düzenimde en zor müdahale edebildiğim öğün kahvaltı. İlla ekmek, peynir ve domates yemeliyim her sabah.. Bazen aceleden dolayı içine birkaç dilim meyve doğranmış cornflakes yiyorum (onun da sadece ballısını yiyebiliyorum) ama bana hiç yetmiyor. 15 dakika sonra tekrar kallavi bir kahvaltı sofrasına oturabilirmiş gibi hissediyorum ve öğleni zor getiriyorum. Kahvaltı alışkanlığı olmayan insanları hiç anlayamıyorum. Ben gözümü her sabah istisnasız deliler gibi acıkmış şekilde açıyorum ve bir şey yiyene kadar da durulmuyorum, zaten kafam da çalışmıyor. Ayrıca birkaç dakikaya sıkıştırılmış da olsa kahvaltı keyfini kendimden esirgeyemem, bu haksızlığı kendime yapamam! :)
*
Konuyu fazla dağıtmayayım. Ekmek peynir ve domates yemezsem kahvaltı etmiş gibi hissetmediğimi söyledim. Tabii bunların hepsi ayrı ayrı önemli öğeler. Herhangi bir ekmek, peynir ya da domates benim tabağıma gelemez :) Ekmek konusunda son favorim Cumhuriyet'in köy ekmeği. Kendi başına poğaça tadında. Kızartınca muhteşem oluyor. Beyaz ekmekten daha çok seveceğim bir ekmek olaabileceğine ihtimal vermiyordum, meğer varmış. (Kepekmiş, çavdarmış gibi tahtaya benzeyen hiçbir ekmeği ağzıma layık bulmadığımı ve haliyle uzağından yakınından geçmediğimi sanırım biliyorsunuz.) Peynir konusunda ise benim için tüm zamanların favorisi Emmental, Scamorza Affumiciata (İtalya'daki lezzeti bulmak pek mümkün değil ama tütsülenmiş bazı peynirler bazen buna benzeyebiliyor) ve tabii ki Mozzarella. Türkiye'de üretilen peynirlerden beyaz peynir için favorim Tahsildaroğlu Ezine Koyun peyniri, kaşar için Sütaş ve hellim için Bahçıvan. Sadece burger peyniri denen Cheddar ve tulum peyniri yemiyorum ama bu da pek kısıtlayıcı olmuyor.
*
Peynir ekmek ve domatesle yapabileceğiniz şeylerin sınırı yok. Ben her sabah resimdeki gibi bir bruscehtta yapıyorum. En altta bir dilim köy ekmeği. Normal dilim ile 2 tane kadar ediyor. Üzerine keyfime göre biraz zeytin ezmesi ya da birkaç damla zeytinyağı. Üzerine bir çeşit peynir ve domates. Peynir çeşidine göre ise maydonoz, roka ya da fesleğen.. En son yaptığım bu hellimli bruschetta biterken öyle çok üzüldüm ki vaktim olsa neredeyse bir tane daha yapacaktım.. Allahtan geç kalıyordum :) Kullandığım hellim hamburger köftesi gibi yusyuvarlak şekilde satılanlardandı. Aslında çiçek ekmekle harika sandviçler de yapılabilir bu yuvarlak hellimle. Ama ben sandviçtense böyle yayvan halde yemeyi seviyorum. Her lokmayı görelim değil mi ? (İleride bu satırları okurken obezitenin benim için sürpiz olmadığını dehşetle fark edecektim sevgili okuyucu!)
*
Hellim ile yapılabilecek bir diğer şey de makarna. Kızartmak yerine sıcak makarnanızın üzerine hellim rendelerseniz harika bir tat veriyor. Çok sade bulursanız pesto sosla denemenizi öneririm. Ben hiç pişirmeden cherry domates doğruyorum hellimli makarnanın üzerine.. Yaz günleri için harika oluyor..
*
Elbette hellimli salata da bir seçenek. Ama salatanın limonunu (ben zaten tuz koymuyorum, eğer koyuyorsanız onu direk eleyin.) kontrolsüz koymayın. Hellim zaten oldukça tuzlu bir peynir.. İstiyorsanız kullanmadan önce bir miktar suda bekletebilirsiniz. Ben sadece yıkayıp kuruluyorum.
*
Hellimin patlıcanla harika gideceğine dair sağlam önsezilerim var. Parmigiana'da kullanılan mozzarella yerine hellim konabilir.. Patlıcan, domates sosu ve hellim katları fırında müthiş olabilir.. Bu denenecek. (Haha! Google'a Parmigiana yazınca ilk sırada neredeyse 3 sene önce bu zamanlarda yazdığım parmigiana yazısı çıkıyor! 3 sene ya!! )
*
Kendime not: Akşamın bu saati yine aklında şeytani fikirler dolaşan Ayşe, mutfağa hiç uğramadan birkaç gün sonra başlayacak tatili düşünerek oturduğu yerde otursa (hatta aslında koşsa filan) çok iyi olacak..
*
Size not: Her tatil öncesi olduğu üzere, şimdi de 2 haftadır yediğime içtiğime dikkat ediyorum. 3 kilo vermişim. Haliyle yoksunluk sendromu nedeniyle bir yemek yazısı farz olmuş. Ne kadar uzun yazdığıma hayretle bakıyorum şu an.. Vay be.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

aysecim,
tatil yazilarini bekliyoruz :))

Abuk Kraker dedi ki...

Herkesin ıyy dediği ama benim bayıla bayıla yediğim koyun peynirini bi seven daha bulmam yıllar sonra kaybettiğim kardeşimi bulmam gibi bişey oldu.
Seni seviyorum Ayşe!

~PakKaramu~ dedi ki...

Pak Karamu visiting your blog

bembi dedi ki...

senin yüzünden gittim tansaştan hellim aldım :))

Girls-on-blog dedi ki...

Kahvaltın nefis:)
Biz de SADE icin hellimli bir tarif urettik ara sıcak olarak veriyoruz.Icki sofrasina da cok yakisiyor.
En iyis ben bir tarif ve fotograf esliginde paylasayim bunu :)
Sevgiler Alacati'dan:)

İlk... dedi ki...

oof ne çok severim...salatasına bayılırım... :) canım mı istedi ne?

:):)

yazıların süper bu arada yavaş yavaş sindire sindire,kitap okur gibi geçiyorum senden...:)

sevgileeer.