6 Eylül 2009

orda bir ev var uzakta..



Çandarlı'ya varış kahvaltısı.

Hemen gazinodan kaşarlı pide.

Hemen ev yapımı beyaz peynir, kaşar loru ve elbette yeni toplanmış tarla domatesi üzerine bahçeden fesleğen!

Utanmasam evin bahçesindeki çam ağacına sarılacağım!


Türk kahvesi + Salem.

Fal.

Gelene geçene "Merabaaa, hoşbulduuuuk! Evet 2 hafta kadar. -Ay sen ne zaman böyle oldun, daha yeni şu kadarcıktın karşılığı olarak - Hihihihi. Görüşürüüz" demek.
*
*
*








This is boyoz.

Sadece İzmir'de bulunur.

Milföy donut gibi bir şey.

Kahvaltı için mükemmel üstü 2.

*
*
*

*
*




*

Anne-baba yatak odası.
Odam kireçtir benim.

Minimal kütüpane.

Düşerse kafan kırılır.

Annem günün 6 saati sudoku çözüyor.

Şeytani diye bir seviye.

Ben zorları baya zor yapıyorum.

Kolayları hemen yapıyorum :)





Aaa o fesleğenler oradan nasıl çıkmış?
Annem karoların arasına fesleğen dikmiş!

Yeşil ne güzel.

Demiştim ben.

Ege'ye geldiğinizi yeşilin tonundan anlıyorsunuz.

Yoğun koyu canlı bir yeşil.





Denizden gelince havluları arka bahçedeki ipe asmalıyız.

Ve kesinlikle üzerlerine mandal takmalıyız.

Çünkü Çandarlı akşamları çoook rüzgarlı olur.

*
*
*
*
*






Ayna ayna söyle bana:

Nasıl oluyor da pırasa saçlarım dalga dalga oluveriyor burada?

Tırnaklarım ve saçlarımın hızına yetişmek mümkün değil.

Bi ton para ile bakım yaptıracağınıza saçlarınız uzasın diye, 2 hafta burada kalın, sonuca ağzınız açık kalsın!














Bahçe değil amazon.

Huzurlarınızda nar ağacı.

Karşısı deniz.

Üzerini sarmaşık sarmış olan palmiyeyle aynı boydayken resmimiz var.

Galiba o benden biraz daha fazla boy atmış.

3 metre filan oldu.










Nanelerin arasında bir salyangoz.

Napıyorsun salyangoz?

Hayat boyu Çandarlı'da mı yaşadın?

*

*





10 yorum:

Topsy Kretts dedi ki...

fotoğraflar içimi açtı, çok güzel. teşekkürler.

sentekbizikimiz dedi ki...

efe der ki : ipekle biz size komşu olsak, oraya yerleşsek filan... off offf offfff.... :/

emelo dedi ki...

pardon, orasi cennet mi? Cok istedim cok..

çınar dedi ki...

çandarlıya hiç gitmedim. ama fotolarla öyle bir anlatmışsın ki orada olmak istedim. nar ağacının altında nane kokusu burnumda

NAZ'LI HAYAT dedi ki...

oooffff diyorumm :):) cennet diyorum sabah sabah :)

Adsız dedi ki...

papatya pansiyon mu burasi?
LeyLa

zeya dedi ki...

insanın herşeyi bırakıp Ege'ye yerleşmesine neden olacak bir post bu. Özellikle bir pazartesi sabahı okunursa :):)

Ayse dedi ki...

topsy kretts,
:) benim de! hem içim açılıyor hem çok özlüyorum!

sentekbizikimiz,
bekleriz, okey masalarında da hep yer var :)

emelo,
seneye yaza beklerim emelcim, yerinde test edip görmüş olursun :)

çınar,
hem keşfedilecek diye korkuyorum hem de herkes burayı görsün istiyorum!

nazlı hayat,
di mi? :)

leyla,
hayır, bizim ev :)

zeya,
kavimler göçü başlasın! :))

Evin Kedisi dedi ki...

Nasıl güzel bir balkondur o öyle :) Ben de çok beğendim fotoğrafları, bakarken bile içim açıldı.

Gonca dedi ki...

Uzak diyarlarda okuyunca içimi ısıtan blog sahibesine teşekkürler.. Bu arada ben boyozu çok seviyorum:)