25 Ekim 2009

ben iyiyim.

Ne zamandır bir header yapmak istiyordum, sonunda oldu. İnsan bir şeye üşeniyor üşeniyor sonra o şey 5 dakikada bitiverince kendine gıcık oluyor. Yap işte bir şeyi aklına gelince. Yok.
*
Cuma gecesi çok içtik. Ben zaten ne biçim bir bünyeye sahibim hala anlayamadım. Bu kadar mı ruh haline bağlı gelişen sarhoşluk olur. Bazen aynı miktar (utandığım için yazmıyorum!) hiiiç etki göstermezken, bazen çok fena dağıtabiliyor. Moralim bozuk olunca galiba 2 kat etkili oluyor benim üzerimde alkol. Sanırım Kurtuluş bir daha çalıştığı yerin lokaline gidemeyecek bizim yüzümüzden; haliyle biz de gidemeyeceğiz oraya :) Nurşah da bizimle ilk defa yemeğe gelmişti. Çok süper bir giriş oldu onun için Çandarlılılar grubuna. Biz hep böyle değiliz Nurşahcım, gerçekten aslında çok aklı başında insanlarızdır! Özellikle ben bak. Onlar hep böyle sulu, zevzek filan; ben arkadaş kurbanıyım. Allahım lütfen kimse Ufuk'un dediklerini duymamış olsun :)
*
*

Pazar günü Baran, konuşan bir yemek yedi. "Dikkat içimde kürdan var!" diyen Tavuk Midye ne kadar da düşünceli bir yemek, keşke balıklar da kılçıklarını haber verseler. Bu garip olay elbette ODTÜ'de cereyan etti. Ankara'da Ekim sonu hala mükemmel hava.. Çoktan botları çizmeleri giymiş olurduk biz. Ben çok memnunum bu durumdan, birazcık daha devam etsin lütfen. Türk kahvesi + Salem + Lezzet Şöleni miydi Şelalesi miydi ne öyle bir tatlı. Bu ara bol bol serotonin salgılatmalıyım kendime. Yürüyüş yapalım dedik. Baran bizi başıboş köpeklerin dolaştığına dair tabelalar bulunan Yalıncak yürüyüş yoluna soktu. Okul gerçekten meditasyon yeri. İçinde koskoca bir orman var. Ben toplam 1 ayda yürüdüğümden daha fazla yürüdüysem ve neredeyse tam bir ODTÜ turu attıysak da, yine de Baran'a yaranamadık. Bu yürüyüş çok iyi geldi. Elbette tempolu filan değildi, bildiğin salına salına, sağa sola takıla takıla (ikileme ikileme!) yapılan bir yürüyüştü. Havalar iyice soğuyana kadar her pazar yapılabilir bence.
*
Dexter'a mı yoksa How I met your mother'a mı başlasam diye düşünüyorum. Nevra şu an için How I met your mother'ın bana daha uygun olacağını söyledi :) Kandid'i okuyor olmak da sanki kozmik bir gücün bana hediyesi.
*
Ankara'da domuz gribi sebebiyle biri öldü ve daha hava 25 derecenin altına bile inmedi. Ben çok paniğim ama kimse benim kadar ciddiye almıyor. Okullar da bir hafta tatil oldu. Çok korkuyorum. Biz bu konuyla baş edemeyeceğiz ve aslında tedavi edilebilecek birçok vaka ihmalden güme gidecek diye ödüm patlıyor. Bugün bir alışveriş merkezinde maskeli insanlar gördüm. Galiba bu alışkanlığı edinsek iyi olacak. En azından paranoyadan delirmekten iyidir.

7 yorum:

nergisce dedi ki...

header süper, hangi programla yaptigini blirtirsen sevinirim.
sevgiler:)

b. dedi ki...

ODTU'de sonbahar ne kadar guzel, kac sene oldu saymiyorum artik. Ankara'da yasamanin en guzel yani hafta sonlari ODTU'ye gidebilmek olsa gerek :)

nymphea dedi ki...

Kesinlikle How i met your mother dan yana kullaniyorum oyumu.. Cok egleneceksin:)

Benim Hayatim dedi ki...

Header güzel olmuş. Hangi prog. ?biraz detay lütfen :)
İki dizi de ayrı ayrı güzel.

Gülmek istiyorsan HIMYM,
adalet duygusunu hisseddip oh be demek istiyorsan Dexter ki bu sezon Dexter'a da çok gülüyorum.

HaNdE... dedi ki...

How I met your mother....:) Geberiyorum gülmekten :)

Nurşah dedi ki...

Kesinlikle çoook eğlendiğim bi yemek oldu...asla zannettiğin gibi kötü şeyler de düşünmüyorum, aksine gülmekten yanaklarım kasıldı, acayip eğlendim.Bir dahaki çandarlılar aktivitesinde görüşmek üzere:)uzak bi tarihde olmasın, çok sevdim ben sizi :D

Adsız dedi ki...

domuz gribinden ölen 4. kişi de gazi hastanesinden çıktı, ayşe maske takan varmı çevrende senin bu konuda bilgin nedir, bu konuya özel bir yazı yazar ve paylaşırsan sevinirim, ki maskenin de faydası yok diyenler var mesela. çok gerildim bu kış çok uzun geçecek anlaşılan. sevgiler..