23 Aralık 2009

bu sıralar başıma gelen 2 komik olay

1. Bazı sözcüklerin Türkçe karşılığı olmasına rağmen İngilizcesinde ısrarcı olmak ne kadar salakçaysa, aynı şekilde bazı şeyleri de illa ki Türkçe'ye çevirmeye çalışmak da bir o kadar salakça. Bunun en son örneğine göz makyajı temizleyicisi almak için girdiğim Strawberry.net'de rastladım. İsimli bilmediğim bir markanın -Bourjois imiş- aşırı komik isimli "wish you were here" serisine ait makyaj malzemelerinin çevirisini görmemle gülmeye başlamam bir oldu. "Burada Olmanı Arzulardım" olarak çevrilmiş artık mecburen hafif erotik çağrışımlı makyaj paleti benim yine "Ulan hayatta birilerinin işi bunların ismini çevirmek" diye düşünmeme sebep oldu.
*
2. Kuruyemişçinin önünden geçerken "Aşureniz mübarek olsun" yazısını bir an "Yılbaşınız mübarek olsun" olarak okudum ve gülme krizi tuttu. Vitrine bakarak güldüğümü -ki sanırım tüm olay 3 saniyede gerçekleşti, elbette vitrinin karşına geçip kahkahalar atmadım- nasıl olduysa fark eden kuruyemişçi "Neden güldün abla, ne oldu birden?" dedi -Ben bu insanların medeni cesaretine hastayım-. Ben de elbette aklımdan asıl geçeni söylemeyip, "Aşure zamanı gelmiş ya, bilmiyordum, ona sevindim" dedim salak gibi. Aptal mısın Ayşe ya, "Size ne pardon? Allah Allah, cık cık cık " filan de yürü git, ne açıklama yapıyorsun sokaktaki adama. Deli miyim neyim anlamadım. Ya da kuruyemişçi deli. Beni gafil avladı. Aşureyi de bir sevmem, bir sevmem ki sorma. Boşuna yalan bak!

2 yorum:

özlem dedi ki...

Harika yazmışsın.Kuruyemişçiyle diyaloğunuzda artık kahkahalarım öbür odadan bile duyuluyordu.Çok hoş..

Adsız dedi ki...

Wish you were here kısmının komikliğine bende katılıyorum ama Bourjois diğer ülkeleri bilmem ama ingiltere de ünlü bi markadır..