11 Ocak 2010

bulamaç

Geçenlerde Ayşe Arman şöyle bir yazı yazmış. Benim de Dilayra sayesinde haberim oldu. Yazı gönderenleri okuyunca çok hoşuma gitti. Herkes bır bır konuşuyor çekip gitmek hakkında ama işte birileri yapmış, demek ki olabiliyor. Asıl dikkatimi çeken de yazının sonundaki şu kısım oldu:

*
"Sade bir hayat için... BAKIN OKURLAR NERELERİ ÖNERİYORLAR?
Likya- Fethiye... Bodrum- Çömlekçi Köyü... Çandarlı- İzmir... Dikili- Bodrum... Sapanca-Kırkpınar... Bağla Köyü-Bodrum... Marmaris- Bozburun... Urla-Çeşmealtı... Giresun... Tuzla... Bozcaada... Datça... Mazı Köyü-Bodrum... "

*
Sürekli yazarların hatasını bulmak gibi bir derdim yok. Yalnız Dikili Bodrum'da değil, birkaç yüz kilometre ötesinde İzmir sınırları içinde yer alır. Bu tüm online haritalardan toplam 5 saniyede edinilebilcek bir bilgidir. (Bodrum'da bir Dikili olma olasılığı var mı?) Neyse, fark ettiyseniz Çandarlı'nın da adı geçmiş. Hem yolu oradan geçen şanslı azınlıktan olduğum için mutlu oldum, hem de "Eyvah! Çandarlı bu şekilde afişe edilmeye devam ederse bütün sakinliği gider!" diye düşünüp korktum. Bişey olmaz aslında. Yine herkes konuşur konuşur, topu topu 3-4 kişi kıçını kaldırmayı becerir. Ben bile oranın olduğu yerde sakin sessiz beklediğini bilerek senede 3-4 gün gideyim diye bekleyip dururum. Oranın muhteşem peynirleri de öylece bekler durur.

çın çın çın çın

Gerçek hayata dönersek:

Yahşi Batı'nın galası.- Ama Cem Yılmaz'ı göremedik, hangi salonda olduğunu bile göremedik hatta!-

Ayşegül ve Baran'ın doğumgünü çakışması sonucu toplu doğumgünü karaokesi. Aynı insanlar çıkıp "I will survive" sonra 5 dakika sonra da "Elveda Meyhaneci" söyleyince etraftaki gruplar bizi muhtemelen deli sanmışlardır. Neyse, no problemo.

Sonra sonra:

Battaniyem.

Kaldı son 60 parça.

Demek oluyor ki 30 saat.

Sanırım bu da demek oluyor ki 1 ay.

Şubat ayı sonunda bitmiş olursa kendime bir hediye alayım bari.

Artık gerçekten bir cupcake kolye istiyorum. Etsy'den kendime bir tane ısmarlayacağım şubat sonuna bitmiş olursa.

*

*

*

Annemin yaptığı bu tabloyu çok sevdim.
Ofise götürüp tam karşıma astım.
*
Bir de bu filmi seyrettim. Ağzım açık kaldı. Hala aklım orada. Spor yaparken film seyretmek iyi oluyor. Zaten eğer benseniz bir şey seyretmeden spor yapmak mümkün olmuyor. Bu sefer koşu bandının üzerinde hüngür hüngür ağlayarak bir ilke imza attım. Allahtan bir spor salonunda değildim. Bu Saoirse Ronan galiba daha büyümeden Meryl Streep olacak. Atonement'da harikaydı, bu sefer oradaki performansını da aşmış. Kendisi 1994 doğumlu. İnsan yaşlandığını böyle şeylerden anlıyor. Benden 12 yaş küçük birinin Oscar adaylığı olabiliyor; vay anasını sayın seyirciler.
*
Evet. Çorba ya da kış türlüsü ile yarışır karışıklıktaki postuma burada son verirken, yeni gelen haftanın bir halta benzemesini temenni ediyorum.

8 yorum:

serpil dedi ki...

Filmini bilmiyordum, kitabını okuduğumda günlerce etkisinden kurtulamamıştım zaten.Demek film de etkileyici.

Nihan dedi ki...

Annenin tablosu muhteşem.

zeya dedi ki...

benim battaniyem 3 kışa kalmaz bitecek. daha çok var çok :(:(

Artık koşu bandında düşmeden miğdem bulanmadan kitap bile okuyabiliyorum. Eğer kendimi filme kitaba vs kaptırmazsam 15 dakikanın sonuna gelemiyorum.

Adsız dedi ki...

bu battaniyeden bende yapmak istiyorum.. ama bu motif nasıl yapılıyor bilmiyorum. Aşama aşama anlatan bir site var mı Ayşe? Yada sen blogunda buna yer versen ne kadar makbule geçer..
sevgiler.. duygu___

HaNdE... dedi ki...

battaniyen bana çocukluğumu hatırlatıyor yahuuu :))

SerpiL dedi ki...

aaaaaaa ne battaniyesi ayol ben bunla şal nyim yaparım renk renk cıvıl cıvıl tam benlik yahu bu blogu niye izleyemiyorum ben:(

Ghanima dedi ki...

toplam kaç motif olacak?

Adsız dedi ki...

eveet bende aynı şeyi sormak istiyorum, toplam da kaç motif olması gerekiyor?