10 Nisan 2011

come va?

- Bugün arkadaşlarıyla uzuuuun süren şen şakrak bir kahvaltı yaptı, keyfi yerinde. *


- Cem Yılmaz'ın gösterisine bileti var, yuppi! *


- Biletleri bitirmezseniz Amy Winehouse'a da gidecek. *


- İştahı tavanda ama kilo almıyor, hatta nasıl oluyorsa veriyor (tahtalara tak tak), bu gidişatla bir anda 5 kilo alacağından emin. Her gün "kurabiye güzeli" yemek gibi bir icat çıkardı ve bunu en istikrarlı davranışı haline getirdi. *


- Masterchef'teki Tuğsan restoran açsın istiyor. *


- Anlaşılan o ki domain alamayacak çünkü aldıktan sonra onunla nasıl baş edeceğini anlayamadı.


- Norwegian Wood'a bileti olduğu halde gidemedi ama filmi buldu ve izleyecek. Korsanlığıyla barışık. - Dekorasyon dergisi satışlarını canlandırıyor. *


- Dandik bir şey için omzuna tek bir tane dikiş atıldı. Son dikiş tecrübesinden beri teknoloji oldukça yol almış. Dikildiğinden beri canı hiç acımadı. Küçükken suratına uyuşturulmadan dikiş atıldığı için bu konuda fobisi var(dı ama artık geçti). *


- Macarons d'Antoinette'in makaronlarına ayrı, kutularına ayrı bayıldı. *


- 29 yaşını doldurmuş bir kişi olarak ne zaman ideal nemlendiricisini bulacağını merak ediyor. *


- Ufo'yu sirke verecek zira kedi durduğu yerde 1.5 metre kadar zıplayabiliyor.

4 yorum:

$afak dedi ki...

Tuğsan arkadaşım tanıştırayım beraber açın :)

topuklu ayakkabı giyen kedi dedi ki...

Ayşe, Tuğsan konusunda hemfikirim...:)
Okulun proxy ayarlarının ilk defa veritabanı arama haricinde bir işe yaradığını ve blogları bitme üzere olan okulum sayesinde takip edebildiğim için çok mutluyum, biz yine de okuyoruz seni, sen daha çok yaz :)

Ayse dedi ki...

şafak,
yapma ya:)valla yarışmada sms gönderilse yemekleri yemeden destekleyeceğim kendisini. tuğsan fan club :)

tagk,
teşekkürler!

Seda dedi ki...

Norwegian Wood maalesef kitabı kadar sarmıyor. Kitabın ilişkileri anlatırken verdiği yoğunluğu, bağlılığı veremiyor. Murakami hayranı biri olarak her zaman kitaplarından yana olacağım sanırım. Bakalım sen nasıl bulacaksın..