14 Ekim 2011

iş-ev rutini şehir tanımıyordu!

Ben hani "Yeni Başlayanlar için İstanbul" serisi yapacaktım ya, ne güzel patladı o seri; değil mi? Ev-iş ağırlıklı bir düzene geçtim ve şehirde boş boş gezerek tuhaf tecrübeler edinme şansım azaldı. Akşam geç saatlere kadar çalışınca da açıkçası hangi şehirde yaşadığımın pek farkında olamıyorum. Hiç deniz görmedim mesela bir haftadır. Yalnız İstanbul'da geçirdiğim şu mini mini süre içinde anlamamanın imkansız olduğu bir şey gördüm: Herkes sürekli trafikten bahsediyor! Özellikle taksi şoförlerinin performansı inanılmaz. Hem bütün gün trafiğin içinde canın çıksın, hem de tek sohbet konun bu olsun. Sadece taksiciler değil, herkes sürekli trafikten bahsediyor. "Çok sıkıcısın!!" diye bağıracağım birine, rahat edeceğim. Bu şehirde yaşayıp da bu konudan uzak durmak mümkün değil farkındayım da, konu hakkında konuşuldukça içim daralıyor. Benimse trafikle ilgili tek derdim şu: Sabah 15 dakikada gittiğim yolu akşam neden 1 saatte gidemiyorum? Sabah işe giden sayısı bu kadar azken, akşam işinden dönen insan sayısı nasıl bu kadar çok olabilir? Bu insanlar işe benden geç gidiyorsa neden benimle aynı saatte dönüyorlar?

Bir sonraki konuda şunları inceleyebiliriz: Taksi bulamama konusu. Çevrenizdeki 8 tane durağı arayıp taksi bulamama konusu. Sizi almayan boş taksiler konusu. Taksiciler bizimle dalga mı geçiyor konusu. "Nerden gideyim abla?" sorusuna konuya çok hakimmiş gibi cevap verme taktikleri konusu. Hiç yol bilmezken konuya çok hakimmiş gibi davranma taktikleri konusu. Taksicinin taktikleri yememesi konusu. Taksi konumuz zengin içeriğiyle sizi büyüleyecek!

Ve konuyla ilgili fotoğrafım olmadığı için "Ev hanımıyken yaptığım gezilerle avunuyorum" kontenjanından: Kahvaltıya gidilen Karaköy Namlı'da ahtapottan gözünü alamamak. Kahvaltıda ahtapot yesem ne olur diye düşünmek. Ne olur ki ya? -hala düşünüyorum, bence bişey olmazdı :)


5 yorum:

Ayazma dedi ki...

:))) O yol bilgisine hakimmiş gibi yapma konusunda ihtisas yapmışlığım vardır. Sonra da taksiciyle birlikte pek çok kez kaybolmuşluğum vardır. Aaa bir de korsan taksi çağırıp taksiye binmemin akabinde, polis tarafından basılmışlığım vardır. Bir Ankaralının İstanbul maceraları..

elma+Z dedi ki...

bizde tamda bu hale gelmis iş-ev cemberinde hızla donup istanbulda oldugumuzu unuttuk. neticede bodruma tasındık. simdi arada gidiyoruz ve eskisinden daha cok yer gezip keyif alıp istedigimiz semtlerdeki otellerde kalıyoruz. istanbul uzaktan yasanıyor galiba.

Irem N. dedi ki...

Bu isi sahsen su sekilde cozdum:
Kendine en yakin taksi duragi ile konusacaksin nerede olursan ol onlarin duragini arayip lokasyonunu bildirip yakinlardaki taksilerini gondermelerini isteyeceksin :D

Epicurious dedi ki...

Müşteri almayan ya da başka abukluklar yapan taksi şoförlerini şikayet etmek için bir telefon hattı var 444 1 523.. İlgili haberin linki de burada http://gundem.milliyet.com.tr/taksici-terorunu-yok-etmenin-yolu/gundem/gundemdetay/06.07.2011/1411003/default.htm

Lulu dedi ki...

elma+Z'ye cok ozendim ne guzel Bodrum'a yerlesmisler. Ankara'ya tasinma karari aldim ben de Istanbul uzaktan daha guzel yasanir diyerek. Namli'da sabah kahvaltisinda gozumuz donup biz de ahtapot ve deniz urunleri salatasi almistik, sosuna bana bana parmaklarimizi yemistik:)