25 Mart 2012

17 derece

Doğum günü kutlamalarım çerçevesinde bir kez daha sürprizi yuttum, gece çok dans ettim, çok eğlendim, gündüz evde süper keyif yaptım, hasret giderdim, şımara şımara bir ondan bir bundan yemekler yedim, hatta senenin ilk eriğini yedim, pastacılık tarihinde adı geçmesi gereken "mutfaktaki Ayşe" pastasını üfledim, 30 oldum. Birlikte bu kadar iyi vakit geçirebildiğim insanların hayatımda olmasının en büğyük hediyem olduğunu düşündüm.

Hımm, bununla kapışamaz ama artık hayatıma çok etki edecek bir hediye daha var. Kocaman ve etrafı gözümün gördüğünden daha güzel gösteren bir fotoğraf makinem oldu ve bunlar da onunla ilk yakınlaşmalarımız: Hiç oynamama bile gerek kalmadı fotoğraflarla. Vay be. Daha çok çok çok kurcalamam gerekiyor onu değil mi? (Fotoğrafların boyutundan dolayı blogun okunmasında sorun yaşayan varsa bana haber verebilir mi? İlk defa bu fotoğraf boyutunu kullanıyorum, gözüme devasa göründü, emin olamadım. Teşekkürleeer.)



 Hava artık 17 derece. Bahçede hayat başlıyor. Tabii bu sadece mangal demek değil!

Tırmırık çok düşünceli. Kesin Ufo'yu nasıl tuzağa düşürsem diye planlar yapıyordur.



Benim için baharın geldiğinin resmihabercisi, senelerdir bahar geldi duyurusunu yapma sebebim erik tadımlık olsa da Mart ayını ve doğum günümü şereflendirdi. En güzel hediye konusunda tereddütlerim büyük blog.


Benim için hala Ankara'nın en güzel yanı İstanbul'a dönüşü filan değil. Ama bu gün batımı yolculuğu güzelleştirdi.




Yine hareketli bir hafta geliyor. Bir sürü bilinmeyenli denklemler. Dolapta yaprak sarma var. Her şey daha kolay görünüyor gözüme.

3 yorum:

Çavlan dedi ki...

doğum günün kutlu olsun! fotoğraflar çok güzel ve blogun okunmasında sorun da yaratmıyor, ancak 3.sü hariç sağ tarafları kesilmiş, kırpık görünüyorlar, üstelerine tıklayınca tam görüntülenebiliyorlar ancak.

Buket dedi ki...

demek aynı ayda doğduk :)) mutlu yaşlar!! ama en güzel yaşlardasın, kıymetini bil canım...

Sokak Lambası dedi ki...

Fotoğraf makinen süper fotolar çekmiş, markası ne? modeli falan