28 Mayıs 2012

Bodrum'da sezon açılmış.

Bu gelip gitme işleri beni nasıl idare ediyor anlatamam. Hafta sonu bir yerlere kaçmak benim için bileti alırken ayrı adrenalin, yolculuk yaklaştıkça hafta ortasından itibaren ayrı adrenalin. Yavaş yavaş Cuma akşam başlayıp Pazar akşam biten Ankara seferlerini kıyı şeridine kaydırıyoruz. 23 Nisan Çandarlı-Cunda'dan sonra geçen hafta sonu Bodrum'a gittik. 2 günde kendimize geldik. Biletler çıldırmadan herkese tavsiye.


Herkesin konusu bu: Bu sene bahardan hiçbir şey anlayamadık. Hep boğuk, yağmurlu, kapalı hava. O yüzden yaz havasına girmeyi bırak, bahar havasına bile giremedik. Ben daha hiç açık ayakkabı giyemedim. Babet giyerken tereddüt ediyorum. Bu arada bebetten nefret mi ediyor erkekler gerçekten, böyle bir şey duydum, şaşırdım? Bana da hep zarif gelir. Hem pantolonla hem elbiseyle çok severim. Yoksa bu da tayt gibi kadınlar ve erkekler arasında daimi bir tartışma konusu mu? Neyse, Bodrum'a gidince başka ülkeye tatile gitmiş gibi oldum bu yaza hazırlıksızlıktan dolayı. Evet usulen bikiniler kondu bavula ama pek inancım yoktu deniz sezonunu açmaya.


Cuma akşamı yağmurla başladı tatil. Ama sonra giderek hava ısındı. Denize girdim, plajda kitabımı okudum.
Yine iki gün mucizesine şahit oldum. Çok iyi geldi be günlük. Biz burada hala ceket mont yaşarken insanlar orada çoktan sezonu açmış. Körfez, Adamik şimdiden geceleri tıklım tıklım. Hatta balıkçılar için rezervasyon gerekiyor. Evet geceleri yine serin. Bir hırka şart ama güzel güzel oturuluyor.


Bitez sahilinde yürüyüş yaptık. Şöyle bir yazlık bahçesi gördüm. Buldukları her şeyi saksı yapmışlar. Kot giydirilmiş manken, lavabo, yağmur çizmeleri, boyanmış tenekeler.. Modern sanat açık hava müzesi!


 Plajlarda şezlonglar, şemsiyeler her şey yerli yerinde. İnsanlar gelsin doldursun diye hazır her şey.


Akşam yemeğini Gemibaşı'nda yedik. Çiğ barbun ile yaptıkları mezeyi özellikle çok beğendim. Kabak çiçeği dolmasını ise bulup da kaçırırsam rüyama girer. Gemibaşı'na rezervasyonsuz gitmek riskli. Önceden arayın, kapı önündeki masalardan ayırın yerinizi.


Asıl büyük olay akşam yemeği değil öğle yemeği oluyor benim için Bodrum'da. Çünkü Kısmet fenomeni var. Ve onun için ayrı bir post gerekli.

Bu halini çok sevdim Bodrum'un. Eğlenmeye ant içmiş insan kalabalığı henüz sokaklardan taşmıyor ama in cin de top oynamıyor.

Orada sezon açılmış, burada Pazar gecesi, yarın sabah iş. Kaç yaşında bitiyor bu ilkokulda Pazar akşamları hiddesilen ruh sıkıntısı? Hangi yaşa tekabül ediyorsa eminim yaz döneminde değildir. Pazartesi çoşkusu yazın dorukta.

6 yorum:

titrekkelebek dedi ki...

Kot giydirilmiş manjen, kavabo, yağmut çizmeleri...:) geç saatte blog yazmanın cilveleri...:)

Nesrin dedi ki...

Tam zamanı Bodrum'un desene.
gidip de o saksıların olduğu bahçeyi görmezsem oturur ağlarım! :)

Adsız dedi ki...

Merhaba, Hangi otelde kaldınız acaba? Arzu Türk

Lulu's life dedi ki...

nefis bir hafta sonu olmus.. Ben henuz kabakcicegi sezonunu acamadim ama yakindir ;) Bahce de ne kadar keyifliymis.. Sahipleriyle tanismak isterdim ;)

Adsız dedi ki...

Gene fotograflar harika! Her biri kendini o kadar güzel anlatıyor ki.. Okuduğun kitabı merak ettim? Sevgiler, Duygu

Ayse dedi ki...

titrekkelebek,
evet öyle olmuş ya, doğru tespit! düzelttim, teşekkürler!

nesrin,
sahipleri görse ne düşünecek acaba :)

anonim,
otelde kalmadık, eşimin ailesinin yazlığı :)

lulu's life,
bitez sahilinde rastlayabilirsin!

duygu,
Çok teşekkürler! Barış Bıçakçı - Veciz Sözler. Tavsiye ederim.