2 Kasım 2006

Bedtime Stories

Benim başucum böyle bir yer. Asla tek bir kitap olmaz başucumda. Hep böyle üstüste dizilmiş bir kaç kitap olur gözümün önünde. Bunlar çok yakın zamanda okunacaklardır. Alt raftada okunacaklar ve okunduğu halde hep el altında tutulacaklar var. Ayda bir değişir düzen. Bazı kitaplar vakti geldiğinde tekrar odama dönmek ya da başka biri merak edip alana kadar aile kütüpanesindeki yerini alır.
Şu sıralar-şu sıralar dediğim 5 ay kadardır- uzun zamandır aradığım siyasi tarih kitabının tadını çıkarıyorum normal yatma öncesi kitapların yanında. Çok açık bir dille anlatılmış, kronolojik, neden sonuç bağlamak kolay. Aklıma estikçe açıp okuyorum. Lisede tarihten nefret ederdim. MFci olmamda, hatta ve hatta mühendis olmamda büyük payı vardır bu dersle bir türlü yıldızlarımızın barışmamasının... Garip bir şekilde büyük ilgi duymaya başladım tarihe üniversitede. Kitaplar aldım okudum. Özellikle de yakın tarihe. 20.yüzyıl. Dünya Savaşları...

Dün gece Hermann Hesse'nin "Sidarta"sını bitirdim. Ben yogayı, reiki'yi severim. Spiritüellik çok ilgimi çeker. Buna rağmen kitaptan çok tat almadım. Uzun zamandır beklettiğim bir kitaptı. Güzeldi.. Aradan çıktı. Sabah da öylesine göz atma niyetiyle elime aldığım Françoise Dorner'ın "Arka Koltuktaki Kız" kitabını bitirdim. Çok kolay okunuyor. 2004 Goncourt İlk Roman ödülünü almış. Hafif nevrotik belirtiler gösteren, evli bir kadının hayatı etrafında dönüyor. Paris'te geçiyor. Leblebi gibi bir kitap.

Devamlı öğrenecek ne kadar çok şey var diyorum kendime. Okunacak ne kadar çok kitap, seyredilecek ne kadar çok film..
Bir de geçen gün bahsettiğim gibi yemek kitaplarını yerleştirdim başucuma. Tavsiye etmemiştim, hala etmiyorum. İtalyancayı unutmamama faydası olsa da, acıktırdığı için ve daha da kötüsü gece yarısı acıktırdığı için bu olumlu etkiyi
gözardı etmem gerekiyor. 5 kilo verdim. Geri almak istemiyorum.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Ayşecim benim başucumda seninkinden farklı sayılmaz. Üniversitede aynı anda bir kaç kitap okumak zorunda olduğum için o günlerden bir huy olarak kaldı bende. Okudukça okuyasım geliyor benim. Ne zaman dıları çıksam mutlaka kitapevlerine uğrarım.Yemek kitaplarına ama dayanamıyoruuuummm.Hayır hayır bakamayacağım :)

Ayse dedi ki...

:):)
evet nuray, bakmamak en iyisi sanırım! Ya da sadece gündüz bakmak!