17 Ocak 2007

Delilerden sen anlarsın..

İnsan böyle birşeyi yiyebilir mi?
Ben yedim..

Cafemiz'in cheesecake'i.. Sanat eseri gibi.. Açıklama yapmıyorum herşey ortada :)

Deneyin mutlaka..

Cafemiz yetkilileri, küçük kapta verdiğiniz çikolata sosuna batırmak için daha çok meyve ikram ederseniz zaten sizin olan kalbimi bir kez daha kazanırsınız..

Uçaktan denizin göründüğü il an :) Yanında biri olmayınca "AAA Deniz göründü" diyememek kötü bir his! :)


Her şey çok çabuk gelişti. 20sinde gelmem gereken İstanbul, beni bugün çağırdı; ben de geldim.

Etrafımdaki ve şirketteki çoğu insanın beni salak gibi görmesine aldırmadan teklif edilen işi kabul edemeyeceğimi söyledim. Evet çok büyük bir fırsattı, evet çok büyük bir firmaydı, evet geleceği çok parlaktı ama kalbim bunu istemedi.. Kalbimin sesini ne kafam ne de herhangi biri durdurabildi şu güne kadar, o yüzden yine o kazandı. İyi de yaptı. Şu an hayatımın gidişatıyla ilgili önemli bir adım attığımın ve bu kararın hayatımın 5 sene sonrasını tamamen değiştirdiğinin farkındayım. Keşke biri benim için "Sliding Doors"u çekseydi de ben görebilseydim bu "hayır"ın bana nelere mal olacağını.. Life is life..
Şu an İstanbul'dayım. Aklım rahat. Salı'ya kadar burada olacağım ve çıkarabildiğim kadar bu harika şehrin tadını çıkarmaya çalışacağım. Bir önceki post için öneriler not defterimde.. Ayşe bak sakın şunu yapmadan dönme dediğiniz bişey varsa söyleyin lütfen.. Bir saate kadar kış gelmemiş olan İstanbul'un Taksim'inde ilk eğlenceli gecemi geçireceğim.. İşte böyle..
p.s:Hımm cuma öğleden sonralar tatil olsa ne güzel olur di mi?

16 yorum:

Adsız dedi ki...

Selam Ayşe, bence istemediğin bir işi yapmak kadar kötü birşey yok... Ben o hatayı 7 yıl önce yaptım, çok büyük bir firma ve kariyer vadediyor diye istememesem de çevrenin ısrarıyla girdim o işe ve ancak dört ay dayanabildim. Şimdi 6 senedir aynı şirkette çalışıyorum evet az para kazanıyorum ama mutluyum bence en önemlisi bu... Şebnem

Melmoth dedi ki...

istanbul'un ara sokaklarinda kaybolduktan sonra bir esnaf lokantasina girip corba icmeden ankaraya donme ayse :)

Adsız dedi ki...

kabul etmeme nedenın neydı?

Adsız dedi ki...

Ayşe sen daha çok gençsin, başarıyla mastarını yapman sana daha çok kapılar açacak bundan eminim o nedenle "Sliding Doors" yada “closing Doors“lari kafana takma. Hayatında daha çok teklifler, pastalar ve tatlılar gelecek hepsinden tadımlık al sonra karar ver çünkü sonunda… Nothings gonna change “your” World :-)

* İstanbul’u alt üst et ^^, küçük bi ricada buluna bilirsem… zahmet olmazsa bol bol resim getir bizlere, olur mu*

Adsız dedi ki...

Simdi her ne kadar vakti zamanında atalarımız eşşeği gösteren semeridir demiş olsalar da; eşşeğe vurulan altın semerin eşşeğin eşşekliğinde herhangi bir değişiklik yapamayacağına dair veciz sözler de sarf etmişlerdir. Demem o ki, cafemiz o cheese cake i ne kadar süslerse süslesin lezzet açısından cafe des cafes in çiz kekiyle yarışamaz bile :))

Ayrıca cuma öğleden sonraların tatil olması fikrine sonsuz destek veriyorum, zira haftasonu harika bir planım var :)

Bankacı

Adsız dedi ki...

Giden gitmişse, kalan sağlar benimdir. Hayatının sonuna kadar acaba kabul etseydim diyeceksin ve kabul etsen bu seferde kabul etmeseydim :)) Secim meselesi.. ama istanbulda firsat bulursan Piere Lotide ince belli bardakta cay icmeden gelme, veya harbiye civarindaki sarayda muhallebi yemeden, odabasinin arkasindaki ogretmen evinin lokantasinda da cay kahve keyfi guzel olur, bebekte waffle yemeden hic gelme, beyoglu sampiyonda midye, sakir pasa korusundaki belediyenin yerinde cift kasarli tost, besiktas iskelede cay-kahve... ayyy bak simdi cok gelesim geldi..

enne dedi ki...

İnci'de profiterol ye, Kaplumbağa Terbiyecisi'ni gör ve Boğaz'da kahvaltı yap.

Adsız dedi ki...

nisantasi house cafeye kahvaltiya git..
birde hisarustunde arka bahce var..aciksa orayi da bir gor derim ben..
hatta bize de gel:)

Adsız dedi ki...

e işi de kabul etmemişin...sen artık sadece gez ve foto cek ve tabiki buraya yazı yaz bence artık..istemediğin işi yapmak kadar insana zarar veren bişi yok bence...dogru yapmışın..

selçuk

Adsız dedi ki...

Manzara şahane de, sanki cheesecake biraz daha mı büyük olsa? İkramda esas gözü doyurmaktır demişler. Müşteri değil de misafir ağırlıyorum, mal satıyorum değil de ikram yapıyorum anlayışı esas ise kalitede, Cheesecake in salt benliğine daha fazla yüzölçümü derim naçizane.

Adsız dedi ki...

kanattan bakis harika:) ve o kek yeme de yaninda yat modelinden;)

duygu dedi ki...

Hadi hayırlısı:)
Taksim Bambi'yi unutmayalım lütfen.Kivili portakal suyunu da...:)

bething* dedi ki...

Hello Ayse
istanbula hosgeldin tekrar :)
Sen nasil mutlu olacagina inaniyorsan oyle yaptin bence..bunun yanlisi dogrusu olmuyor bence..kalbini dinledigin icin seni yurekten tebrik ediyorum..
istanbul icin http://lecool.com adresine bir bak derim haftalik ne var ne yok istanbulda bakarsin.have fun!

Murat Ozdemir dedi ki...

bize bir masal anlat, icinde istanbul olsun :)

Adsız dedi ki...

Ayse'cim is konusunda en guzeli olsun senin icin-- cheesecake konusunda yorum yapamiyorum :) sadece yutkunuyorum izninle :) Istanbul'a bir de benim icin bak doya doya olur mu??

Ayse dedi ki...

Herkese merhaba!
Ben hala İstanbul'dayım. İnternete giriyorum ama çok sık değil.. Yorumları okuyorum. Bu sefer tek tek cevap vermiyip topluca bir teşekür ediyim dedim. Tadını çıkarıyorum, herşey çok güzel, hava sıcacık.. Tüm önerileri yerine getirmeye çalışmak çok yorucu olsa da çok zevkli :):) Çok yakında geri geliyorum :)