8 Nisan 2007

yaz gelmiş sen daha uyu.

Ben geldim. Aklım gelemedi henüz. İnsanlar yüzüyor şimdiden biliyor musun? Gerçekten. Yattım güneşlendim ben bikiniyle. Hatta burnum kıpkırmızı oldu, askı izim bile oldu. Manyakça bir şey. 6 saat mesafede sadece. Doğru vakit buymuş..
Deniz kıyısında yaşamak insan hayatında ne kadar önemli, milyonuncu kez hatırladım. İnsan gün içinde 5 dakika bile olsa deniz görse nasıl da yumuşuyor, nasıl jöleleşiyor yine gördüm.

3 günlüğüne harikalar diyarındaki Alice oldum. Plajda yattım elmalı terliklerimi giyip. Evet, açık ayakkabıyla dolaşıyor herkes.. Ben sevmem çorapları hiç. Ne güzelmiş açık ayakkabı, parmak arası terlikler, oh be!

Duştayken, bütün gün çıplak ayakla çimlerde koşuşturmaktan dolayı kahverengi olmuş ayaklarımdan çamurlu sular akarken olayın görüntüsüyle büyük tezat oluşturacak şeyler düşündüm. Mutluluk hakkında. Yazmaya çalıştım, olmuyor. Şunun gibi bir şeyler özetle: Aslında fazla şeye gerek yok, sadece şansların değerini bilmek gerek, kesin var bir yerlerde o şans çünkü. Anlatamadım, biliyordum zaten. Herneyse, öyle bir şeyler işte..
Mutlu hissettim kendimi çok içimde biryerlerden. Güzeldi çok.Sabah şuna gözünü açınca ömrün uzar; bu da bilimsel bir gerçek olsa gerek. Yüzüyorlar adamlar yahu, söylemiş miydim? Nisanın başında sokaklarda portakal ağaçları çiçek açmış ve tüm sokaklar buram buram portakal ağacı kokuyor. Ben bilmezdim portakal ağacı kokusu, hakikaten inanılmaz bir şey. Bildiğin iksir. Başım döndü benim.

Antalya ne güzel şehirmiş, benim gibi yazın orada nefes alamayanlar için "exactly the right time" Nisanmış. Çok aklım kaldı çooook.. Bir de ertesi gün işe gidecek olsaydım tam anlamıyla buraya yazamayacağım gibi hissederdim.. Bak nasıl da pozitifim.. Çekip gitmek lazım arada bir. Kesin olan şey bu.

25 yorum:

TugCe dedi ki...

Cok guzel cok..Cok fena aklimda kaldi Aysecim ya.

25t dedi ki...

Haftasonu; İstanbul'da çok güzeldi ayş.
Evet hiçbirimiz denize giren insan göremedik veya portakal ağaçlarının kokusunu koklayamadık. Ama yunusların pazar sabahı boğazın ısınan sularında raksına parıldıyan gözlerle bakabildik. Cihangirde portakal ağacı kokusu değilse'de "iyot ve çimen yeşili yosun" kokusunu çekdik içimize. Bilemiyorum bunu nasıl anlatabilirim. Ancak belki'de bunu anlayabilmek için bu şehre ait olmak gerekebilir, bu şehre ait olmak Aşık olmaktır en nihayetinde.

ps:bunu niye yazdın derseniz, İnsan devamlı yaşamını idame ettirdiği yerde'de mutlu olabilir derim.
veya sözü direk edip cansever üstada bırakırıp sahneyi terk ederim.

insan yaşadığı yere benzer
o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
suyunda yüzen balığa
topragını iten çiceğe
dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
konya'nın beyaz
antebin kırmızı düzlüğüne benzer
göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
denizine benzer ki dalgalıdır bakışları
evlerine, sokaklarina, kosebaslarina
öylesine benzer ki
ve avlularina...

nym dedi ki...

Ne güzel bir tatilmiş.Bir Adanalı olarak benim de en sevdiğim koku portakal çiçeğidir:)) Ahh ah yerinde olmak isterdim:P

Çilekli Pasta dedi ki...

Ne güzel yapmışsın, yolculular iyi oluyor gerçekten :)

dilayra dedi ki...

portakal ciceklerinin kokusunun adami sarhos edecek derecede yogun oldugunu ben de nispeten gec bir zamanda ogrenmistim; yaklasik 10 yil kadar once!!
ailem orada yasiyor benim de, sanirim 23 Nisan'da bende elmali olmasa da mavi parmak arasi terliklerimle oralarda olacagim..
cok iyi ettin biliyor musun?? bu gaz sana bir muddet yeter:))

lounge time dedi ki...

Eevt orda olmak istiyorum bende. o hamakta hiçbirşey düşünmek istemeden uyumak istiyorum.

Ayse dedi ki...

tuğçe,
Valla öyle tuğçecim, benim de aklım orada hala..

25t,
Yaşadığın yeri sevmek güzel tabii ki ama ara ara nefes almak için bir yerlere kaçmanın birini mutlu etmesi için illa ki yaşadığın yerden memnun olmaman gerekmez bence. İstanbul muhteşem bir şehir, aşık olmayı anlıyorum ama İstanbul'da yaşasaydım da arada kaçmak isterdim. Belki de bu yapısal.

nym,
Neymiş o koku öyle ya! Siz güneyliler ne şanslısınız böyle!!

çilekli pasta,
hem de nasıl, sonradan toparlanma kısmı çok fena:)

dilayra,
ne güzel söylemişsin!! Gerçekten de bu gaz beni süre götürür, herkese lazım :))

lounge time,
:) bu şehir hayatında debelenip durup akıllıca mı bişeyler yapıyoruz acaba..

senaaaaa dedi ki...

ne yalan söyliyim, kıskandım!

Aslı dedi ki...

Ayşeciğim öyle bir anlatmışsın ki işi bıraktırırsın insana ;)

bething* dedi ki...

muhtesem, tam ihtiyacim olan sey! tam boyle bir kacamak!
ne guzel anlatip, ne guzel fotograflar cekmissin aysecim :)

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

Ayse ne yaptin ya.. Biz sifirin altinda bir hava ile cebelessirken, sen Antalya'larda bu guzel resimleri cekmissin, ne de iyi etmissin, icim isindi valla bakarken.. Birinci resimdeki yataklarda, gunduz uykusuna yatmak istedim bi an..

Ahh ahh demekten kendimi alamaz oldum, benim Turkiye zamanim gelmis de geciyor bile...

Safak 4 ay :-))))

xxxBUKETxxx dedi ki...

Canim cekti cookkkkkk :))) hemde cookkkkk :) tamam listeye birde Antalya eklendi ama gevrek (simit) hala ilk sirada :)))
1 Mayista Izmirdeyim ve cok ozledimmm :))))

Murat Ozdemir dedi ki...

mandalina da harika kokar
yes, i'm from adana :)

Ayse dedi ki...

senaaaaa,
tam 5 tane a koydum :) kıskanma, bak işi olmayan bir insanım ben böyle oyalanıyorum:))

aslı,
:)ben de daha işe girmeden çalışınca nasıl olacak bu işler diye düşünmeye başladım , benim iş hayatım çok zorlu geçeceğe benziyor..

bething,
çok teşekkür ederim :) belki bir balayı vardır yakınlarda:))?

Ayse dedi ki...

new york muhtarı,
gerçekten sıfırın altında mı? küresel ısınma new york'a uğramadı mı yoksa:)?? gerçi ankara'yla antalya da gerçekten çok farklı birbirinden.. 4 ay sonra, hem de en güzel vaktinde geliyorsun, fazla bişey kalmamış:)

buket,
:)gevrek deyişinden belli zatenizmirli olduğun! simitçi deyince bakmıyor yahu simitçiler!!:)1 mayısa 1 aydan az kaldı, oraardayken beklemek de güzel bir histi aslında:)

murat ozdemir,
merhaba murat! Umarım iyisindir ve her şey yolundadır:) Vallahi ilk olarak 25 yaşımda öğrenmekten utandım bunu ben.. portakal ağacı görmüştüm ama koktuğunu hiç bilmezdim, bir de mandalina çıktı başımıza:) Adana'yı da bir ziyaret etmek gerek:)Ohh şalgam var hem:)

Adsız dedi ki...

aysemon;

galiba artık yazılarını okumıcam..bi taraflarım şişti..hatta kıskançlıktan patlıcak gibi oldum...kendine ii bak..:D

xxxBUKETxxx dedi ki...

Aysecim bak aklima ne geldi :)) siz yazin Candarliya geliyormusunuz hala :) ben butun yaz orda olacagim :) gelirsen mutlaka goruselim tamam mi??

Ayse dedi ki...

selçuk,
Sen İtalya'da değil misin yahu?? :))

buket,
Benim bu işsiz güçsüz durumum devam ederse ben de yazın büyük kısmını Çandarlı'da geçirirm diye düşünüyorum. Aynı zamanlara denk getirebilirsek tabiiki görüşürüz, denize karşı bira içeriz:)

aqua dedi ki...

aynı zamanda aynı sehırdeymısız fecı sıcaktı gercekten

NİSAN'IN ALTISI dedi ki...

Ayşe:
Nisan çok güzeldir, insanın içine belli etmeden düşürür koca koca şehirlerde körelen yaşama sevincini tekrar. Ben de bir sahil kasabasında doğdum, deniz olmadan olmuyor benim için de; aynen dediğin gibi isteyince 5 dakika uzaklıkta olacak en fazla...

Ayse dedi ki...

aqua,
Ah o feci sıcak gibi olsa keşke hava hep :)

nisan'ın altısı,
merhaba!! tanıştığımıza çok sevindim. evet çok doğru söylemişsin, devam etmeye güç bulmak için belki de..bu fırsatla doğumgününü kutlamış olayım ve buon fortuna per imparare l'italiano!! :)

Selin dedi ki...

Ayşe yazıyı okurken hem cok eğlendim, hem de gözlerim doldu. Yaşadığım 5 farklı şehirden kendimi en ait hissettiğim yer olan Antalya'yı çok özlemişim..

Oradayken, o kadar benim yapacağım her şeyi yapmışsınız ki, bir yandan da resimlere bakarken çok eğlendim:) Seçeceğim içkiler bile aynı:)

İnşallah Mayıs'a kadar güzelliğini korur.. Bende tadına varırım:) Sevgiler

Ayse dedi ki...

selincim senin tavsiyelerine çok uyduk biz :) Antalya Balık evi ve 7mehmet'te yemek yedik, çok memnun kaldık :)

Adsız dedi ki...

Aysecim o guzel fotolari nerde cektin? O yataklari nerede bulabiliriz?
Gunce

Ayse dedi ki...

Gunce,
Bu fotoğraflar Antalya Hillside Su'da çekildi, keşke bilsem de o yataklardan ben de alabilsem:))