14 Şubat 2008

V for VD


Geçen seneki Sevgililer Günü yazımı seviyorum. Bu sene bişey yazasım gelmedi bunla ilgili. Günün anlam ve önemini belirtmeyen yazı işte burada.
*
Sevgililer Günü'ne çok romantik başladım. Eczaneye gittim. Kutu kutu pastil tükettiğim halde yumuşamayan boğazım için Strepsils Strawberry ve neden şu ana kadar aklıma gelmediğini bilmediğim Vicks First Defense burun spreyinden aldım. Bir de e-vitaminli Selpak.
*
Ankara'nın heryerinde Gölan diye bir restoranda İbrahim Tatlıses'in Sevgililer Günü programı olacağını müjdeleyen afişler var. Bir tanesi de tam işyerimin önünde. İbrahim Tatlıses ve dansöz bilmemne. Düşünsenize çılgınça paralar vererek sevgilisini İbrahim Tatlıses'li Sevgililer Günü geçirmeye götürecek olan birileri var. Böyle bir programa ne kadar bir paraya katlanılır düşünmem gerek. Pek ucuza gidemem. İbrahim Tatlıses sonuçta, kolay değil.
*
Vize başvurumuzu yarın yapıyoruz hayırlısıyla. Sabah 10'da randevumuz var. Vergi Levhası ve Maaş Bordrosu gibi dökümanların yeminli tercümana tercüme ettirilmesi gerektiğini söylediler. Yaptırmıyorum anasını satayım. Yüz yıldır İngilizce okuyoruz. Vergi Levhasının üzerine kocaman Tax Signboard, bordroların üzerine de payroll yazdım. Dilekçeler de Türkçe yazılıp yeminli tercüma tercüme ettirilecekmiş yine. Oturdum ingilizce dilekçe yazdım. Onu götürücem. İtiraz eden olursa da kavga çıkarıcam.
*
Her tarafta kalpler var. Bu görüntü güzel ama kalpli ve üzerinde seni seviyorum yazan peluş yastıklar felaket. Bir de (sanıyorum) Anadolu Hayat Emekliliğin reklamında "seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum" diye hoplayıp duran ayıcık aşka ilgili var olan herhangi bir duygu varsa onu da tüketmek için yapılmış gibi.
*
Bu sene tiyatro yok, Ege var.
*
Çok sevdiğiniz birilerini bulduysanız ufak şeylere takılmayın. Genel olarak o insanın yanında kendiniz olup olamadığınız ve o insanın yeri geldiğinde sizin mutluluğunuz için gereken yol mantığına uymasa da, sizi mutlu görmek için fedakarlıklar yapıp yapamayacağı önemli. Bir de birlikte eğlenmek tabiki. Çok sevdiğiniz biri değilse yanınızdaki, o zaman çok sevdiğiniz birini bulun. Ahahah komik oldu biraz ama gerçekten böyle düşünüyorum. Bu be my anti-valentine yazıları da beni çok güldürüyor.
*
Vee Voila! Şu an itibariye Ankara'ya tekrar kar yağıyor. İşte bu romantik. Hele kar lastiğiniz de varsa :)

7 yorum:

buyruk dedi ki...

Ne kadar bu günü değersiz görsek de yine de hakkında bir yazı yazmaktan kendimi alamamız bir şekilde ironik değil mi?

Vize başvurusu maceranı da yakından takip ediyorum büyük bir merakla. Aynı telaşı 1.5 yıl önce yaşamış biri olarak kısmen olsa da anlayabiliyorum yaşadıklarınızı. Tercüme konusu sinir bir konu hakikaten de. Ben de benzer şeyleri yaşamış, sonra da yurt dışına çıkmam gereken tarih yaklaştığı, ve daha başka problem yaşamak istemediğim için yeminli tercümesini yaptırtmıştım. Tabii ki temennim herhangi bir problemle karşılaşmaman ama bordrolarda sorun çıkması muhtemel sanki. :(

Not: Strepsils Orange + Burun spreyi yerine boğaz spreyi, çok etkili bir çözüm...

pastanino dedi ki...

ildefa vize durumuyla ilgili karsima cıkan bu blogu sevdim.cok dümdüz ,çok içten.Şuanda İstanbulda yaşıyor olsamda bulunduğumuz mekanlar aynı ve Ankarayı bana özleten blog.Hem vize olayını hemde blogunu takipteyim:)

jelatin dedi ki...

Belçika'ya gelip de Lille'e geçmeyenleri dövüyorlarmış.

eso dedi ki...

Ayıcıga ve son paragrafa tamamen katılıyorum... hatta ayıcıkla ilgili ben niye yorum yapmadım diye azcıcık kıskandım desem cok ayıp olur mu acaba sana???
Not: burun icin Sinomarin diyorum baska bisey demiyorum... gecmis olsun!

Yurtdışı Eğitim dedi ki...

geçmiş olsun

ibrahim tatlıses sevgililer gününde çekilmez valla ne akıla hizmet???

Ayse dedi ki...

buyruk,
evet ironik gerçekten. sonuçta ya seviyoruz ya da sevmiyoruz ama konuyla ilgili bir şeyler hissediyoruz, sanırım kaynağı bu!:) Önerin için teşekkürler. Strepsils Strawberry'nin tadı çok güzel ama ben hala hastayım, bir de orange deneyelim!:)

pastanino,
:)merhaba!!! ankara'yı özletmeye vesile oluyorsam hakikaten zor bir iş başarıyormuş gibi hissettim:))

jelaaa,
mümkün ama ben derim ki amsterdam'da bir cumartesi! sana bir mail yazacağım. öptüm.

eso,
hahah ayıcıkla dalga geçmek serbest :)) burnumla ilgili hiçbişey işe yaramadı. bir de onu deniyim. teşekkürler.

yurtdışı eğitim,
valla seven çok heralde, fiyatını öğrenemedim ona üzülüyorum ben de!:)

Adsız dedi ki...

ya bende bakıyorum senın yazılarına fakat bıseyı merak ettım sen bu sevgılıler gununde guzel yazılar yazmısın ama senın bı sevgılın yokmudur nıe ondan bahsetmedın ben hep onu merak edıyorum acıkcası sevgıler selma