17 Şubat 2008

Yeni Film: Karlar Altında - Ayşe ile Nevra Hanımların Vize Başvuru Macerası

Cuma günü konsoloslukta randevumuz olduğu (yani ben öyle sanıyor olduğum) için perşembe Nevra'da kaldım. Konsolosluk onlara yakın. Vize için İş Bankası'na 108 YTL (daha gitmeden yaptığımız masraflar dağlar kadar oldu) yatırmamız gerekiyor. Randevumuz saat 10'da. 9'da çıktık yola. Önce Konsolosluğa yakın İş Bankası'na gidip paramızı yatıracağız. Şansımıza sıra yok, hemen hallediyoruz. Biraz erken ama yine de gidelim diyoruz. Bir de yolda kırtasiyeye uğramamız gerek. Çünkü efendim vize işleminiz tamamlandıktan sonra size teslim edilebilmesi için konsolosluğa yanınızda ya A4 boyutunda kendi adınıza düzenlenmiş bir zarfla gitmeniz ya da vizenizin size teslim edilebilmesi için UPS hizmetinden yararlanabilmek için 15 YTL yatırmanız gerekiyor. Miktar büyük olmayabilir ama artık bu lüzumsuz prosedürlere bir gıdım bile tahammülüm kalmadı. Zarflarımızı alıp gideceğiz!
*
Saat 10'a gelmeden bir hayli önce Belçika Konsolosluğu'nun kapısındaydık.
*
Ayşe: Merhaba! Bizim 10'da randevumuz var.
Kapıdaki Görevli: İsim?*
A:Ayşe bilmemne, Nevra bilmemne.
K.G: Öyle bir randevu görünmüyor, siz yoksunuz.
A: Ya nası olur, bakın işte bana yollanan e-mail. Burada randevumuz olduğunu söylüyor.
K.G: Yok adınız görünmüyor.
(Nevra'nın şaşkın bakışları altında gitgide cadılaşan bir sesle)A: E bana bu yollanmış işte, benim daha neye inanarak gelmem gerekiyor buraya söyler misiniz?
K.G: A. Siz daha evraklarınızı teslim etmediniz mi? Randevunuz onun içindir o zaman. Ben de elinizdeki kağıda bakıyorum adrsi göstermek için. Siz İKS'ye gideceksiniz. (Konsolosluk için aracı işleri yapan şirket) Evraklarınızı oraya teslim edeceksiniz.
A: Neee, orası nerde?
K.G: Bir 10 bina kadar yanda.
A: E bunu bi zahmet neden kimse söylemiyor randevu alırken acaba?
K.G: Ben bilemem.
*
Neyse efendim. Bu abidik gubidik diyalogdan sonra Nevra ile vaktinden erken gelmemizde bir keramet olmasına ikna olarak İKS denen binaya doğru ilerlemeye başladık. Yolda bir tercüme bürosu gördük. Aklımıza yeminli tercümesi istenen ve bizim yaptırmadığımız dökümanlar geldi. İnşallah çıkmaz bir aksaklık diye düşünerek vardık İKS'ye.
*
A: Merhaba saat 10'da randevumuz var. Bir de biz biraz önce direk konsolosluğa gittik. Eğer randevu verirken belirtirseniz insanlara önce gelmeleri gereken yerin burası olduğunu, yanlış anlaşılmaları önlemiş olursunuz.
*
Döküman kontrolü. Forma fotoğraflarımızı yapıştırdı kız. Aman Tanrım! Tüm bu süreç boyunca biri bizim için bişey yaptı! Hem de beklemediğimiz bişey.
*
Sıramız geldi. Tekrar döküman kontrolü.
*
- Ayşe Hanım her şey iyi de bu sigorta işe giriş bildirgesinin yeminli tercümesi gerek.
- Her şey tamsa, o da Türkçe oluverse ne olur?
-Yani eğer isterseniz bir kağıt imzalarsınız, evrakların eksik olduğunu bile bile teslim ettim diye, biz de bu haliyle göndeririz.
- (Kıza pek bir ısındık) Şimdi siz fikir verseniz biraz, yani eğer gerçekten gerekliyse yaptıralım bu işi, eğer bu haliyle de bir sorun çıkmaz, alırsınız vizeyi diyorsanız böyle teslim edelim.
- Bize kapalı zarfta geliyor, göremiyoruz başvuruların sonuçlarını.
- Hımm tamam peki.
- Bir de sizin önceden Shengen vizeniz olduğu için öyle 5-6 günlük başvurmanıza gerek yok. 6 ayık ya da 1 senelik başvurabilirsiniz.
- Yuppiii. Gerçekten mi? Yazalım hemen oraya bir 6 ay.
- İşlemiz tamam. Sigorta bildirgesi ile ilgili ne yapacaksınız?
- Hımm düşünelim biraz.
*
Sıra Nevra'da. Zaten aynı dökümanları götürdük. Bir sorun çıkmayacak. Kendisinin bu konularda şanslı olduğunu belirtmişliği de var.
*
- Nevra Hanım, sizin de sigorta bildirgesi tercümesi dışındakiler tamam. Pazartesi gibi bir mülakata geleceksiniz.
- Neeee, ne mülakatı?
- Son 3 sene içinde Shengen vizeniz olmadığı için, vize işleminize başlamadan önce konsoloslukta bir mülakata girmeniz gerekiyor.
- E yok artık! Kızım ne bu benim başıma gelenler yaaa?
*
Bir tek sigorta bildirgesiyle ilgili aksaklık çıkması ve Nevra'nın başına bu şekilde bir iş açılmasından başka bir şey aksi gitmiyor. Artık bu tip şeyler bize vız geliyor!
*
-Tamam o zaman biz gidip bunları tercüme ettirelim. Bitince getirelim.
-2'den sonra alabiliyoruz.
-E saat 10 buçuk, biz nasıl bekleyelim o zamana kadar. Bize size kapıdan ulaştırsak ha? Olmaz mı?
-Tamam peki..
-Yol üzerinde bir tercüme bürosu gördük hemen, orada yapıyorlar mı yeminli tercüme acaba?
-Biz bir şey söyleyemiyoruz ama gördüyseniz girin, yapıyorlardır.
- :)))))
*
Nevra ile birlikte Tercüme Bürosuna doğru yürüdük, içeri girdik. Hayatımda bu kadar sigara dumanını barlarda filan bile görmemiştim. Kapıyı açmamızla birlikte yüzümüze doğru esti resmen.
*
-Merhaba bizim 2 tane belgemiz var tercüme edilmesi gereken.
-Ne tür belge?
-SSK işe giriş bildirgesi. Ne kadara yapıyorsunuz acaba?
-30 YTL.
-Neee? Ama azıcık küçücük bişey bu ya?
-Öyle.
*
Nevra ile mızırdanmaya başladık. Nevra o sırada "Biz de biliyoruz güya İngilizce ama bi işe yaradığı yok maşallah" dedi. Tercüman amca birden durdu ve "Biliyor musunuz İngilizce?" diye sordu. Olumlu cevabı vermemize müteakip "E geçin siz yapın o zaman kızlar, biliyorsanız İngilizce" dedi. Sevgili arkadaşım ve ben inansak mı inanmasak mı diye kalakalmışken amca beni bilgisayar başına yönlendirdi ve çaylarımızı söyledi. "Bak orada bütün bu tip şeylerin hazır şablonu var, size lazım olanı aç kendinize göre doldur." dedi. Gerçekten de öyleydi. SSK işe giriş bildirgesi formunu buldum. Sadece isim-soyadı ve bunun gibi bilgileri doldurdum bir yandan çayımı içerken. Bitince de çıktılarını aldık ve amca yeminli tercüman damgasını basıverdi. 10 YTL'yi bırakıp oradan ayrıldık. Amca tercüman aradıklarını ve "benim kadar" İngilizce bilse yeterli olacağını söyledi. Bunu değerlendireceğim. Gerçekten. Sadece sigara dumanı konusunda endişelerim var.
*
Böylece ilginç bir yeminli tercüme bürosu macerasını da portfolyomuza katmış bulunuyoruz. Elimizde belgelerimiz, mutlu mutlu İKS'ye gidip gerekli teslimatı yapıyoruz. Nevra'nın pazartesi 10 buçukta, bu sefer gerçekten konsoloslukta mülakatı var. Onları terörist ya da potansiyel göçmen olmadığına inandıracak arkadaşım. Barbi bebeğe benzeyen arkadaşım yurt dışında yaşama fikrinden nefret ediyor. Zaten teröristlik gibi bir işe ayıracak vakti yok, kuaföre nasıl gider o zaman? :)) Yani en son vize verilmeyecek kişi. Bir aksaklık çıkacağını sanmıyorum. Oradayken Ayşegül'ün yanına gittiğimizi söylememesi gerekiyor sadece. Bir de davetiye işi açarsın başına, hiç karışmam Nevra valla :)
*
Mülakat bittikten sonra vize işlemimiz resmi olarak başlıyor. Ortalama 1 haftada sonuçlanıyormuş. Biletimiz 29 Şubata kadar rezrvasyonlu. Daha vaktimiz var. Artık bekliyoruz sadece.
*
*
Heryerde kar var. Bugün kar topu oynadık :) Yollar berbat. Yarın işe nasıl gideceğim acaba? Okullar tatil olmuş. Artık böyle bir sevinç yaşayamamak ne kötü. Sonuçta biz de çocuklar okula nasıl, hangi vasıtalarla gidiyorsa öyle gitmiyor muyuz işimize?

11 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

36 Kısım Tekmili Birden Pehlivan Tefrikası'na döndü sizin şu seyahatinizin ön hazırlıkları. Merakla izliyorum :o)

philosophique dedi ki...

Merhaba Ayse,

Blogunuza ilk defa konuk oldum ve vize maceralarinizi okudum. Ben Belcika icin Schengen vizesi almayali cok oldu, anladigim kadariyla surec simdi cok degismis. Ama o zamanlar da yine boyle bol evrakli, cok gelgitli, had safhada eziyetli islerdi. Buna ragmen, Bruksel'de gorkemli Grand Place'da waffle yiyip sicak cikolata icerken eminim "degdi!" diyececeksiniz.

Adsız dedi ki...

Bu kadar çok uğraştıktan sonra sakın sakın Brugge'u adım adım gezmeden dönmeyin ... Bol bol midye ve çikolata yiyin ve tadını çıkarın ... Hande

sihirli eller dedi ki...

ben demiştim daha önce iks ilgileniyor diye hatırlarsan sevgili ayşe.
sakalımız yokki sözümüz dinlensin..

buyruk dedi ki...

Ben de vize maceranızı büyük bir heyecanla takip ediyorum. İşin bu kısmına bu kadar odaklanınca, oraya dair bir tavsiye bulunmak aklıma gelmemişti.

Brüksel, gidince de göreksiniz, kendisini hep Avrupa'nın başkenti olarak görüyor ve tanımlıyor. Bu şekilde tişörtler bile var. Anladığım kadarıyla insanları da buna inanıyor.

Gezmenizi önereceğim birkaç yer ama isimlerini hatırlamıyorum maalesef. Bir tanesi Berlin'deki "Branderburger Tor"a benzeyen, kapıyı barındıran park. Sanırım şehrin biraz dışında kalıyordu. Bir de Devasa Atom'u ve Mini Avrupa'yı barındıran bölge. Mini Avrupa bizim Miniatürk'ün Avrupa versiyonu, maalesef girememiştik oraya. Atomda normalde ufak gösteriler oluyormuş, biz gittiğimizde göremedik bu anlamda bir şey. Çok farklı bir yapıt değil, içinden bakıldığında. Ama yine de gezilebilir tabii.

Hande gibi ben de Brugge'ü önermek istiyorum aslında. Avrupa'daki favori şehrimdir. Kendisine Kuzey Avrupa'nın Venedik'i diyorlarmış ama bence daha da güzel.

Şimdiden iyi eğlenceler...

Ayse dedi ki...

goddess artemis,
gitmeden bıktık ve yorulduk :(

philosophique,
evet ben de değeceğine eminim. Brüksel'e 2 sene kadar önce gidip çok beğenmiştim. bu kadar gayret sarfetmemin sebeplerinden biri bu :)

hande,
günübirlik bir brugge gezisi planlıyoruz, umarım gerekleştirebiliriz.

sihirli eller,
konunun sakalınızla ilgilisi yok. İKS'nin hallettiğini biliyordum, beni bilgilendirdiğiniz için de teşekkür ederim. Randevunun İKS'de olduğunu söylemediler. Benim bahsettiğim de bu.

buyruk,
dediğim gibi, aslında 2 sene önce gördüm Brüksel'i. Güzel ve şirin bir şehir olduğunu düşünüyorum ama çok yakın bir arkadaşım orada yaşıyor olmasa tekrar görülmesi gereken şehirler listemde çok da ön sıralarda yer almazdı aslında :)Tamam iyi güzel de, o kada da deği yani, hem de minicik :) Bir de bu mevsimde çok da sevimli olduğunu düşünmüyorum! Brugge ve Antwerp'i görmedim, belki vakit ayırıp oralara gidebiliriz, umarım :)))

Adsız dedi ki...

ilgi alaniniza giriyorsa karikatur muzesini gorun:)

derya

titrekkelebek dedi ki...

ya ben nevranın mülakatını merak ettim gerçekten
onu da anlatırsın artık maceraların bir parçası ne de olsa:))

Adsız dedi ki...

Sevgili Ayşe, Brugge Brüksel'e çok yakın, biz arabayla gitmiştik 1 saat fln sürmüştü, ama trende var. Büyülü bir yer orası, masal şehri ... Kaçırmayın :))

Ayse dedi ki...

derya,
evet araştırken gördüm harika görünüyor!:) belki de gideriz, teşekkürler!

titrekkelebek,
2 dakika sürmüş pek bir anlatacak şey onunla ilgili ama SSK'mız bir seneyi doldurmadığı için izin almamızın nasıl mümkün olduğunu anlamayan yetkililer bize vize verilmeyebileceğini beilrtmişler mülakatta. onlara neyse nasıl izin aldığımızdan. tövbe tövbe.

anonim,
Brugge konusunda gerçekten heyecanlanmaya başladım. Herkes böyle diyorsa kesin harikadır! Çok az kaldı, yuppii!

pastanino dedi ki...

Tamam diye yazdiginiz gün bende oley diye bağıracağım.