17 Şubat 2009

spritz*

Şimdi Venedik'te karnaval zamanı. Hava soğuk; ama kimsenin umrunda değil çünkü her yer rengarenk. Binlerce maske, binlerce gösterişli kostüm size gerçek dünyada olup olmadığınızı sorgulatıyor. Zaten anca bir masala ev sahipliği yapabilecek, gündelik yaşam için fazla güzel, fazla gerçekdışı bir şehire saygı gösterisi yapılıyor adeta. Ve ben burada, sular şehrinden binlerce kilometre uzakta, evimdeyim..

Hayatımın renklerini hep ben yaratıyorum sanki. Ben uğraşmasam sanki her şey gri. Zaten burası Ankara, yani her şey gri. Ondan belki bu blog böyle rengarenk, o yüzden yıldız şekilli silikon kalıplarım rengarenk, o yüzden tırnaklarım kırmızı. Çünkü ben eğer sıkılırsam, çok sıkılıyorum. Kendimi oyalamak zorundayım. Hep yeni bir şeyler bulmak zorundayım. Ben bırakırsam duracak hayat çünkü. O kadar belli ki. Sanki öyle durgun durgun yaşarım hayatımın sonuna dek ve kimse fark etmez, kimse rahatsız olmaz. Ama ben olurum..

Keyfim yerindeyse mutfağa girerim, keyfim yerinde değilse önceden yaptıklarımı seyrederim. Panna Cotta yaparım. Dibine haşhaş tohumları, damla çikolata serperim. Panna Cotta İtalya'ya tribute olsun. Pişmiş Krema manasına gelir ama bu basit isme aldanmamanız gerek. Heryer tarifle dolu, bulun yapın bir yerlerden, bugün yazamayacağım, halim yok. Ama mutlaka haşhaş, mutlaka damla çikolata, mutlaka file badem kapların dibine. Bir de toz jelatin değil, illa yaprak. Dolapta bekledikten sonra da ters çevirip çıkarırsınız, şekilli panna cotta'larınız olur. Parmaklarınızı da beraber yersiniz.

Kontrol delisi değilim ama biraz bişeyler de benim kontrolümde olsun artık. Böyle düşünürken bir yandan vicdan azabı çekmekten de sıkıldım. Evet çok şükür, evet. Ama hiçbir şey dilemeden devamlı elimizdekilere şükrederek, o aptal döngünün içinde kendimizi kandırıp hamster gibi hababam tekerlek çevirerek yaşanır mı?

Ve umarım bu yazdıklarımdan tek derdimin kalkıp da Venedik'e gidememek olduğu anlaşılmamıştır.
*
*
*
*
*
*
*
*
*

Ben keyfimi düzeltene kadar siz de orada neler oluyor bir bakın isterseniz.





*Özellikle İtalya'nın kuzeyinde yaygın olan, içinde aperol olunca muzizevi bir hal alan şaraplı, sodalı, turuncu renkli içki. ah.

11 yorum:

Güldem dedi ki...

yaşanmaz diyorum sadece:)

umarım gri ankara da hergün yeni bir renk çıksın karşına,sevgiler...

aburcubur dedi ki...

bakalım bakalımmm

engindeniz dedi ki...

Umarım herşey istediğin gibi olur..Her daimler rengarenk olsun hayatın.Sevgilerimle..

Basak dedi ki...

Bu da zavallı Ankara'nın kaderi:) ama belki de bu yüzden insanları daha yaratıcı, üretken yapıyordur:) İtalya'yı görmedim ama edindiğim tonlarca bilgiden ve gördüğüm resimden tanrının en çok torpil yaptığı ülke olduğuna emin hale geldim.

dilayra dedi ki...

İtalya, özellikle Toscana bölgesi, Floransa, Barga beni benden almıştı Ayşecim. Yaşamak için tek bir yer seçme şansım olsaydı eğer, ki bir gün olabilecek umudu ve arzusu ile bunu canı gönülden istemeye devam ediyorum:)- bu one shot'ımı saydığım yerler için kullanırdım.
bu hayatta istemekten asla vazgeçmemek lazım. "istemediğin" şeylere değil, "istediklerine" odaklanman lazım. biliyorum self-motivation kitapları çok kabul görmez bzizm aramızda. ama ben son okuduğum kitabı sana da tavsiye edeceğim. "excuse me, your life is waiting."

harika biri; renkli, becerikli, akıllı ve güzel biri olduğunu düşünüyorum senin:)

hayat aslında evet hep bu döngülerde gibi. ama aslında pek de öyle değil, inan bana:)

imza:

dilara "the bu aralar pozitif" :)

zeya dedi ki...

Ben durursam duracak hayat çünkü

bu cümlede takıldım ben. Öylece kalakaldım.

Çok çok haklısın...

nymphea dedi ki...

Şimdilik gri:) Melih amca yakında disneyland yapıcakmıs oraya. Epeyce renk gelir o zaman:)

Bu arada, bazen blogunu okurken seninle aynı ruh halinde oluyorum ve yuh yaa diyorum:) Sen kelimelere güzel döküyorsun..

Adsız dedi ki...

Ankara yorumuna aynen katılıyorum. Bu arada yıldız silikon kalıplara bayıldım. Bunca dogru söze ne denir??

mavianne dedi ki...

çok beğendim bloğunu
slumdog millionaire i çok beğendim
oscar alır diye düşünüyorum
sevgiler

Adsız dedi ki...

ve geri geldimmm ayşemonnnn....
bence mutlu olmak için hayatı biraz akışına bırakmakta fayda var..hemsterların mutsuz olmadığını biliyoruz en azından...

selçuk

carriemel dedi ki...

herkes italya'da hep gunes var zannediyor. italya'nin en gri sehirlerinden milano'da oturan biri olarak buna katilmiyorum. hos simdi cok guzel gunes var ama benim bloga bakan nasilda gri milano'da uflayip pofluyorum gorebilir.. ayse arada gozun carpiyorsa eger. ama tabii bende turkiye'den sonra yasamak icin tek yer italya derim. venedik karnevali ahh ahh aysecigim iki kere gordum.o zaman gri idi venedik ama hafif sis ile tum maskeler ve kiyafetler ile buyuluyeci idi. o zamanlar blog yoktu tabii yazamadim. kismet bir daha gitmeye o zaman yazarim. milano'da sana sevgiler.. moralini hep yuksek tut..hersey istedigin gibi olacaktir eminim