15 Ekim 2009

tribal enfeksiyon

Ankara'da domuz gribi patladı. Ben bu konuda çok önceden paranoya geliştirmiştim. Hayretle fark ettim ki, olay insana uzaktan daha korkutucu görünüyor; içindeyseniz garip bir kabullenmişlik çöküyor. Hayır, domuz gribi değilim. Ama sapasağlamken taa Güney Amerika'daki gripten ödüm patlıyordu, tam ben hayatımın en ağır gribini sürünerek geçirirken yaşadığım şehirde salgın başlayınca sakin sakin televizyon seyretmeye devam ettim. Başıma geleceğine hiç ihtimal vermediğimden değil, olduysa da oldu artık diye düşündüm.
*
Ben hayatım boyunca gribi asla ciddiye almadım. Belki de, çok sevdiklerinin ciddi sağlık problemleriyle uğraşmak zorunda kaldığı için böyle eften püften rahatsızlıkların huzur bozmasına, keyif kaçırmasına hiç pabuç bırakmayan annem sayesinde böyle oldu bu. Ben kendimi bildim bileli grip oldum mu ilacımı alıp, okula da gittim, işimi de yaptım. Mızırdandığımı da bilmem. Babam da zaten her zaman "Grip işte. İlaçla 7 gün, ilaçsız 1 haftada geçer" der. Hakikaten de öyle olur. Halsiz hissetmek, azıcık öksürük, azıcık burun akıntısına ağlayıp sızlanmak, şu hayatta çok ciddi problemlerle boğuşan insanlara haksızlık. Tüm belirtileri ortada, teşhisi -tedavisi belli bir şeyi geçirirken sanki bu bir tek sizin başınıza geliyormuş gibi davranıp, tragedya sahnelemek hakikaten pek de mantıklı değil. Velhasıl (galiba hep bu kelimeyi kullanmak istemiştim!), ben de bugün kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Bir günü bile evde geçirmek mucize sonuçlara yol açıyor, ben anca 2 günde toparladım.
*
Salgının şehrinize varması elbette hiç hoş değil. Paranoyaklık yapmak istemesek de aklımızda soru işaretleri beliriyor. Benim daha önce yataklara düştüğüme pek şahit olmamış annem ve babam, acaba bir ihtimal diye düşünerek -bunu da bana pek çaktırmadılar tebrik ederim- Ankara'da domuz gribi şüphesiyle ne yapılır diye araştırmaya başladılar. Öncelikle evimiz yakınındaki kliniklerle konuşuldu. Sonuç çıkmadı. Daha sonra Ankara'nın en büyük laboratuvarlarından olan Düzen'le konuşuldu, yine bir sonuç çıkmadı. Uzun lafın kısası, Ankara'da bu test sadece Hıfzısıhha'da yapılıyormuş. Oraya da elini kolunu sallayarak "ben domuz giribi miyim, bi bakar mısınız?" denemiyormuş. Önce bir doktora gidiyorsunuz, doktur muayene sırasında şüphelenirse sizi Hıfzıssıhha'ya sevk ediyor. Anca bu şekilde test yaptırabiliyorsunuz. Şunu konuştuk: "Bu sadece bir virüs değil mi?" Herhangi bir laboratuvar bunu neden basit bir kan analizi ile teşhis edemiyor? Önümüzdeki aylarda büyük bir salgın beklendiğini söyleyip bizi panikleten bakanlık, acaba bu konuda bir şeyler yapmayı düşünüyor mu,;yoksa Hıvzıssıhha'da arbede çıkana kadar bu konu gündeme gelmeyecek mi? Hastalığın ilerleme hızı da göz önüne alırsa, yine işimiz dualara ve şansa kaldı demektir.
*
Aşı konusu ise apayrı bir kargaşa. Bu kadar belirsizlik varken, ben aşı olup olmama konusunda bir karar veremiyorum.
*
Bence bol bol vitamin alın, işyerinizdeki hasta insanları evlerine gitmeleri için ikna edin, kalabalık ortamlarda bulunurken de maske takın. Açıkça görülüyor ki, Türkiye duruma hiç hazırlıklı değil (büyük sürpriz!) ve bu virüsü kapan, kendi başının çaresine bakacak.

10 yorum:

esraaytul dedi ki...

amerikada yasiyorum buradada asi konusunda doktorlar ikiye ayrilmis durumda. Ben asi olmayi planlamiyorum cunku asinin cok aceleye getirildigi hic bir sekilde insanlar uzerinde denenmeden piyasaya suruldugu heryerde konusuluyor. Doktorlarin birkismi hastaliktan cok asidan korktuklarini acikca ifade ediyorlar.Asinin icindeki bir maddenin daha once cocuklarda otizme yolactigi kanitlanmis vs vs.
Sadece paylasmak istedim :)ben asi taraftari degilim.

Topsy Kretts dedi ki...

uyarayım istedim, grip aşıları ki buna domuz gribi aşısıda dahil, insanlarda gullian barre hastalığı denen bir hastalığa neden olabiliyor. bu hastalık domuz gribinden daha tehlikeli. kaslarınız felç geçirebiliyor ve sonucunda kalbinizin durmasına kadar varabilen sorunlar doğurabiliyor. Benim bir yakınımın başına grip aşısı nedeniyle bu geldi ve baya uğraştı. Bence bu tip aşılara biraz daha mesafeli bakılmalı.

hirondelle dedi ki...

bu işi Hıfzısıhha'nın yapmasının nedeni hastalığın kimlerde, kaç kişide vs olduğunu kontrol edebilmek. diyelim ben domuz gribiyim, gittim bir özel laboratuarda testimi yaptırdım ve bunu da gizlemeyi/gizletmeyi başardım. bu arada istediğim kişiye de yayma şansına sahip olarak memleketimin bütün sokaklarını gezdim. ama bu iş devlet kontrolünde olunca karantina kontrol işleri çok daha sağlıklı olur. yoksa özel sektör bu testi yaptırmaya dünden razı; baksana test yaptırmak isteyen çok :)

S. dedi ki...

aslında istanbulda da var. eşimin şirketinde 4 kişi de var ve şirket onları ofise almıyor şu anda. evden bağlanıp çalışıyor o insanlar. gecen hafta 2 idi bu hafta 4 olmuş.(bu insanlar evden çalıştıkları halde)yani aslında virus devletin acıkladıgı rakamlardan cok daha fazla kişide var. depremde yaptıkları gibi sayıları küçültüyorlar.aslında devlet her zamanki gibi halkını yok sayıyor..

HaNdE... dedi ki...

offf :( resmen tribe girdim ama yaaa :( Allah korusun :(

Deniz dedi ki...

Ay oyle deli gibi korkacak bisi yok. Temmuzdan beri bizde var grip. Soyle soyleyeyim, Koray'in ofisinde ayni katta calisan dort kiside cikti, benim calistigim yerde cikmadi ama mesela Philips'te hatiri sayilir insana bulasti. Hic de korkacak bisi olarak gormuyorum ben iyilesen insanlari gordukce.Insanlar surunur gibi grip geciriyorlarsa soyle bir doktora gorunduler, oyle ogrendiler grip olduklarini. Ilac falan da vermediler bu kisilere bildigim kadariyla.

Tabii ki uzerime oksuren hapsiran insanlara sevgiyle bakmiyorum, habire el yikiyorum ama Hollanda'nin can vermiyorsan sana ilac yok, asi zinhar yok, hastaysan evde kal, elma ye turu saglik sisteminde bile biz hayatta kalabiliyorsak, ilac- tahlil manyagi Turkiye'de haydi haydi bisi olmaz gibi geliyor bana.

D dedi ki...

yazın amerika'dan dönünce üşütmüştüm, mesa hastanesine gidince test yapmışlardı kısa bir sürede sonuç da çıkmıştı.

Esterhazy dedi ki...

Ilk paragrafta yazdiklarini aynen ben de yasadim. Domuz gribi bizim sirkette birinde ciktiginda once bi panik yapip, sonra "ohooo, napalim canim artik" moduna girdim. Isin komik tarafi Hollanda'da hicbir Hollanda insani bu konuda biz yabancilar gibi panik yapiyor. Hepsi "aman nolcak , tedavisini oluruz, ilacini aliriz" gecer diyor. Ben de anlamiyorum bu isi.

Adsız dedi ki...

bilkent uninin dandik denilebilecek saglik merkezinde bile gayet yapiliyor bu test. bence eksik bilgi verilmis size.

thesaint dedi ki...

muhtemelen h1n1'i geçirmişsin. grip olduysan (yani ateşin çıktıysa) büyük olasılık h1n1'di. şu an piyasadaki çoğu grip h1n1 çünkü. öyleyse artık aşı yaptırmana gerek yok, artık olmazsın çünkü.

ayrıca, çok tehlikeli bir hastalık olan gribi önemsemeyen insanların adı domuz gribi olunca -yeni birşey diye- korkmalarını hiç anlamıyorum. bildiğimiz grip h1n1'den daha ölümcül oysa ki. tamamen medya ve tanıdıklar tarafından fazla bombardıman altında kalmanın sonucu.