5 Mayıs 2010

Şehrin o tarafındaki binaların güzelliği tartışılamaz.. Ama ben yine de bu gerçeği, İbni Sina hastanesinin penceresinden bir kez daha tecrübe etmeyi istemiyorum.

İki günde iki doktor. Biri annem, biri babam için. Böyle şeyler üstüste gelip hemencecik aradan mı çıksın, yoksa "teker teker gelin lan erkekseniz" mi? Bilmiyorum ama bugün nefes aldım.

Bir şey yok; iyiyiz.

Güzel şeyleri uzun uzun anlatmayı ne kadar seviyorsam, sıkıntılı şeyleri de anlatmamayı o kadar seviyorum. Belki de bu yüzden insanlar sanıyor ki ben dağlarda koşturan Heidi'den farksızım. Sansınlar, ne yapayım. Bu olaylar daha iyi gösteriyor zaten, kim ne halt ederse etsin sadece kendine hesap veriyor. Şu ana kadar yaptığım her şeyin hesabını verebilecek miyim kendime diye sordum ben de bugün.

Bugün Hıdırellez. Artık sizinle ilişkimiz 20 yıllık evliliğe benzedi o yüzden birkaç yıl önce Madrid sokaklarında Shirley ile dileklerimizi bağlayabilmek için pijamalarla gül ağacı arama maceramızı da anlatmama gerek yok. Napalım, benim de Hıdırellez'le ilgili tek maceram bu. Gerçi şu ana kadar ne dilediysem olması bile macera sayılır. Zaten ben hep aynı şeyleri diliyorum.

Bahçemizde gül ağacı var. Eve dönünce kağıda yazacaklarım belli.

9 yorum:

Adsız dedi ki...

cok gecmis olsunnnnnnn...

Adsız dedi ki...

cok gecmis olsunnnnnnn...

Leylak Dalı dedi ki...

Geçmiş olsun. Hastalık ve hele de İbni Sina denince ödü kopanlardanım. Çok tatsız anılarım var. Ama söylediğinize kesinlikle katılıyorum, pencereden görünüm güzel ve hep o pencerenin önünde mi beklenir.
Neyse ki tatsız bir durum yok galiba. Siz yine de Heidi olmasanız da olma çabalarına devam edin:))
Sevgiler...

n@zo dedi ki...

Geçmiş olsun ve bir daha uğramasın..

BahaR dedi ki...

geçmişler olsun çok çok..bi daha gelmesin hastalıklar hiç..

oceania dedi ki...

Geçmiş olsun umarım bir daha yaşamazsın böyle birşey.. Hıdırellez acayip birşey ya her sene böyle yıllardır istedigin seyleri yazıyorsun kagıda ondan sonra unutuyorsun o dilekleri..bir sonraki sene yine yılmadan aynı dilekleri yazıyosun kağıda..dileklerin aynı kalırken hayatın değişiyor bir yandan..

Adsız dedi ki...

Geçmiş olsun Ayşe.
Evet ne kadar çok düşünür ve üzerinde durursan sıkıntı o kadar büyüyormuş bu aralar norbekov okudum kitapta öyle diyor.
Heidi olmak çok güzel ama göründüğü kadar kolay değil.
Heidi mi daha mutluydu polyanna mı acaba diye çok düşünmüştüm çocukken.
şimal

Abuk Kraker dedi ki...

Çok geçmiş olsun Ayşe.

Ayazma dedi ki...

Geçmiş olsun, umarım her şey yolundadır.