7 Mayıs 2010

praline

Mutfağa baaak! Hem bembeyaz, hem kocaman. Yine İsveç, elbette İsveç. Mutfağa yatak atıp orada yaşama trendi başlatacağım. Bu İsveç gerçekten bu kadar güneşli olabilir mi ya? Biri bizi kandırıyor mu yoksa?
*
Artık yoğunluktan bir ajandam bile yok. Bu, hayatımda ajandamın olmadığı ilk ve tek dönem. Planım programım gözümün önünde olmayınca kendimi sersem gibi hissediyorum ama artık kafamdaki planı programı, hatta gidip marketten alınması gerekeni ajandaya yazacak vaktim bile yok. İş ajandasından bahsetmiyorum. İşte ajanda tutmazsam kafayı yemem iki günü bulmaz muhtemelen. Benim hep kendime ait bir ajandam oldu. Özel günler, yapılacaklar, alınacaklar, filmler, kitaplar, listeler, listeler. Artık hiçbiri yok. Haliyle kendimi sürekli sersem gibi hissediyorum. Sürekli bir şey yapmam gerekiyormuş hissi var. Aslında yok yapmam gereken bir şey.. Çünkü zaten zaman yok. Nereye kadar? Bilen yok.
*
Geçen gün birisi çıkışımı kapatacak şekilde arabamın arkasına park etmiş. Bu yüzden ilk defa sokak ortasında kavga ettim. Elim kornaya basılı halde 10 dakika geçirdikten sonra salına salına karşıdan gelmekte olan, yaşıtım görünen karşı cinsime, delirmiş halde: "Ben mecbur muyum sizi burada 20 dakika beklemeye? Salak mıyız da park yeri arıyoruz biz, sizin gibi düşüncesizler gelip kapatsın diye? Siz daha böyle toplum içinde yaşamanın gereklerini yerine getirmeyin, inşallah birisi bir gün benden akıllı çıkar da arabanıza vura vura çıkar." diye çemkirdim. Ruhsuz kazma bana ne dese beğenirsiniz? "Abartmayın 20 dakika olmadı." Ben de haliyle bu cevabın üzerine "5 dakikaya bile hakkınız yok. Benim hastam ya da acil işim olabilir ama sizin böyle bir şeyi akıl edemeyeceğiniz zaten çok belli" deyip arabama bindim. Bütün gün bu olay aklıma geldikçe de sinirlenip durdum. Öküz. Geçtiğimiz günlerde sokaktaki çocuklara nutellalı ekmekler dağıtan teyze olmak istediğimi söylemiştim ya, galiba top patlatabilecek bir tarafım da var.
*
Defne Samyeli televizyonda yeni bir program yapmaya başlamış. Adı "Defne Herşey Bambaşka". Sen git 10 yıl boyunca televizyonda haber spikerliği yap, sonra programının adını "Herşey" diye yaz. Ben çok hayret ediyorum böyle şeylere. Bir insan kendi kendine bir şeyler yazarken böyle bir yanlışlık olabilir, çok doğal. Ama bu bir televizyon programı, kim bilir kaç kişilik ekip var orada. Bir Allah'ın kulunun gözüne batmıyor. Yuh.

13 yorum:

cometa dedi ki...

ayşe evimizin altında sokağımızın en popüler kırtasiyesi, karşımızda bim, yanımızda da bir manav olduğundan allahın her günü bizim garaj girişimiz bir deli tarafından kapatılmış, hatta garajın içine parkeden ileri bir deli tarafından işgal edilmiş oluyor. Baharlar birlikte öküzlerin gelmelerini bekleyip mahallenin manyağı kıvamında kavga etmek içten içe bana tuhaf bir zevk verse de, her seferinde insanların nasıl bu kadar öküz olduğuna da şaşırıyorum. bizi uzayda mı yetiştirdiler?

Bulunur Hint Kumaşı dedi ki...

Oy oyy oyyy! Tozu dumana katmışsın:)))

srmysn dedi ki...

merhaba..uzun zamandır yazılarınızı okuyorum.aslında sizi tanıyor muyum tam bilmiyorum:)borçka da bilge hocanın biarkadaşıyla tnışmıştım adı ayşe idi ama..sırma ben.
yazılarınız hayatı bi başkasına yaşatıyor,hatırlatıyor bazen unuttuğumuz şeyleri.ya da o arabayı yanlış park eden şahısa anı yaşamışcasına kızabiliyoruz..
iyi günler dilerim,sakin günler:)

FKH dedi ki...

umarım hep böyle güzel mutfakların evlerinde olurum hayaliyle yaşıyorum ben :]

stuven dedi ki...

ajanda konusunda seni iyi anladığımı düşünüyorum. çünkü ajandasız, listesiz iş yapamam:)

BahaR dedi ki...

aaaa biz hergün kavga ederiz bu konu yüzünden.onlar insan değil.ben eminim olmadıklarına.

defne dedi ki...

'şey' ayrı yazılır diye en geç lisede öğrenmiş olmaları gerekirdi, öğrenmemişlerse de açıp baksınlar tdk'dan, nasıl yazılıyor diye. yalnız değilsin, eminim bir çok kişi gıcık oluyordur reklamları başladığı günden beri

Adsız dedi ki...

TDK mısın sen nesin!Kendini ne sanıyorsun ayşe ha!bir ara ing.cümlelere taktın ama blogunun adı ayşenin dünyası değilde ayşe's world e bir cevap veremedin ama,böyle tırsaksın sen işte.ve
o adama da bu cümleleri kurarak bağırdığını hiiiç sanmıyorum.olsa olsa"ya nerde kaldınız, sizi beklemeye mecburmuyum"demiş sinirli sinirli arabanı çalıştırmışsındır.sen blogda türkçecisin kızım.ha geçen haftalarda bi sapık seri cinayetle biri travesiti 3 kadını öldürdüya.adı ayşe olan rahmetli izmirde olmasa sen sanmıştım ben.sevinirmiydim bilmem.bak yayınla bu yorumu hemen bana saldırsın yorumcukların:)sen önce adını yazda gel,sen önce anonim olda gel.hehe çok keyifli

NiLaY dedi ki...

ooo ben de not defteri olmadan yaşayamayanlardanım :(

Ece dedi ki...

Su anonymous'un yorumlarina bayiliyorum. Bu blogdan nefret ettigi halde inatla okumaya ve PMS modunda yorumlar yapmaya devam ediyor. Kendisine yakin gelecekte bol Prozacli gunler diliyorum.

Ayse sen de hakkaten ne "tirsak"sin hala bir cevap veremedin aysesworld yorumuna.. Tovbe yarabbim ne enteresan insanlar var dunyada.

Ayse dedi ki...

Anonim hakkında:

Öldürülen kadınlardan birinin yerinde benim olmamı düşünmesi ve en acıklısı da "bu duruma sevinir miydim" (elbette miyim bitişik) demesi durumu yeterince açıklıyor. Bir insan hayatı boyunca görmediği, hiç tanışmadığı birine karşı böyle şeyler söyleyebiliyorsa açıkça bir sorun var demektir ve ne yazık ki biz bu sorunlu insan tipine Hürriyet ve Youtube yorumlarından aşinayız. Şu yorumu da kendisi ile karşı karşıya kalabilmesi için yayınladım zaten. Belki görünce gerçekten nasıl bir durumda olduğunu daha net görür diye. Bir insanın bilmediği birine böyle hınçlanabilmesi için ne olması gerekir diye de düşündüm. Bir cevap bulamadım. Her şey ayrı yazılır ve doğrusu budur, bu tartışmalı bir konu değil. Fikirler çatışır. Kimse kimseyle aynı şekilde düşünmek zorunda değil, bu yüzden de burada konuşulmasına izin veriyorum, yorumlar bu yüzden açık ama tanımadığınız, bilmediğiniz biri için ölürsen sevinir miydim bilmiyorum demek bariz bir ruh hastalığı. Acil akıl fikir dliyorum. Bu kadar hınçlanmak bünyeye zararlı.

rainforest dedi ki...

Ayşe, bence cevap yazmaya dahi pek gerek yok bu kişiliğe...ne menem lüzumsuz bir muhabbete soktu şurayı anlamadım..biz eğleniyoruz severek okuyoruz sana katılıyoruz katılmıyoruz ama kabalaşmıyor veya garip garip ruh hallerine bürünmüyoruz...çok doğru demişsin bu kadar hınçlanmak bünyeye zararlı bu bloga da zararlı bize de zararlı...lüzumsuz şahsiyete sinir olduğumu belirtmek istedim...bol keyifli günler...

Adsız dedi ki...

ay kendi kendimle karşı karşıya geldim ve çok korktum doğrusu.tırsıyorum ayşe çok tırsıyorum.hehe=)kendi zavallılığındansa bir başkasını böyle eleştirmek ona bir yorumuyla ruh hastası etiketi yapıştırmak ne kadar etik ayşe hanım.sizin yaptıklarınız çok mu doğru.
ve hala şu "AYŞE'S WORLD" sorusuna cevap vermekten bu kadar kaçman ayrıca bir ironi değil mi?mi mi mi,ayrı yavrucuğum.yoksa ayşe öğretmen cız yapar:)

DEĞİŞTİR BLOGUNUN ADINI Kİ BU TDK HALLERİN İNANDIRICI OLSUN.

AYŞE'NİN DÜNYASI
hadi hep birlikte tekrar ediyoruz
AYŞE'NİN DÜNYASI
AYŞE'NİN DÜNYASI
AYŞE'NİN DÜNYASI
AYŞE'NİN DÜNYASI
AYŞE'NİN DÜNYASI
AYŞE'NİN DÜNYASI

alıştın değil mi?
world de neymiş.kredi kartı reklamı gibi.hehe.yayınla bunuda ayşe.ah pardon özel isimlerde A büyük yazılır.mucks.

DEĞİŞTİR BLOGUNUN ADINI Kİ BU TDK HALLERİN İNANDIRICI OLSUN.