18 Mayıs 2015

Londra rehberi -1

Londra'ya mı gitmeye karar verdiniz, ne harika! Baştan söylemeliyim: Schengen kabul etmeyen, Euro kullanmayan sevgili İngiltere ve başkenti Londra'ya gitmek için İngiltere vizesi alacak ve harcadığınız her pound'u (şu anki kurla) 4 ile çarparken kalp krizi geçirmemeye çalışacaksınız. Mayıs başı gittiğimiz Londra'da hava oldukça soğuktu. Abartmıyorum, eldiven ve bere ile gezdim. Bu benim şansıma böyle oldu galiba, zaman zaman daha sıcak oluyormuş. Zaten benden başka herkes yazlık kıyafetlere geçmiş gibiydi. Neyse ki meşhur yağmuru pek görmedik, kalın kalın giyinip sokaklarda kilometrelerce yol yaptık. Londra, havasına ve pahalılığına rağmen gezmesi çok zevkli ve her köşesinde sürprizler barındıran bir şehir. Yapacak, görecek şey çok, sokaklar deniz derya.

Mutlaka yapın dediklerimi sıralıyorum:

1. London Eye

Şehrin ünlü dönme dolabı. Kabinlerden birine binip şehre hakim olmak için ideal, bu nedenle ilk durak olarak iyi bir tercih. Havanın açık olduğu bir günde gitmek gerek. Ne kadar az bulut, o kadar çok manzara.


Hello Big Ben.

Hello kumlu Thames nehri.



 2. Big Ben ve Palace of Westminster

London Eye'da turu tamamladıktan sonra şehrin en önemli simgelerinden, nehrin tam karşısındaki Big Ben'e uğramalısınız. Hemen bitişiğindeki Palace of Westminster ve Prens William ile Kate'in evlendiği Westminster Abbey de görülmeli. Şehrin royal binaları insanı hemen havaya sokuyor ve burada yaşayan insanların kraliyet konusuna neden bu kadar kaptırdığını anlamak kolaylaşıyor. Ben oradayken Kate 2.çocuğunu doğurdu. Normalde de bu kadar çıldırmış haldeler mi bilmiyorum ama yakında seçim olmasına rağmen sanki dünyada var olan tek konu yeni doğacak prensesti.



3. Buckingham Palace

Kraliçe'nin evi. Nöbetçilerin değişim törenini izlemek isteyenler 11:30'da sarayın önüne!



4. Piccadilly Circus ve Piccadilly Street

Işıklı tabelalarıyla ve buraya doğru hücum eden kalabalık nedeniyle ıskalama şansınız olmayan, şehrin en ünlü meydanlarından biri Piccadilly Circus. Buraya Piccadilly Caddesi üzerinden yürüyün ve şehrin en hareketli caddesindeki dükkanlara girip çıkın.



Hatchards bu cadde üzerindeki ikonik kitapçılardan biri. 1797'den beri yerinde duruyor. Mutlaka girip, katlarını gezmek gerek. Rafların arasında esprili notlarla karşılaşacaksınız.


Çocuk kitapları kısmına aşık oldum, pop-up kitaplarla yarım saat geçirdim.


Diğer uğranacak yer Fortnum & Mason. Aslen Earl Grey'i ünlüymüş ama aslında bu mağazada yok yok. Katlar arasında kendinizi kaybedeceğinize eminim.

Yumurta turşusu isteyen var mı? Peki pancarlı yumurta turşusu? Ben almayayım.


Çeşit çeşit uzaylı mantar isteyen? Ben!



5. National Theatre

Oyun izemeseniz de önünden geçmelisiniz. Hatta o parmağın altına geçip fotoğraf çektirmelisiniz!


Bence National Theatre'ın önündeki bu bank çok haklı.


6. Tate Modern

Tate'siz Londra gezisi olmaz! Londra'nın takdire şayan en önemli özelliklerinden biri, neredeyse tüm önemli müzelerin ücretsiz olması. Tate Modern da ücretsiz müzelerden biri. Şehrin en önemli modern sanat müzesi eski bir fabrika binasının içinde yer alıyor. Andy Warhol'e merhaba demek için uğrayın, müzeyi gezmeye birkaç saat ayırın.



7. Shakespeare's Globe

Eskiden Shakespeare oyunlarınının sergilendiği, 1644'de kapanan tiyatro aynı yerinde birebir tekrar yapılmış. İsteyen içini de gezebilir.



8. Tower Brige

Bu da Londra'nın olmazsa olmazlarından meşhur köprü. Büyük gemiler geçeceği zaman alt kısmı açılıyor. Turistik aktivitelerin hiçbirinden geri kalmak istemem derseniz heybetli kulelerine çıkış var. Artık nehrin güney tarafını boydan boya yürüdünüz, şimdi karşı tarafa geçip oradan devam edebilirsiniz.

Doruk tam olarak aşağıdaki fotoğrafın çekildiği noktada Lonely Planet rehberimizi Thames'in çamurlu sularına düşürdü. O manzara gözümün önüne geldikçe gülmeye devam ediyorum. Unutmamak için yazmak zorundaydım :)


Tower Bridge güney tarafından karşı yaka: Yumurtamsı şekliyle güzelliği tartışılan bina The Gherkin.

Tower Bridge kuzey tarafından karşı yaka: Koni şekliyle güzelliği tartışılan bina The Shard.



Yazının ikinci kısmı yolda.. Yeme - içme tavsiyeleri ise elbette ayrı bir yazıda!

1 yorum:

Bertan Tan dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.