31 Ekim 2006

Jöle

Üzerime çöken rehavetten biran önce kurtulmak istiyorum. Kasım geliyor yarın. Artık bu gri havaya ve heran yağabilecek yağmura alışmak gerekiyor. Her sene ben daha alışamadan bir kış böyle gelip geçiyor. Mutluyum ama jöle gibi bir mutluluk. Yani sakin sessiz. Ben aslında böyle mutlu olmam, kıpır kıpır olurum ama nedense bu sefer böyle fazla ağır başlı bir mutluluk... Haydi bakalım, büyümek buysa uzak olsun, istemiyorum.

1. Ben örgü örerim kışın. Sadece atkı örerim. Herşeyle atkı takarım. Kazak örmeye sabrım yok zaten becerebilir miyim bilmiyorum. Dün kendimi aşıp yanda gördüğünüz şeyi yaptım. Şu ana kadar yaptığım en komplike şey :) Ama çok beğendim. Annemi ikna edebilirsem önünü yapıp geri kalanını ona yaptırıcam ve böyle zorro gibi gezicem :)
2.Odamı düzenleme seanslarına 10 yıl devam etsemde sonu gelmeyecek sanırım. Çok düzenli oldu mu da sevmiyorum aslında. Böyle hafif bohem bir dağınıklık bana yaşanmışlık duygusu veriyor. Böyle 'kitap gibi' derler ya öyle evleri, odaları sevmiyorum. Hello kittylerim yanyana geldi. En büyüğü aslında bir balon. Babam almış getirmiş birkaç gün önce. Komik ama çok güzel birşey insanın 24 yaşındayken babasının ona hello kitty şeklinde balon getirmesi :) :)

3. Dün gece yatarken İtalya'dan getirdiğim 'pasta' kitaplarından birini inceliyordum. Hiç tavsiye etmiyorum, yatarken yemek kitabına bakmayın. Gece 2bucukta savaş verdim kendimle mutfağa gidip makarna yapmamak için.. Ama aklı başında bir saatte aklıma koyduğum bir makarnayı yapmaya karar verim. Hamurunu kendim hazırlayıp, kesip, içini doldurup, tortellini yapacağım. Sayfanın solundaki wishlistte bulunan pasta-maker ım hala 'wish' vaziyetinde. O yüzden bu anlattığım şeylerin hepsini 'manual' olarak yapmak zorundayım. Güzel olur herhalde.

Geçen gün fatura yatırmaya gittiğimizde borcumuz olmadığını söyleyen kafası antenli Turkcell bugün fatura ödenmediği için telefonumu kapatmış. Bakalım ben şimdi gidip bu durumu anlatınca bana ordan biri 'Ama Ayşe çok fazla titriyosuuuun!' derse ben onun antenlerini birbirine dolar mıyım dolamaz mıyım???

11 yorum:

Aslicin dedi ki...

Ayşe, ben de senin gibi sadece atkı örebilenlerdenim, o Zorro gibi dolaşma fikri bana pek cazip gelmese de A için seni tebrik ederim ;)

Adsız dedi ki...

Merhaba Ayşe, blogunu yeni keşfettim. Çok tatlı ve içtensin. Sende benim gibi Hello Kitty fanısın:)) Bende maalesef 30 yaşında olmama rağmen ruhum genç napıyım, evin her tarafı kittycik dolu... Ne zaman büyüyeceksin artık diyorlar ama ben büyümeyeceğim... Yazılarını merakla bekliyorum. Sevgiler Şebnem

Ayse dedi ki...

Aslı,
Bugün A temalı kazak fikri için herkes bana 'Sen kendini 7 yaşında mı sanıyorsun??' gibi yorumlarda bulundu. Olsun :) Kazak haline getirmeyi beceremesem bile kenarları A işli bir atkı yapmaya çok kararlıyım!

Şebnem,
Söylediğin güzel şeylerin hepsi için teşekkürler.. Büyüme, bence de en güzeli bu, benim de 40 yaşında da kittylerim olacak biliyorum:)

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Ayşecim nasıl güzel yazmışsın öyle.A Harfide çok güzl olmuş.hele renkler:)Kitytylerinede bayıldım doğrusu.Benim odamda senin dediğin gibi hafif dağınık olmalı.Seni çok iyi anlıyabiliyorum:)Çok öptüm...

Adsız dedi ki...

Atkın harika olmuş!
Bu arada yandaki kitap yazısını nasıl yazıyorsun?
Sayfan çok güzel.
Sevgiler

Adsız dedi ki...

Ayşe bende hello kitty'leri çok severim. Tortellini yapmak konusunda seni alkışlıyorum canım.Çünkü ben hazır alıp yemeyi tercih ediyorum. İtalyada yaşarken arkadaşlarımdan süper soslar öğrendim. Bende geçen haftasonu atkı ve bere örnek için pazardan cici yünler almıştım. Şimdilik örmeye başlamadım değişik modeller arıyorum.

kuş :) dedi ki...

Valla aysem ne diyim bu Turkcell in yaptığına, bak hiç olmuş mu :))
Ama yani aile de Turkcelli varken senin oralara gitmen hiç olmamış yane ;)

ibeking dedi ki...

haksızlık etme kendine..burada bir atkı bile öremeyenler var

ibeking dedi ki...

haksızlık etme kendine..burada bir atkı bile öremeyenler var

duygu dedi ki...

Ayşecim,Ben de kışın örgü örenlerdenim.Ben sadece kazakların arka kısımlarını örerim.Önler ve kollar annem tarafından tamamlanır.Düzgün örmeyi beceremiyorum.Elim düzgün değilmiş.;P(Bir örgü terimidir.)
Ankara kışın çok kasvetli olur değil mi?Ama ben o zamanları da özlüyorum desem?!!!Ne zaman buralarda puslu hava olsa ki çok nadirdir, Ankara'da olduğumu hayal ediyorum.

Ayse dedi ki...

Zarife,
Seni bize annemle bu konuyu konuşmaya çağırsam gelir misin???:):)

Elit,
www.imagechef.com da buna benzer birçok ıvır zıvır bulabilirsin. Çok eğlenceli, tavisye ederim! Pırıltılı defterini çok beğendim !:)

Nuray,
Tortellini denemem umarım başarılı olacak. Bir de ben blog dünyasına mart'ta katıldığım için burada kış nasıl geçer pek bilmiyorum. Örgü için de yeni birşeyler bulursak pek fena olmaz kış için!

Kuşcuğummm,
Ben diyorum ki Turkcell bir dahaki reklam serisinde seni kullansa ne süper olur! Yeni eteği giyersin şahane olur!

İbeking,
:) Moral oldu! Çok sabır işiymiş atkıdan başka birşey yapmak ben bir günde yıldım. Hiç bulaşma derim ben!

Duygu,
Senin örgü olayın da aynı benimki gibiymiş! Canım istediği kadarını yapıp, sıkılıp gerisini anneme tamamlatıyorum. Elin düzgün değil diyenleri de dinleme! :) Örgü bence kesinlikle stres alıyor ve kendi ördüğün birşeyi kullanmak da inanılmaz güzel.. Ankara'nın durumu da aynen dediğin gibi boşver özleme burayı.. (Geçen sene İtalya'dayken bana böyle diyenlere o kadar kızıyordum ki.. :))