21 Eylül 2007

bavulumdakiler

Bu seferki dalga bana çok eğlenceli geldi. Cornelius versiyonu her zamanki gibi beni çok güldürdü. O dışarı çıkarken yanına sabır filan alıyor. Ben sığ bir kişiyim, yanıma aldığım anahtarlardan filan bahsetmek istiyorum!! :) Issız bir çantam olsa içindeki şeyler ne olurdu :)


Bir kere kesin olarak yanımda koccamannn bir çanta olurdu. Bu konu tartışmasız. Küçük çantalara sığamayan bir insanım. Zaten büyük çantalar bence çok daha şık. Gece için portföy çantaları tercih ederim ama tercih edebileceğim bir portföy çantam yok ne yazık ki! :) Son günlerdeki favorim yandaki çanta. Devamlı bunu kullanıyorum. Babam geçen gün bir alışveriş merkezindeyken "kızım onunla mı geziceksin arabaya bırakalım" dedi, "baba o benim çantam!" deyince de oldukça şaşırdı.

Gelelim çantamda taşıdığım şeylere. Aslında düşündüm de pek de yaratıcı değilim bu konuda. Yani öyle kimsenin taşımayıp da benim taşıdığım özel bir şey yok.


O koskocaman çantaya bakıp da benim bir tedbir insanı olduğumu sanmayın. Ne biliyim mesela şarj aleti, yara bantı, ped, yedek ince çorap (gerçekten böyle insanlar var!) gibi acil durum eşyaları bulundurma konusunda çok beceriksizim. Telefonumun şarjı zırt pırt biter mesela. Alış di mi 2 günde bir mi 3 günde bir mi şarj ediyorsun, yüz yıl oldu cep telefonları çıkalı-Bu arada bu döneme tanıklık etmek çok harika değil mi?-, ben hala alışamadım düzenli şarj etmeye.


1. Neyse efendim devam edelim. Cüzdan mühim bir konu elbette. Asla kapanabilen bir cüzdana sahip olamadım. Hep tıka basa ağzına kadar doludur benim cüzdanım. Hayır hayırrr parayla değil! Lüzumsuz fişler, kimlikler, tadilat fişleri, bin türlü kart, fotoğraflar, kartvizitler. Aklıma geldikçe ayıklıyorum ama galiba mitoz bölünmeyle çoğalıyorlar. Ben atıyorum onlar çoğalıyor. Ani olarak cüzdan çıkardığım zaman genelde karşımdaki inanlar şaşırır. Her tarafından bir şeyler pörtleyen cüzdan o şık çantalara hiç yakışmamaktadır. Ayşe asla bir Bree Van de Kamp olamayacaktır. Bu 3 yaşından beri bellidir. Sanki gaipten bir ses ona "dağıl ya kulum" demiştir.


2. Tamam cüzdanın önemini vurguladık. Bir de anahtar konusu var ki bu benim üzerimde yoğun bir baskı yaratıyor. Ben asla anahtar kullanarak eve giren biri olmadım. Çocukluğumda bazı arkadaşlarım gibi 7 yaşımdan itibaren okul sonrası eve gelip anahtarla kapıyı açmadım. Annem çalışıyordu ama ev yine de boş olmazdı.. Eve geç gelme izinlerim başladıktan sonra anahtar taşıma mecburiyeti geldi, buna hala alışamadım. Yanımda anahtar olsa bile içeride birinin olduğunu biliyorsam zili çalmaktan son anda vazgeçtiğim oluyor. Arabamın anahtarı, evin anahtarı ve bu hafta verilen şirketin 2 anahtarı benim için yanımda taşıma açısından cüzdanımdan bile daha fazla tedirginlik arz ediyor. Şu an farkettim ki bir anahtarlığım bile yok.


3. Tabii ki yeni ve aşk yaşadığım organizer'ım. Hayatımın her döneminde böyle bir zımbırtım oldu. 3 günlük tatile çıkarken bile listeler yapan-yine de hep bir şeyler unutan- bir insan olduğum göz önünde bulundurulursa devamlı not alan biri olduğumu tahmin etmek zor olmaz. Yanımda bir organizer bir de defter taşıyorum. Defterim 3m'in kendiliğinden post-it, kalem ve separatör içeren defteri. Tavsiye ederim. Çok pratik.


4. Telefon. En çok evde unuttuğum şey. En çok duymadığım şey. Belki de gerçekten boynuma asmam gereken şey. Bu aralar Leva's Polka melodisiyle çalarak i-pod görevi gören şey. Telefonumu seviyorum. Bu arada iş yerinde dahili numaram 103. Bunu gelip anneme söyledim. Harici numaran kaç ki kızım dedi, bir cevap veremedim. İş hayatı IQ'um üzerinde pek de olumlu etkiler yapmadı sanırsam.


5. Güneş gözlüğü. Bana kalsa ennnn kocamanlarından takıcam ama gelin görün ki kafam minicik. Nevra bana kafan sivilceye benziyor diyor ama en yakın arkadaşım olduğu için idare ediyorum onu. Gerçekten de kafam ve suratım ufacık. O kocaman gözlükleri takınca da çok komik oluyorum gerçekten de ağzıma kadar geliyor. 2 sene kadar önce hayatımın gözlüğünü gördüm. Sanıyorum Ferre idi, baktım şimdi bulamadım, ama denemeye bile gitmedim, o kadar büyüktü yani. Kendime bulduğum suratımda garip durmayan göreceli olarak en büyük gözlük şu üstteki resimdeki. Bir kere kırıldı gidip tekrar aynısından aldım. O kadar çaresizim. Bir daha kırılırsa ne yaparım bilmiyorum. Aynısından bulmam da mümkün olmaz büyük ihtimalle. Accessorize'dan alınan dandik bir güneş gözlüğü en nihayetinde ama benim için çok kıymetli. Yaz kış gözlükle geziyorum.

6. Ve Salem. Bir süredir günde 3 tane içiyorum. Böyle gitse pek harika olur.


Genelde yanımda olanlar bunlar oluyor. Alında çoğu zaman fotoğraf makinem de yanımda olur; onun fotoğrafını çekemedim! Birkaç kıskaçlı toka, aaa tabi ki bu aralar dudak kremi. Eğer dışarı çıkarken belli bir süre yalnız olma ihtimalim varsa bir de okuduğum kitabı atarım çantama. Çooook güzel sevdiğim bir cafede kahveyle kitap okumak. Arasıra sadece bunu yapmak için bile olsa dışarı çıkmalıyım. Ama starbucks olmaz.
Bu arada bayramda ne yapsak Antalya'ya mı gitsek acaba? Yüzülür di mi ekim ortası orada?

19 yorum:

dudku dedi ki...

ahaha ben de büyük güneş gözlüğü sevenlerdenim ama ben de takamam çünkü elmacık kemiklerim çıkık ve burnumun üstünde kemik oladığı için (çıkık bir kemik) gülünce gözlük alabildiğine havalnıyor :P
bu arada organizer'ına bayıldım benim de almam lazım sanırım :S nerden aldın :)

www.edasuner.com dedi ki...

Valla bebek popon donmasın soğuk olmasın :) Resim ne güzel ya hatta dışarı çıp siyah beyaz kareler çekmek lazım

titrekkelebek dedi ki...

Selaaaam:)
uzun süredir okuyorum ama ilk defa bişeyler yazıyorum,
henüz kimse yazmamışken ve söyleyecek 1-2 şeyim varken yazayım dedim..
1.si bildiğim kadarıyla Salem mentollü bir sigara ve yine bildiğim kadarıyla mentollü sigaralar çok daha fazla zararlı oluyormuş(yok salemin mentolsüzü varsa bilemem tabii)
2.si ben gidemesem de annemler de bayramda Antalya'ya gidecekler ve kardeşim ekimde yüzülebileceğini iddia ediyor ve kesinlikle yanında mayosunu götürmekte kararlı:)
ama ben çok emin değilim!2hafta önce Alanya'da gayet serin günler yaşadık;güneşlenmemize engel pekçok gri bulutumuz bile oldu 2gün.
bir de 1 sorum var.ne mühendisi olduğunu sorsam?cevaplar mısın?

titrekkelebek dedi ki...

bi de çantana bayıllllldımmmm..
müthiş bişey bence!

ipq dedi ki...

en yakin accessorize'a yurume kos ve kendine duvarda asili duran sahte krokodil gorunumlu citcitli ve fermuarli kocaman siyah portfoy cantadan al... hem icine ruhsat ve fotograf makinesi de sigiyor, hem de gece cikarken kullanmak icin fazla buyuk diil...

bu arada stalker-vari olucak ama sanirim biz ayni donem ted mezunuyuz...

Adsız dedi ki...

sorular sorunlar
1-kadınlar bu sobede neden çantalarını olduğu gibi boşaltıp doğal fotoğrafını çekmezlerde sanki hep böyle çok temiz,çok düzenliymiş gibi bu hallerini çekerler
2-susam kırıntıları,işe yaramaz bir madde,buruşturulmuş fişler,pedler,tek küpe,sigara jelatinleri nerede
3-kırmızı topuklu ayakkabınla nasıl oluyorda ne tabanı ne topuğu kirlenmeden işe kadar gelebiliyorsun
4-arabayla gelmeni anladımda evden araya kadar,arabadan işe kadar uçmadın sanırım
5-komplo teorilerime göre onları aldığın gün daha eskimeden kutudan çıkartıp foto çektin.çünkü taban fiyat etiketini tırnağınla zor kazımışsın gibi görünüyor
6-çocukluk fotolarından nezaman terfi edip oynanmış yada fululanmış bir foto ile bile olsa asıl suretinde görebileceğiz seni
7-son soru =kızdınmı

sibel dedi ki...

Çantana ben de bayıldım. Ben de istiyorummmmmm!Hatta tüm çantalarını görmek istiyorum:)
Bu arada yeni işinde başarılar:)
Sibel

k.i.s.d. dedi ki...

Ayşe kuzum çantanı o kadar beğendim ki anlatamam. Umarım ulaşılabilir bir yerde satılıyordur zira hemen gidip alma niyetindeyim.

Ya da oturup dikeceğim çaresiz:)

Ayse dedi ki...

dudku,
dediğin şeyi pek gözümde canlandıramamakla beraber komik bir durum olduğunu anlıyorum!:) Organizer tunalı palet kırtasiye'den.

eda,
bebek popo. hımm sanırım bu benim hayatım boyunca kendim dahil hiç kimse için kullanmayacağım bir ifade! Çok hassas bünyeli biri değilim, bana bişey olmaz merak etme!

titrekkelebek,
1.evet salem'in daha zararlı olduğunu söylüyorlar. savunma yapacak durumum yok. sadece az içtiğim için avunmaya çalışıyorum.
2.benim de böyle bir düşüncem var bakalım kardeşin ve ben başarılı olabilecek miyiz?
mühendislik alanımı söylemek istemiyorum. hiç önemli biri değilim, ama çok yaygın bir mühendislik değil, çok kolay afişe olabilirim. afişe olsan ne olur diyebilirsin, haklısın ama böylesini tercih ediyorum. teşekkür ediyorum!

ipq,
anlattığın çanta gerçekten harika gibi, mutlaka bakacağım :)) Stalker-vari olacaksa olsun ben 2000 mezunuyum. Adının ipek olduğunu tahmin ediyorum (çok zekiyim çoook) liseden bir ipek hatırlayamıyorum. Sana bişeyler çağrıştıran bi ayşe var mı??:)

anonim-elbette ki anonim,
1. sen öyle yap şekerim. Ben çantamı hiçbir zaman öyle ters çevirip boşaltmam, tek tek çıkarırım içindekileri. Daha insani gibi ne dersin?
2.söylediklerinden var; susam hariç. susamlı hiçbişey yiyemem. Sigara jelatini, ped filan görmek isteyen biri olduğunu sanmıyorum, en azından ben kendi blogumda öyle bişey görmek istemem.
3.ayakkabımla ilgili yaptığın zekice saptamalarda kaçırdığın nokta fotoğrafın odamdaki beyaz halının üzerinde çekilmiş olduğu.dağınığız dedik ama sokaktan gelmiş bir ayakkabıyı beyaz halıya silmeden koyacak kadar da değil.
4.ben uçuyorum sen uçamıyor musun hale, bu tek başına bir madde olmaya yeterli değil.
5.komplo teorileri için 40 fırın ekmek yemen ya da arşivlere göz atman yeterli. Geçen kış alınmış ayakkabı o zaman da koymuştum, fiyat etiketi de o zaman çıkmıştır. Farkettiysen o kısmın yere değmesi ve aşınması fizik kurallarına gçre imkansız.
6.göremeyeceksin.
7. hayat yeterince zor, neden burada bana yüzünü göstermiyorsun deyip de kendine sanal bir isim bile seçme çabasını göstermeyen birinin söylediklerine kızayım?

sibel,
teşekkür ederim, çantalarda görülecek fazla bir şey yok, böyle bir gereklilik oldukça koyarım belki :)

kisd,
dikebiliyorsan bir sürü siparişim olacak!! Çanta accessorize, her yerden bulabilirsin!!:)

ipq dedi ki...

ben de 2000 mezunuyum ayse, mf'ciydim hem de senin gibi :-)) arkadas degildik gerci ama yuz asinaligi sanirim benimkisi... yilliga bakacak olursan, subem c'ydi.

aqua / ~~denizbahcesi~~ dedi ki...

benım gozluk ferre bayılırak aldım ama sapları 2 kere koptu ve sonuncuda merkez aynı saptan yok deyıp benzer bısey gondermısler o kadar para ver olacaga bak.yanı sen accessorize dan almakla iyi yapmıssın

Butejoy dedi ki...

ÇANTAYI ÇOK BEĞENDİM...

ANTALYA'DA ŞUBATTA BİLE YÜZEN OLUYOR..HAVA HER DAİM MÜSAİT....MERAK ETME! YETER Kİ YAĞMUR OLMASIN...

Ayse dedi ki...

ipq,
baktım yıllıktan hatırladım seni, vay be blog dünyası nelere kadir :) merhabaaa!

aqua,
geçmiş olsun valla insanın içi gider, accessorize'dan şaşmak yok!

butejoy,
Evet umarım hava güzel olur. Baya az kaldı biryerler ayarlamak lazım bir an önce artık. İşe gireli 1 ay olmadı şimdiden tatili iple çekiyorum :))

$afak dedi ki...

Ben daha 1 haftada o noktaya geldim :)

Mr_Turkish_Delight dedi ki...

bir ara bayan cantalari icin özel lambalari görmüstüm,aramasi kolay olsun diye :)

Telefonuna bir de Hello Kitty tak bence, takim tamamlansin :)

organizerlara bir türlü alisamadim, sanirim erkekleri icin zor bir aliskanlik, cok ufak boyutta olanlari var aslinda,bir ara denemeyi düsnüyorum aslinda.

Hayatta ki en büyük lükslerden biri eve gelip de kapiyi kendinin acmak zorunda olmamasi sanirim,ben de malaesf bu lükse sahip olmayanlardanim,ne yapalim ,hayat acimasiz :D

slmlar
Mr.TD

OKTAY dedi ki...

merhaba

blogunuz cok hos. bir yıl kadar once bir sure duzenli takip etmiştim 2-3 ay. şimdi yine adını bir blog linkinde gorunce sevindip gene bakıyorum. candarlıda annemlerin de yazlıgı var ama 2 yazdır gidemedim younluktan.
bu arada ben de bir blog kurdum, sizinki gibi guzel bloglara ozendim sanırım.
http://hepinizindoktoru.blogspot.com
gunluk 250-300 tekil ziyaretcim var.
link değişimi yapıp bana destek olursanız sevinirim.
Dr.Oktay
oktaytolga1969@hotmail.com
basarılar dilerim

Ayse dedi ki...

şafak,
1.telefonunu açmıyosun.
2.hepbirlikte çandarlı'ya taşınmanın vakti artık gelmedi mi?yeterince çalıştık bence:)

mr.td,
arama lambası!! süpper fikir, görürsem kesin olarak edinmeliyim bir tane ve birer tane de tüm arkadaşlarıma!
erkekler bunların elektronik versiyonlarından kullanıyorlar diye duymuştum. Üzerine kahve dökülünce ne oluyor onu bilmiyorum ama!:)

oktay,
memnun oldum. eklerim, no problemo.

Evin Kedisi dedi ki...

Antalya ve Ekim ortası yüzmek sorusuna takıldım nedense :) Hem de pek mükemmel yüzülür demek istedim çünkü dört yıl orada yaşadık. Ahhh ahhh! Anılarım geldi gözümün önüne şimdi :( Yüzünün küçük olma sorununu ben de yaşıyorum, vücut şişip de kendini aşmaya başlarsa yüz de normale dönüşüyor :) Geçen hafta aynı gözlük durumlarını ben de yaşadım, benimkiyle gidip denedik de gülmek için :)

Mr_Turkish_Delight dedi ki...

http://www.rosannakilfedder.com/

http://www.gizmodiva.com/home_gadgets/purse_pal_purse_light_illuminates_your_treasures.php

:D
slmlar
Mr.TD