18 Aralık 2007

İlişkiler ve Geyşalık üzerine bayram öncesi yazısı

Etrafımda bin çeşit ilişki var. Hiçbiri birbirine benzemiyor. Ne adamlar, ne kadınlar. Bu işin doğrusu nedir, kuralı nedir bilen yok.
*
İyi bir iş imkanı yüzünden sevgilisini burada bırakıp, yurtdışına gitme kararı vermeye çalışanlar, saçma sapan ve kendisini asla mutlu edemeyeceği yüz metreden aşikar bir adama neden aşık olduğunu anlayamayıp üzülenler, yabancı bir kızla (şaşkın bir) tek gecelik birlikteliğinden çocuk sahibi olacak olanlar, "tamam artık ben aşk sayfasını kapatıyorum, bana göre insan yok" diyen küskünler, ünlü biriyle beraber olup ailesine bunu nasıl açıklayacağını bilemeyenler, 5 senelik ilişkisinden 4 ay sonra gidip de başka biriyle nişanlananlar, hatta evlenenler, bunun yanında çoluk çocuk sahibi olmuş eski arkadaşlar, "ya siz nerelere gidiyorsunuz, neler yapıyorsunuz" diyerek bir damla heyecan arayışı içindeki evli çiftler.. Evet bunların hepsi benim çevremde yaşanıyor. Ya benim arkadaşlarım, ya da onların arkadaşları, sevgilileri. Ondan daha uzak değil yani. Aslında Yalan Rüzgarı'nda yaşıyorum gibi.
*
Benim büyük maceralarım olmadı aşk hayatımla ilgili. Yani yukarıdaki gibi bişeyler olmadı demek istiyorum. Her şey her zaman sütliman değildi elbette. Öyle büyük kazıklar yemedim de, atmadım da. Yaşadığım tüm "ilişkisel" sorunları dikbaşlılığım dolayısıyla yaşadım diyebilirim. Bazı zamanlarda birazcık dediğim dedik olabiliyorum ve karşımdaki insanın kendini anlatmasını zora sokuyorum, farkındayım. Üzerinde çalışıyorum. 25imden sonra biraz yumuşama gayretindeyim. Bu itiraf da aleyhimde kullanılacaktır onun da bilincindeyim.
*
Ben bir birey olmayı seviyorum. Sanıyorum ki en başta erkeklerin sevdiği şey de bu oluyor. Sağlam bir görüntü, ota boka mızırdanmayan, kendi işini kendi halleden bir kız arkadaş. Kararlar vermeyi seven, ilişkinin tüm sorumluluğunu adama yüklemeyen, her şeyi adamdan beklemeyen biri, her şeye "sen bilirsin" demeyen biri, her zaman en doğru fikir olmasa da fikir sahibi biri.
*
Ammavelakin, galiba bir süre sonra bunlar, gıcık edici unsurlar olmaya başlıyor. Ne kadar karakter sahibi ya da modern olsa da erkekler galiba, bir süre sonra yanlarında güçlü bir kadın figürünü sevmiyorlar. (Öyle güçlüyüm böyle güçlüyüm filan değil, alakası yok, doğru kelimenin bu olduğunu düşündüm sadece) Asıl aradıkları şey şefkat, güleryüz, destek mi yoksa? Ne geldi aklınıza, anne mi? Aa evet benim de! Tavlama safhasında güçlü, duraklama döneminde şefkatli olsun. Tabi tatlım tabi, boyu kaç olsun?
*
Her şeyini kendin halledebilen ve günlük sıkıntılara sessizce gögüs geren bir "birey" olarak, hasbelkader, bir konuda mızırdanınca o göze batıyor işte. O senin güçlü imajınla örtüşmüyor, sen de bunu farkedince "Neden benim de birazcık sızlanmaya hakkım yok kardeşim?" diyorsun.
*
Şafak Ankara'da. Dün akşam buluştuk da, iş yerindeki bir kızdan bahsetti. İşyeri dediğim gayet iyi bir şirket, bin türlü mülakatla giriliyor. Kız eğitimli, maddi durumu iyi, ailesi düzgün-imiş. İşyerinin mutfağında rastlaşmışlar, tam Şafak kendine çay koyarken, kız elinden kapıvermiş çaydanlığı; "Aa dur ben koyarım, sen erkeksin" demiş. Daha sonra şans eseri birlikte arabadalarken, Şafak bir yerin güvenliğiyle ufak bir sürtüşme yaşarken, kız söze karışmış. Daha sonra münakaşa sona erince kız Şafak'tan özür dilemiş, "Kusura bakma, ben de öyle sen varken, söze karıştım" diye. Evet biz de hemen "Oha oğlum bu kız sana yazıyor" dedik. (Çimen'den özür diliyoruz!) Açıkladı. Kızın bir ilişkisi varmış, gayet iyiymiş filan, öyle bir durum yokmuş. Ben de hemen "Tam evlenilecek kız işte!" dedim, dalga geçiyordum elbette ama Şafak dedi ki " Bunu anlattığım her ortamda mutlaka çıkıp biri aynı şeyi söylüyor". Bir tarafımızdan uydurmadık herhalde, yıllardır, nesillerdir kafamıza çizilen evlenilecek ideal kız profili aşağı yukarı bunu söylüyor.
*
O kız mutlu mu bilmiyorum. Yukarıda anlattığım yüz tip sarmal ilişki örnekleri içinde profilini bilmediğim tek tip bu çünkü. Kayıtsız şartsız eş memnuniyetine kendini adayan biri, gerçek mutluluğu yakalayabilir mi? (hiç ironi yok, safi merak) Biz birey olalım, adam bizi tüm sivri taraflarımızla, biz olduğumuz için sevsin diye gayret ederken (bu fedakarlık yapmaktan uzak, sadece kendini keyfini düşünmek anlamında değil elbette) bu kızlar böyle davranarak gerçekten huzurlu, mutlu, keyifli bir hayat yaşıyor olabilirler mi?
*
Şimdi otur, tüm bunlar Demet Şener gibi, yanımızdaki adama "mevcudiyetimin yegane temelisin" diye sıkı sıkı yapışamadığımız için mi oluyor diye düşün düşün dur.
*
*
*
*
p.s: Hiç yazmam ya ben böyle aşk meşk işleriyle ilgili.. Yanlış giden bir şey yok, hayatımdan memnunum. Bir patlayıverdim sadece. Tatil öncesi son sabır damlaları. O kadar olur artık. Herkese iyi tatiller.

18 yorum:

Adsız dedi ki...

super özetlemşin olayı...ama bence belirli bi "dogru kız" kalıbı yok...ben buna özetle "her malın bir alıcı war" diyorum...herkese uygun birileri war dışarda..ayrıca "tabi tatlı boyu kaç olsun" lafını okurken gulme krizine girdim...şirkette olunca biraz sorun oldu tabi..ama yazıların benı cok mutlu ediyo..maşallah ayşemon ya...sen baya iyisin bu işte...

selçuk

melontheroad dedi ki...

Sevgilimle ilgili anlayamadığım bir konu olunca hemen bir erkek arkadaşıma anlatırım,geçenlerde gene öyle yaptığım bir anda şu cevabı aldım:
"Bir erkekten net yanıtlar almak için onu ne kadar sıkarsan o erkeğin kafası o kadar karışır.
Bir erkeğe ne kadar az soru sorup kafasındakileri ne kadar az anlamaya çalışırsan da sana o kadar fazla bağlanır, sen sustukça o zaten kendisini anlatır sana."

Herbert dedi ki...

ne ezik bi kızmış o da

Adsız dedi ki...

bi dakka ezik olan kim :)
dodo

Adsız dedi ki...

arkadaşlar,
bir erkekle mutlu olabilmek için, önce ona güvendiğinizi hissettirmeniz ardından da dır dır ederek çok kafasını şişirmemeniz gerekiyor diye düşünüyorum.
erkektir, gözü genelde dışarıda olur, tabii ki siz çaktırmadan onu kontrol altında tutun ama sakın ola bu konularda sık boğaz etmeyin. siz sağlam karakterli, ayakları yere sağlam basan biri olduktan sonra, onun gözündeki değeriniz zaten yüksek olacaktır. unutmayın, sizin önce kendi hayatınız ardından onunla olan bir hayatınız var.
siz önce bir bireysiniz!!

Adsız dedi ki...

iyi de bu işlerin cidden formüle edilebildiğine inanıyor musunuz ?
Yani çok saçma değil mi bir erkeği mutlu etmek için,bir kadını elde tutmak için gibi başlayan cümleler.Yani bunun geçerli olduğu insanlar var mı gerçekten, veya onlar nasıl insanlar da yerlerine koyup düzgün kelimeleri verdiğinde hep aynı sonucu alasın.İlişkin uzun sürsün istiyorsan cupid yaz 3445 e yolla 2 senen garanti !
Yani ben hep dergilerde çıkan yazıları uygulayanlarla çok eğlenmişimdir, amerikada yayınlananı al sadece türkçeye çevir yayınla.. 'ilk çıkmanızda kız evine bırakılırken öpülür,törd deyt çok önemlidir dişleri güçlendirir,zekaya iyi gelir'.. hayır bunlardan sonra kız arkadaşına gidip 'e 3 oldu pınar hadi' diyebilen insanlar var bu ülkede,kızlarda aynı şekilde!
Sex and the city de o yüzden yurdum kızlarını kötü etkilediğini düşündüğüm bir dizi.. hayır neyin ne olduğunu bilen var bilmeyen var. Tamam elbette ki kadın ve erkek tüm dünyada aynı olan hareket ve reaksiyonlar var ama birebir uygulamaya çalışanları ilgiyle izliyorum.
Neyse biraz konu dışı oldu ama.. netice formül veya tek doğru yok bence, her kişi hatta her ilişki kendi doğrularını ve yolunu bulur mühim olan doğallık..uzun sürdürebileceğin tek şey o çünkü..

santiago

aburcubur dedi ki...

yurt dısına gıdeb ben oluyorum sanırım :))
bence dogrularımızdan vazgecmemelıyız ayse mo :) cunku bızı bız yapan sey onlar ve biz onlarsız biz olmayız. Mutlu olmayız :)
o kızlar da bizim gibi olsalar, onlar da mutlu olmazlar. dogru yoldayız dogru :)
optum canımmm dostum benım...

$afak dedi ki...

Aaah ah bulamadım şöyle bi kız... Yıllar yılı hep bi yumurta kıramayan dikbaşlı sivri kızlar..:p

Valla bi buluşmadan post çıkarmışsın bunu bi kenara not ediyorum ve hikayenin en komik kısmını anlatmadığın için teessüf ediyorum. Demlik elimden alındı 'sen erkeksin' dendi, çay koyarken üstüme döküldü :))))

Madem öyle ben de dokunayım bu konuya :)

İyi tatiller..:)

sihirliellerankara dedi ki...

hıımm her dakika öğle iyilik perisi gibi dolaşan tipleri sevmem ama.bir zaman sonra yapmacık oluyorlar.
iyi bayramlar
yeni buldum sizi
memnun oldum çok başarılı ve eğlencelisiniz...

si-men! dedi ki...

süper özetlemişsin gerçekten de
aslında şu var
sanırım ben de bir bireyim
ve herhangi bir başkası için kendimden ödün verme kısmını sevmiyorum
zor oluyor erkekler için.
mesela şunu çok duydum :taşınması çok zor bir kızsın, bana fazlasın
ya bunlar komik şeyler. ben süperim diyesöylemiyorum ama insan kendini bu kadar küçültebilir mi ne demektir ya? ben ekstra iyi değilim ki, demek ki sen düşüksün diyesim geliyor da yutuyorum kelimelerimi.

güven meselesine gelince de, gerçekten susulduğu zaman, erkek arkadaş sıkboğaz edilmediğinde kendiliğinden geldiğini gördüm.

acetoB dedi ki...

"Kız eğitimli, maddi durumu iyi, ailesi düzgün-imiş"

"Düzgün aile" nin bir tanımını alsak Signorina. Kaliteli insan" gibi birşey mi bu?

Klişelerden çerçeve yapsak hayata
asacak duvarımız mı var?

nube dedi ki...

ben cok baska bir sey icin yorum bırakıyorum "lost season 4 un son new trailer" az once yayınlandı... ama digiturk bi 4 ay sonra falan gosterir.... biz de careler tukenmez...

http://www.youtube.com/watch?v=yZQlzTP6gUc

Adsız dedi ki...

erkegi etkileyen potansiyel kiz modeli kendinden emin birey olmayi basarmis guclu bir karakter olurken;sevgili modelinde bu tip bir kiz rahatsiz edici olabiliyor...
yani seni o nedenle seviyor en basta ,fakat sonra degistirmek icin caba sarfediyor...
bu ne yaman celiski anne?
yasadaim aynen katiliyorum...
erkeklerin o anne sefkatinin buyusunden bir turlu cikamadiklari da buyuk bir gercek...

ceycey dedi ki...

Biz de yıllardır hangisi doğru diye düşünür dururuz .. " Ben bilmem beyim bilir" aslında belki de sadece akıllı kadınların deyişidir. BÖyle deyip deyip sonra istediğini yapanlar bizim gibi ayak diretenlerden daha mı çok söz sahibi :)
Bir de şu adanmışlık mevzuu varki hayatta beceremedim :( ( Bkz Ebru şallı, Demet şener vb.. )
Sana canım feda deyip belki de hayatlarını yaşıyorlardır umurlarında bile değildir ....

gülş dedi ki...

çok ilginç bişi farkettim benim çevremdeki ilişkiler de hep birbirinin aynısı. gerçekten neden birlikte olduğunu unutan ve dünya saçması meseleleri kendine sorun eden,sevgilerini şartlandırani kıymet bilmeyen bi dolu çift sayıda insan.

büyük kazıklar meselesinde yorum yapmak istemedim hiç şimdi ama sana kocaman bir maşallah göndermekle yetineyim ayşe :) bu arada blogunu yaklaşık 1 aydır okuyorum arşivlerle beraber ve çok süper zaman geçiriyorum bunca işin içinde bunun için de teşekkürler sana :)

demet şener'in yatacak yeri yok diyerek bitireyim lafımı da :))

mutlu bayramlar!

hedonistt dedi ki...

bence herkesin farklı kafadan bir şeyler söylemesi bile konunun karışıklığını ortaya koyuyor,ben de dergilerde çıkan "erkeği mutlu etmenin 100 kuralı" ya da "mükemmel kadın ol" başlıklı yazılara çok gülüyorum,hem mükemmelliğin m si bile uymuyor erkeklere,kadınlar niye öyle olmak zorundalar?bu işler kurala göre değil ama bence yine de bazıları işe yarıyor ama işe yaradığını bile bile uygulayamıyorsun :)) gerçekten bir şeyler hissetmek için aşka bulaşıyorsun oda eline yüzüne bulaşıyor,mantıklı olıyım diyorsun sıkıyo...çözümü yok bunun!şu mu,bu mu?!derken zaman geçiriyorsun...

Ayse dedi ki...

selçuk,
:)) Ben de senden "oha kızım ne yazıyosun özel hayatımızı" gibi bişey bekliyodum, canım arkadaşım benim. Zaten sen baya baya blog kahramanı oldun gibi :)

mel,
Hımm ne güzel söylemiş. Ayşe ise teoride dersen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta. Birazcık susmak zor bişey ama öğrenmek gerek galiba.

herbert,
Valla bilmiyorum ki beyfendi, öbür türlüsü cadaloz oluyo, bu ezik oluyo. Ben büyüyünce Demet Şener olmaya karar verdim yine de:)

dodo,
şafakmış şafak :)))

anonim,
şimdiii öncelikle erkektir, genelde gözü dışarda olur kısmını baştan kabul etmemeliyiz, hatta böyle bişey yok diye düşünüyorum, gerisine katılıyorum. Yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.

santiago,
Merhaba! Ben demiyorum ki Cosmopolitan'da yazanları uygulayalım, hepimizin rüya gibi bir aşk ayatı olur. Hatta o zaman gidip sevgilimizin en sevdiği beyzbol takımının maçına biryerlerden bilet bulup da sevgilimize hediye edersek adamın bizi deli sanıp anında ardına bakmadan koşma olasılığı da var! Şaka bir yana, bence gerçekten de tamamen sponane davranmak yerine birazcık kotrollü olmak ilişkinin selameti için faydalı. Küçük de olsa bir formül bu da aslında.

aysegül,
Şekerim sen bir ekolsün zaten. Neyi yalnış yapabilirsin ki? :)Kendini ifşa etme cesaretine de hayran kaldım :))

şafak,
hahahaha! evet di mi ya, elimizden iş gelmiyor bir yandan da bır bır bır. elime ütü versen beceremem :) Unutmuştum ya çayın döküldüğünü tüh valla.

Ayse dedi ki...

sihirlieller,
hoşgeldiniz! ben de bıcır bıcır(hele bebek sesi yaparak)konuşan kadınlara had safhada sinir oluyorum.

sinem,
evet, bir de bu konuyla ilgili olarak belki de erkeklerin sorumluluğa karşı olan alerjileri ve kadınların da bu alerjiye olan alerjileri konuşulabilir ama bundan ayrı bir post çıkar:))) Ama bence kendinden ödün verme kısmı, suistimale varmadıkça hoş bişey. Zaten galiba sadece çok sevince yapıyosun. Kimse senden bişey istemeden. Yüzde yüz içgüdüsel. İyi mi kötü mü o da tartışılır tabi.

aceto,
Merhaba!
Yazar burada babasından her gün eşek sudan gelinceye kadar dayak yediği için erkeklere karşı bir ürkeklik geliştirmemiş, maddi yetersizlik yüzünden kendini "rahat" ettirebilecek bir erkekle evlenme gayretinde olan bir kız olmama, zorunluluklar değil de kişisel tercihler yüzünden böyle bir davranış içerisinde olma durumuna işaret etmeye çalışmış, -imiş'i de oradaki göreceliği vurgulamak çin kullanmıştır.

nube,
Yuppido! digiturk beklemeyiz, internetin tüm olanaklarını seferber ederiz. İndirme çubuğundaki yüzdenin başında bekleriz. O link çalışmadı ama muadilleri var, çok sağol.

anonim,
bize anne olmaya hazır mısınız diye soran yok ama :))

ceycey,
Tam olarak bundan bahsetmeye çalışmışım! Acaba biz güç savaşında mücadele ederken, bu kadınlar baştan parsayı toplayıp, alan memnun satan memnun,mutlu mutlu yaşayıp gidiyorlarsa biz büyük yanlış yapıyoruz :))

gülş,
:))merhaba. evet bütün ilişkiler problemli, bi tek demet şener'inki değil, ben de bunu kafaya taktım işte :)))

hedonist,
Aynen öyle. bir de şu var ki galiba sadece gerçekten çok sevince o küçük formülleri filan uygulayamıyorsun. Dan dan söylüyorsun herşeyi, tamamen görsün seni tanısın, yine de, öyle de sevsin istiyorsun filan. Mühendisten psikolog anca bu kadar oluyor :))