21 Ekim 2008

Copyright konusu

Bugün ilginç bir şey oldu. İnternette çok da ilginç olmayan bir sitede (restoran listeleri filan olan bir site) Quick China'nın tanıtımı için benim bu blogda yayınlanmış 2 tane fotoğrafımın kullanıldığını gördüm. Önce hoşuma gitti, sonuçta Quick China yıllardır düzenli gittiğimiz ve en sevdiğimiz restoranlardan biri. Sonra fark ettim ki aslında sitenin Quick China ile bir ilgisi yok. Canı isteyen istediği yerden resmi, yazıyı toparlamış yığmış üst üste.

Fotoğrafların altında fotoğrafların denetimden geçtiğine ama yine de herhangi bir ihlal durumunun bildirilmesini istediklerine dair bir not vardı. Konuştuk değer mi sonuçta 2 tane resim diye, bir e-mail yollamamın iyi olacağına karar verdik. Belki onlar da başka bir siteden alınmış ve aslında mekanı yansıtmayan bir fotoğrafı yayınlamak istemiyorlardır. İyi ki de atmışım e-maili. Gayet sıcak bir e-maildi yazdığım aslında. "Benim blogum şu, Quick China'da kullanılan fotoğraflar da bana ait, bilgilendirilmek istemişsiniz, lütfen gereğini yapın." Ve ne oldu? Oldukça tuhaf "Tapusu sizin mi?" tınısına sahip bi e-mail aldım. "İnternetin doğası gereği" eğer ki yasal olarak korunmuyorsa fotoğraflar, yayınlamaya devam edeceklermiş. Fark ettim ki hakikaten tapusu benim değil. Ve yazdığım herhangi bir şeyin, çektiğim herhangi bir fotoğrafın gerçekten de böyle fütursuzca kullanılıp kullanılamayacağını merak ediyorum.

Yazdığım şeylerin çok kıymetli edebi metinler, çektiğim fotoğrafların da sanat eserleri olmadığının bilincindeyim. Daha önce de bu copyright konusu bana hep sanki "yaptıklarım çok muhteşem de kendime saklayayım bir tek" kadar gereksiz geliyordu. Ama öyle değilmiş. Aslında siz biliyorsunuz ki bir şey size ait ama bunu kanıtlayamıyorsunuz. Zaten biri gelip de "Bu resim çok güzelmiş, kullanmak istiyorum." dese zaten "Ah hayır, benim çok kıymetli resmimi kullanamazsın." diyecek kadar öküz değilim. Ama size ait olduğu aşikar bir şey için de "Tapusunu göster, tapusunu göster" şeklinde bir cevapla karşılaşınca, yaptıklarınızı koruyor olmayı istiyorsunuz, bana inanın.

Bu yüzden copyright konusunda bir şeyler öğrenmek istiyorum. Benim blogumun da koruması altında olduğu Creative Commons (cc) bizi ne kadar koruyor? Blogspot uzantılı adres için copyright haklarını almak mümkün mü yoksa kendimize ait bir domain mi olmalı? Domain nereden alınır, o nereden copyright edilir? gibi bir merak listem var. Benimle paylaşacak bilginiz varsa çok memnun olurum.

Fotoğraf Cafe des Cafes'de çekildi. Belki bunu da kullanmak isterler diye bilgi vereyim bari.

7 yorum:

neslie dedi ki...

Ayse super anlatmissin durumu inan! Internetin hayatimiza getirdigi bunca kolaylik yaninda aslinda sacma sapan boyle durumlari da var..."izin isteseler vermeyecek kadar okuz degilim!" lafinsa ayri bir guzel cunku maalesef artik izin istemenin kucultucu oldugu zannedilen bir cagda yasiyoruz...Whatever, benim bu konuda bildiklerim soyle; Kendine bir .com alirsin. Sanirim bu domain oluyor ve fiyatida oyle cok pahali degil. Internetten arastirabilirsin. Yarattigin bu web sitesinden bize ulasirsin ve boylece koymus oldugun her fotonun "tapusuda" sende olur! soranlarin burnuna bile sokabilirsin:))

seda dedi ki...

ben de kendi blogumda, özellikle kendi çektiğim fotoğrafları kullanmayı seviyorum. o yazı için kendimce bir emek harcamış oluyorum, özen gösteriyorum.

fotoğraf konusunda sadece internette dolaşanlar değil, gazetelerde, dergilerde çıkan fotoğrafları bile insanlar sahiplenebiliyor. copyright konusunu bilmiyorum, biraz zahmetli ve de ücretli bir iş sanırım.

naçizane tavsiyem, fotoğraflarının üstüne, kendine ait bir küçük resmi iliştirmen. mesela ben küçük bir papatya iliştiriyorum kendi çektiğim fotolara. veya bazı başka arkadaşlar, fotoların üstüne, kendi web sayfalarının adreslerini iliştiriyorlar, ki o da iyi bir yöntem. çalıp çırpacak kişi, biraz uğraşırsa bazı programlarla fotoyu bunlardan temizleyebilir ve öyle kullanabilir elbet, ancak pek çoğu nette buldukları resimler üzerinde fazla uğraşmak istemiyorlar. o nedenle basit ama kullanışlı bir yöntem olarak sana bu ikisini önerebilirim.

yine de, orijinal şeyler barındırmayan, o senin fotonu çalan site gibi sitelerin değerinin, kullanıcılar tarafından verileceğine inanıyorum. üsluplarından da bu anlaşılıyormuş zaten baksana!

selamlar.

Adsız dedi ki...

yazılar hakkında yardımcı olamayacağım fakat çoğu kişinin yaptığı gibi resimlerinin bir köşesine aysesworld.blogspot diye bir yazı iliştirebilirsin belki. :)yapanları çok görüyorum ama bu yeterli mi bilmiyorum.

ayşe

ozge dedi ki...

Ayşecik selam,
acalya'nın blogunda 23.01.2008 tarihli postu ( http://acalya.blogspot.com/2008_01_01_archive.html ) 'na bir göz at istersen. Fotograf damagalamakla ilgili.
Svg,

Lacin dedi ki...

Selam,
bence en pratiği ve aşırı olmasa da caydırıcı olanı resim ve/veya yazıların sağ tıklanmasının kilitlenmesi olur. Belki blog'un ana sayfasında ya da menüsünde "block right click" mevcuttur. Bence windows ya da en azından blog siteleri bu fonksiyonu otomatik olarak sunmalı.
Sevgiler

Adsız dedi ki...

Merhaba Aysecik,

lacin benim önerecegim cözümü dün belirtmis. Gerci bunu da bir ctrl+alt+printscreen ile halletmek mümkün ya, neyse. Sonucta bosuna dememisler; "Hirsiza kapi dayanmaz."
Tabii, burada, asil cirkinlik, zeytinyagi misali tavirlari. Buna benzer o kadar cok hikaye duyuyorum ki. Alin size benzer bir hikaye:
http://acetobalsamico.blogspot.com/2008/07/aferin-mynet-bravo-evren-alanl.html

gökmavi

Gonca dedi ki...

Maalesef çok sinir bozucu bir durum.ne kadar faydalı olur bilmem ama şu siteye http://www.copyscape.com/
bakıp bir banner ekleyebilirsin bloguna.