8 Kasım 2008

aa cumartesi yazı yazmışım! ıssız adam özel sayısı.


Issız Adam'ı o kadar çok sevdim ki.. Sımsıcaktı. Gerçekti. Çağan Irmak'la aynı ana dile sahip olduğum için çok şanslı hissettim kendimi. Onun filmlerini alt yazı olmadan izleyebildiğim, tek bir duyguyu, tek bir espriyi kaçırmadan filmlerinin içine girebildiğim için. O kadar çok etkileyici detay, cümle vardı ki sanırım yüksek doz uyuşturucu böyle bir şey. Michel Fugain'in Une Belle Histoire'ı benim için zaten yıllardır güzel sabahlar için mutluluk şarkısı kontenjanının prensidir. Çağan Irmak'la bu ortak keyfe sahip olduğum için mutlu oldum. Filmden çıkarken uzun süre bu kadar seveceğim bir şey izleyemeyeceğimi bildiğim için buruktum. Ne güzeldi. Şuranın da bolca reklamı olmuş. Ben gitmedim, gidicem. Alper'i görürsem de soracaklarım var.

Hava yumuşacık. Herhalde artık bir sene sıcak, bir sene soğuk geçecek kış. Kazak giymekten nefret eden bir insan olarak hala t-shirt üzerine ince bir hırka ya da ceketle idare edebiliyorum. Henüz bot-çizme pek giymedim. Böyleyken açık havada azıcık üşüyerek sıcak bir şeyler içip, daha sonra 21:30 seansına sinemaya girmeyi çok seviyorum. Bu sene kış çok güzel geçecek. Çünkü vizyona girecek ya da farklı yöntemlerle elde edilecek harika filmler var. Öğrendiğim ama daha yapamadığım harika yemekler, bekleyen kurabiye kalıpları, waffle makinesi, taze makarna hamuru. Mmm. Bu sene kışı mutlu geçirmek istiyorum. Gel bakalım kış. Senden korkmuyorum!

Sabah yemek kursunda yine dünyayı yedim. Muhtemelen bugün acıkmayacağım! Çok tuhaf bir şey. Sabahın köründe yemek yapmaya başlıyoruz ve öğlen 12:30 gibi amuse gueule, başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan koskoca bir menüyü yanında şarapla götürüyoruz. E haliyle ben eve pelte olarak geliyorum ve akşam bişey yiyesim kalmıyor. Tabi bizim cumartesi yemeklerimiz mühim bir konu olduğu için oyun bozanlık yapmış oluyorum. Bir süre daha böyle gidecek, napalım :)

Bu gece Hoks'ta Discotheque var. Biz ordayız.

10 yorum:

Topsy Kretts dedi ki...

gelir gelmez ilk haftasonu tavsiyen üzerine hok's a gittik, ortam güzel ama duman yüzünden gözlerimiz çok yandı ve erken ayrıldık. yusuf beyin oğlunada senin blogunda yaptığın tavsiye üzerine geldiğimizide söyledik:D teşekkürler...

Topsy Kretts dedi ki...

bu arada yusuf bey dedim herhalde ufuk bey olcaktı:D

ßallondon dedi ki...

filmden çıkınca,gözyaşlarımı silmek bile istemedim,o kadr içten bir film olmuşki,Ada sanki benmişim gibi hisetmiştim.Erkek arkadaşımla bir süre konuşmak istemedim bile,sustuk:)
sana candan katılıyorum,merhaba:)

kışlık giyinme konularına gelirsek, hasta olma limitine kadar tüm yaz gardrobumu kullanıyorum artık,kışın illa da kışlık şeyler giymeler,yün falinaları içeri sokmalar out olmuştur duyurulur,nacizane:)

sevgiler.

yilmazlar dedi ki...

çok alakasız olcak ama sezen aksu konseri nasıldı ?

Herbert dedi ki...

hok's biraz uyduruk bir mekan sanki :) ufuk beyin oğluna benden de selamlar :))

melike italya dedi ki...

aah ahh biliyordum gidecegini ve yazacagini.. seni az tanisamda... nasil turkiye'de olmak ve o film cikar cikmaz gidebilmek isterdim... aklim orada. annem aradi simdi aglayarak cikmis salondan. ben daha fragmani gordum bogazimda dugum olustu. sana gmail'e uzun soru dolu mail attim . gormedin mi??

zeya dedi ki...

filmin sonunu düşünüp hala ağlıyorum evet evet ben manyağım :):):)

yashkam dedi ki...

Michel Fugain'in Une Belle Histoire'ı kesin vardır sende be Ayşe.. hani benim sonu de ile biten yahoo adresime yollasan da sevindirsen beni...didodum tam bir arkadaş msn den yolladı:) çok mutlu oldum şimdi. yazıyı da yazmış bulundum silmeye kıyamadım hahahah sanki aman aman bi şey yazmış gibi:)
ayşe naber yaaaa? toplanıo musunuz yakında bi zamanda? gelirim mutlaka
öptüm

Ayse dedi ki...

topsy kretts,
:))hahaa! sevindim! son birkaç haftadır duman sorunu ortadan kalktı. isimler konusunda biraz karışıklık olmuş. benim tanıdığım kişi ufuk zaten. bak bana hiç söylemedi, hemen sorucam :)

ssallondon,
:) ıssız adam herkesi etkisine almış gibi görünüyor. kıyafet konusunda ise belli ki aynı tutumu benimsemişiz. zatürre olmadan bir kış diliyorum ikimize de :)

yılmazlar,
mükemmel mükemmel mükemmel. hakkında ne söylesem az geleceği için bir şey demedim. bazen öyle oluyor, ıssız adam hakkında da fazla bir şey söylemedim mesela. anlatabildim umarım :)

herbert,
:))hülya avşar'la helin avşar teorileri var ya onun gibi oldu. duydun mu ufuk doruk'un çocuğuymuş.

melike,
mail gelmedi? fil süperdi, bir yolunu bulup izlemelisin.

zeya,
yok yok değilsin, merak etme :) bugün annem de aynen öyleydi..

deniiiiiz,
yollardım ben sanaa. biliyor musun o şarkı bana hep mutlu mutlu okula geldiğimi hatırlatıyor. havalar ısınmaya başlamışken.. ayşegül'ü sabah evden alınca uydura uydura söylerdi şarkıyı sonra da kızım bu ne düzgün bişey aç derdi bana. ah ah. 2 hafta sonra cumartesi akşam çok niyetliyim ben. 22 cumartesi olabilir. hazırla kendini :) mutlaka haber vericem. haftasonu evrenleri gördüm. tuğçe 6buçuk aylık hamile. evren 3 ay sonra baba oluyor. haha magazin forever. ama ben şoktan çıkamıyorum napıyım:)

yashkam dedi ki...

anaaa hakkaten mi hamile? ilk bebek gelio yani aman allahım...büyümüşüz de haberimiz yok.senden daha çok şaşkınım şu an emin olabilirsin.
bu arada o şarkıda ben de ayşegül den altta kalmayarak kendi uydurma sözlerimi söylüyorum. ayşegül olmazsa o gece ben söylerim hatırlarız hep birlikte:)hahhaha