12 Aralık 2010

Uzun bir yolculuktan sonra sonunda birkaç gündür evdeyim. Burda olmayı özlemişim ama evde beni pek de mutlu haberler beklemiyormuş. Geldiğimde öğrendim ki Bambam artık hayatta değilmiş. Hem de yeni değil, ben gittikten birkaç gün sonra kaybetmişiz onu. Bana söylememişler. Bambam hayatımda karşılaştığım hiçbir kediye benzemiyordu. Daha avuç içi kadar olduğu zamandan itibaren inanılmaz hareketliydi. Aslında galiba doğru kelime "deli". Bambam bildiğin deliydi. Enerjisi, sürekli atak ve firar halinde olması sizi saatlerce peşinden koşturuyordu. Onu evde zaptetmenin zor olacağını biliyorduk, bir gün çekip gider ve gelmeyebilir diye korkuyorduk. Çünkü kontrol edilemeyen bir dışarı sevdası vardı. Kimsenin yapabileceği bir şey yok, böyle olacakmış. Keşke biraz daha büyüseydi. Keşke Maksi gibi uzun yıllarını bizimle geçirebilseydi. Belki o zaman ölümü bu kadar keşke barındırmaz, biz de bu kadar üzülmezdik. Uzaktayken her görüşümde beni gülümseten, bilgisayarımın masaüstündeki Bambam fotoğrafını bakmaya dayanamadığım için değiştirdim. Şimdi evde sevgi ve ilgi bekleyen iki mini mini yavru var veterinerde kendine yuva ararken kendini bizde bulmuş. Avustralya'dan dönünce eve geldiğimde karşıladılar beni. Her baktığımda bana Bambam'ı hatırlatıyorlar. O yüzden hem içimi sıcacık yapıyorlar, hem de içim sızlıyor onlara bakarken. Daha isimleri yok. Maksi'den sonra biliyorum ki zaten hayatınızı paylaştığınız hayvanların yeri dolmuyor. Aynı hayatımızdaki insanlar gibi. Bu yavruları çok seveceğiz ama Bambam'ın sızısı hep orada duracak. Maksi'ninki nasıl duruyorsa. Aradan bu kadar kısa zaman geçmişken iyi bir fikir mi diye düşünür ve burada olsaydım karşı gelirdim muhtemelen yavrulara. Ama yanlış yapmış olacaktım. Bu minik halleriyle veterinerin muayenehanesi yerine evde geçirdikleri gece sayısı bir tane bile fazla olsa bu iyi.. Yaşam döngüsüne böyle şahit olmak ürkütücü ama gerçek.

İyi uykular Bambam. Seni çok sevdik, çok özlüyoruz. İyi ki bizim kedimiz oldun. Resmini koyamıyorum buraya, çünkü hala bakamıyorum. Galiba öyle de gidecek.

9 yorum:

Çavlan dedi ki...

ben sadece buradan okuyup gördüğüm kadarıyla bile çok sevmiştim bambam'ı, bu kadar üzüldüysem sizin ev halkının halini düşünemiyorum. çok başınız sağolsun (mu denir?), çok.

Adsız dedi ki...

sarmanların hepsi de böyle midir? bir bilen söylesin

Kiyiya Vuranlar dedi ki...

Evine hosgeldin Ayse. Bambam'a ise cok uzuldum. Gercekten burada gordugumuz kadariyla biz de cok sevmistik onu.

Ebruli dedi ki...

Üzüldüm, çok şeker bir yavruydu. Başın sağ olsun...

ayçobanı dedi ki...

cok cok cok uzuldum :(

Adsız dedi ki...

kendimi yerinize koyuyorum hakikaten cok acı cok uzuldum.
sokaklar cok tehlikeli, insanlar cok duyarsız her sokaga cıkısımda kotu bir manzara gormeyeyim diye yola bakmamaya calısıyorum tabi ben kafamı cevirince o manzara değişmiyor. keske imkan olsa da hepsine kucak acabilsek..
bambamın gidişi 2 kucuk yavrunun kısmeti olmus belki o gitmeseydi bu yavrulara bsey olacaktı diyip onumuze bakmak lazım :(

Tedirgin Ruh dedi ki...

bambam'la ilgili anlattıkların çok sevdirmişti onu, şimdi bu yazıyı okuyunca çok üzüldüm, başın sağ olsun...

Ayazma dedi ki...

Bambam'a üzüldüm Ayşe. Benim de gözüm gibi baktığım bir muhabbet kuşum var, ailemizin bir parçası oldu artık. Gidişi çok üzer beni eminim. Sabırlar diliyorum..

Ayse dedi ki...

çok teşekkürler herkese. alışmaya çalışıyoruz.