14 Şubat 2012

hafta sonu ne yapsak?

Borusan'ın yönetim binası Rumeli Hisarı'ndaki Perili Köşk hafta sonları Borusan Contemporary olarak ziyarete açık. Bildiğin ofisi modern sanat müzesine çevirmişler, hem de ofise dokunmadan. Masaların arasından eserleri geziyorsun. Zaten belki de en şahane manzaralı ofis kategorisinde favori olacak iş yerinde, bir de böyle müthiş şeyler olmasına söyleniyorsun. Gerçi çalışanlar ne diyordur bu işe bilmiyorum. Çünkü masalarının üzeri tamamen pırıl pırıl, adeta bir ofis mobilya mağazası görüntüsündeydi. Her hafta, hem de cuma akşamı masayı öyle toplamak zorunda olmak, etrafta tek bir kağıt parçası bile bırakmamak acaba onların modern sanat aşkını nasıl etkiliyordur?

Binanın içinde fotoğraf çekmek yasak o yüzden malesef içeriden fotoğraf yok. Ben Cumartesi günü ziyarete gittim. Kardan dolayı hayatımızın perişanlıkla geçtiği bir haftanin ardından 16 derecelik bir hafta sonuydu. Burayı güzel bir havada gezmenizi tavsiye ederim. Manzaranın tadını hakkıyla çıkarmak için.

Şu an devam eden iki sergi var. Biri Tarih Nehri, diğeri Segment #1A.

Binanın girişinde aldığı broşür Tarih Nehri ile ilgili şöyle bir şeyler söylüyordu, ben okurken pek anlamadım. "İmmensif bir yayılım" demek zorunda mıyız? Broşürü incelemek isteyenler için burda var.
Oysa ki sergi çok güzeldi. Konu su, su tüketimimiz, temiz su kaynaklarının azalması. Beş eserin de hikayesi ilginç. (Burada parantez açmalıyım. Ücretsiz rehberli turlar var. Kesinlikle saatini önceden öğrenip gidin. Broşür asla rehberin yerini tutmuyor, bilen birilerinden dinleyince sergi çok daha keyifli ve anlamlı oluyor.)
Şu fotoğrafları Borusan'ın sitesinden aldım:


İkinci sergi ise Borusan'ın kendi özel koleksiyonu. İşte bu sergi ofisin çalışma alanları arasına serpiştirilmiş. Broşür burada. Gerçekten entersan şeyler var. Gezmesi çok eğlenceli.

Yukarı katlara çıktıkça elbette manzaranın etkisiyle ilgi sanat eserlerinden manzaraya kayıyor. Kat yükseldikçe şirkette ünvanlar da yükseliyor. CEO'nun odası öyle değişikti ki parmağınızı içine yerleştirmeniz üzerine, parmak izinizi çıkaran ve bunu farklı şekillerde yansıtan bir "sanat eseri" bile vardı. Ayrıca CEO'nun mizah anlayışı da beni hayrete sürükledi. Odasının girişinde Salak, aptal, gerizekalı gibi kelimelerin ardı ardına dizilmesiyle oluşturulmuş rengarenk bir tablo var. Herkes onu oraya astırmayabilirdi!

Ve sonunda o önünden geçerken en çok dikkatimizi çeken kuleye vardık. Burada koca bir teras var. Partileri filan burada yapıyorlarmış. O gördüğümüz kulenin içi de dinlenme alanı. Dinlendirici olması için kahve tonlarında dekore edilmiş. Elbette sadece üst yönetim o dinlenme alanını kullanabiliyor. Bu aşamada rehberi dinleyen pek kimse kalmamıştı sanırım. Hepimiz etrafa, denize, yalıların bahçelerine bakıyorduk.

not: O yalıların havuzu da varmış.

Bu bina Borusan'ın mülkü değilmiş. Bir şahıstan artık kimse o, 30 yıllığına kiralanmış. Manzara çok güzeldi, sergi çok ilginçti, rehber her şeyden daha çok keyif almamızı sağladı.Kısacası tavsiye ederim. Giriş 10 lira, keyfi daha fazla.

Artık binanın önünden geçerken kuleye bakıp saçını aşağı sarkıtan Rapunzel değil, fosforlu ve rengarenk neon ışıklar altında toplantı yapan gıcık Borusan çalışanlarını düşüneceğim.



7 yorum:

alkım dedi ki...

O binayı her gördüğümde orada çalışmanın nasıl bir şey olduğunu düşünürdüm. Bu ziyaret imkanından haberim yoktu, en kısa zamanda gideceğim. Paylaşım için teşekkürler...

Handan dedi ki...

şöyle bir hikaye anlattı mı rehber; aynı kuleden karşıda da olup, buranın sahibinin sevgilisini burada saç taramasını karşıdan dürbünle izlediğini?

Adsız dedi ki...

insan harbiden gıcık olur bu borusan çalışanlarına

Epicurious dedi ki...

Çok merak ettim. Gerçekten çok hoşmuş, süper keşif için teşekkürler.

emelo dedi ki...

Çok güzelmiş! 10 mart haftasonu istanbuldayız biz. Halili ikna edip bu müzeye gezelim!! Hatta zaman yaratalım da seni de görelim - çok özledim!!

Trofolo dedi ki...

Ayse semti kesfediyor :)

Adsız dedi ki...

evinin fotolarını ne zaman yayınlayacaksın merak ediyoruz evini.